Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

0
14

Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

​İçinde bulunduğumuz hayat bir çarktan ibaret.. Sürekli dönmesini sağlamamız; başarı, tecrübe, başarısızlık ve daha bir çok dişliyle geliştirmemiz gereken bir çark..

Hayatı devam ettirebilmemiz için ataların tabiriyle bir şeylerde dikiş tutturabiliyor olmamız lazım. ​Tabi bundan da önemlisi tutunacak ve bizi sonuna kadar götürecek umutlara ve hayallere sahip olmamız gerekli. Tabi nihayetinde tutunduğumuz şeyleri somut bir hale getirerek elde ettiğimiz başarı ile ruhumuzu besleyip hayatımızı taçlandırmamız lazım.

Böyle giriş yapmamın nedeni hikayemizle alakalı. 

2015 yapımı dramamız The Emperor’s Cook Hisahide Sugimori‘nin aynı adı taşıyan gerçek bir hayatı anlatan biyografik romanından uyarlama bir yapım. Dizinin yönetmen koltuğunda Yuichiro Hirakawa ve Shingo Okamoto var. Oyuncu kadrosu ise oldukça başarılı isimlerle dolu. İlk etapta karşımıza ana oyuncu Takeru Satoh çıkıyor. Onun dışında yapım Ryohei Suzuki, Tetta Sugimoto, Kaoru Kobayashi, Kenta Kiritani gibi isimlere de sahip.

Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

Gerçek bir karakteri konu alan romandan uyarlanan yapım, kraliyet aşçısı Akiyama Tokuzo‘nun hayatını anlatıyor. İlk etapta başarısız ve amaçsız bir birey olarak karşımıza çıkan Tokuzo’nun daha sonradan kendine “imparator aşçısı” olma amacını edinmesiyle başlayan bir hikayeye tanık oluyoruz. Tokuzo’nun hayatı, 20. yüzyılın başlarındaki genç günlerinden 1972’de imparatorun aşçısı olarak emekliye ayrıldığı günlerine kadar güzel ve başarılı bir şekilde tasvir ediliyor.

Hikayemizin girişinde 15 yaşında bir genç olarak karşımıza çıkan Tokuzo, amaçsızlığı ve hiçbir işte tutunamaması nedeniyle ailesi tarafından pek hoş karşılanmıyor ve her seferinde de ailesinin adına laf getiriyor. Bunun üzerine babası da evlenirse belki akıllanır diye oğluna bir evlilik merasimi ayarlıyor. Genç yaşında evlenen Tokuzo, eşinin babasının yerinde çalışmaya başlar. Getir götür işleri yapan Tokuzo bir gün askeri mutfağa girdiğinde şef Tanabe ile tanışır. Orada bir yemek tattıktan ve lezzetini aldıktan sonra aşçı olmaya karar verir. Ancak sıradan bir aşçı değil, Japonya’nın en iyi aşçısı, imparator aşçısı olmayı hedefler. Bu amaçla ilk öğrenimlerini Tanabe’nin yanında yapar. İşten kaçıp sürekli bu mutfağa kendini atması onun eşinin ailesiyle sorun yaşamasına neden olacaktır.


Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no RyoribanBeraberinde Tokuzo, iyi bir aşçı olmak için Tokyo’ya gitmek gerektiğini bilerek Tokyo’daki abisinin yanına gitmeyi ve orada bir restoranda çalışmayı planlamıştır. Evinden bir gece ani bir kararla çıkıp, hayalinin peşinde eşini ve ailesini geride bırakarak, Tokyo’da avukat olan abisinin yanına gelir. Abisi Tokuzo’nun hayalini gerçekleştirmesinde ona en çok yardımcı olan kişidir. Onun bu kadar yardımcı olmasının nedeni de Tokuzo’yu daha önce hiçbir şey için bu kadar hevesli görmemiş olmasıdır. Velhasıl abisi Shutaro yanında çalıştığı  Shogo Kirizuka aracılığıyla Usami-san’ın olduğu Kazoku Kaikan’ın mutfağında işe başlar. Kazoku Kaikan, Batı Mutfağı’na şehrin aristokrasisine hizmet vermesiyle ünlüdür. Yavaşça temelleri öğrenen Tokuzo, Usami-san’ın da dikkatini çeker ve hızlı bir şekilde yükselir. Çabuk  öğrenen ve özverili yapıya sahip olduğu için içeridekilerin kıskançlığını da kazanmış olur. Usami ve Tokuzo arasında oluşan akıl hocası-çırak ilişkisi sayesinde şefimizin yeteneklerini geliştirmesi ve gastronomi görüşünü benimsemesinin önü açılıyor. Usami, yan yana çalışarak yıllar boyunca öğrendiği değerleri ve ilkeleri Tokuzo’ya aşılıyor.


Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

Tokuzo’nun özelinde, eşi Toshiko kocasını terk etmeyi reddediyor ve hamile iken ailesini, boşanmak yerine Tokuzo ile kalmak istediğine ikna ediyor. Genişleyen bir ailenin geleceği ile karşı karşıya kalan Tokuzo, sadece Kazoku Kaikan’dan kazandığı ile ev geçindiremeyeceğini düşünüyor ve oradan atılmak pahasına çifte görev yapmaya başlıyor. Bu çifte iş yüzünden Kaikan’daki işinden oluyor. Gidecek hiçbir yeri olamayan Tokuzo, küçük bir lokantaya aşçı olarak başlıyor ve oraya yerleşiyor.

Burada belirli bir zaman geçirdikten sonra Tokuzo Paris’e gitmeye karar veriyor. Serinin Paris kısmı, Tokuzo’nun şef olarak profesyonel büyümesinin önemli bir bölümünü sergiliyor. Bölüm 8’de Tokofo’dan esinlenerek Tokuzo’nun ismi Escoffier tarafından onaylanarak ve resmi menünün bir parçası olan orijinal Rus yemeğine  “Salmon Kulebyaka Tokuzo Style” veriliyor.


Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

Seride Paris’te dikkatimizi çeken şey o dönemde Asyalıların ciddi ayrımcılığa maruz kalıyor olmalarıdır. Ancak bu ayrımcılıktan Tokuzo kendini yetenekleri ile sıyırabiliyor. Kazoku Kaikan’dan arkadaşı Matsui Shintaro, Paris’teki aşkı Francois ve Japonya’nın Büyükelçisi Awano Shin’ichirō Tokuzo’nun hayatta kalmasını ve nihayetinde Fransız mutfağında ustalaşmanın başarısını sağlamada hayati bir rol oynamaktadır. Artık bir usta haline gelen ve Japonya’nın kraliyet mutfağına şef olarak davet edilen Tokuzo, Japonya’ya dönerken Francois onunla birlikte gelmez. Gelseydi zaten eşi Toshiko’ya ne olacaktı?

Tokuzo’nun Japonya’ya zafer dönüşü, birkaç nedenden dolayı kolay değildir. Öncelikle İmparatorluk mutfağının kıdemli üyeleri, Tokuzo’nun yönetim tarzına karşı direniş gösterirler. İmparatorun büyük ziyafeti için resmi menü hazırlamaya gelince, burada yemek pişirme geleneği ve modernliğin çatışması vurgulanır.

Ailesi, özellikle de en büyük oğlu, babasının ne tür bir iş yaptığını bilmiyor ve ona imparator aşçısı olduğunu da söyleyemiyor. Baba ile oğul arasındaki bu iletişim eksikliğinin sürekli bir çatışma kaynağı yaratıyor. Toshiko da en savunmasız durumda ve drama Tokuzo’nun geçmesi gereken acıyı gösteriyor: İmparatorluk kadrosunun bir parçası olmak, bu da hükümet görevinin önceliğinin kendi ailesinin önüne geçmesi anlamına geliyor. 1923’teki büyük Kanto depremi, Tokuzo ve ailesinin bu noktadaki mücadelesini vurgulamaktadır.


Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

Daha sonra takiben Japonya’nın savaştaki yenilgisi Amerikalıların artık sorumlu olduğu anlamına geliyor ve Tokuzo’nun onlar için yemek pişirmesi gerekiyor. İmparatorun ve onun duruşması konusu Japonlar için özellikle zor ve başka bir egemenlik altında olmak milli açıdan oldukça gurur kırıcı bir durumdur. Buna rağmen Tokuzo ve Japon vatandaşları, buradaki mesaj da güçlüdür dikkat, imparator ve vatanları için ellerinden geleni ve fazlasını yapmışlardır. Bunlardan biri Tokuzo’nun aşçılık yaptığı Amerikanların bir partisinde su üzerinde ördek gibi davranması ve meslektaşlarının da katıldığı son bölüm, gösterinin en büyük ve en güçlü sahnelerinden birisidir. İnsanın boğazını düğümleyen ve milli bir ruh hissiyatı oluşturan sahnedir.

Nihayetinde Tokuzo 41 yıl boyunca imparatorun aşçılığını yapmış Taisho ve Showa dönemlerini görmüştür.

Anlatırken elbette atladığım ufak tefek detaylar var. O boşlukları da seriyi izlerken siz doldurursunuz diye düşünüyorum.

Seri genel hatlarıyla methiye dizmek gerekirse oldukça başarılı bir yapım olduğunu söylemem gerekir. Öncelikle Japonya’nın tarihine ışık tutan bir yapıya sahiptir. Taisho ve Showa dönemlerindeki Japonya ve Japon halkı hakkında bize ipuçlar vermektedir. Bunun dışında kıyafetten, mutfağa Japonya’da etkisini göstermeye başlayan batılılaşma hareketlerinin izlerini de görmekteyiz.


Pes Etme, Hayalinin Peşinden Git! | Tenno no Ryoriban

Tarihi katkısının yanı sıra manen milliyetçilik, vatana, toprağa ve ülkeye bağlılık damarlarını kabartmaktadır. 

Bunların dışında oyunculuk anlamında Takeru Satoh’ya bu noktada söylenecek hiçbir söz yok. Dizi için özel olarak kendisi aşçılık eğitimi almış ve o güzel saçlarını kazıttırmıştır. 16 yaşında bir çocuktan olgun 57 yaşındaki bir babaya evrilmesini ve her yaşında sergilediği rolü, Takeru’nun başarılı oyunculuğunu gözler önüne sermiştir. Takeru dışında abisi rolünü oynayan Suzuki Ryohei’nin de ciddi bir başarısı söz konusudur. Hasta bir rol içerisinde olduğu için dizi dolayısıyla ciddi kilo vermiştir kendisi.

Başarılı yapım olarak The Emperor’s Cook, 2015 yılında Tokyo’daki 8. Uluslararası Drama Ödülleri’nde Grand Prix (En İyi Drama) ödülünü almıştır. Beraberinde Satoh Takeru, Kuroki Haru ve Suzuki Ryohei de önemli oyunculuk ödülleri de kazandı.

Ne demiştik en başta hayata tutunmak için umutlara ve hayallere ihtiyacımız var evet. Beraberinde bu hayalleri kaide üstünde tutacak bir inanca ve iradeye; sonrasında ise hayali gerçeğe taşıyacak faaliyetlere ihtiyacımız var.

Bir amaç uğrunda neler yapılır nasıl yapılır, hayallere ulaşmanın ne kadar önemli olduğu, ulaşmanın hazzı gibi konulara vakıf olmamızı sağlıyor bu dizi. Kısaca söylemek gerekirse burada şahit olduğumuz şey “bir bireyin kendini gerçekleştirmesi” diyebilir miyiz?

Hayallerinizi ertelemeyin, peşinden gidin, pes etmeyin. Bu yolda size destek olacak dostlar edinin. Somuta ulaştığınızda geride bıraktığınız tecrübelerin size ne çok şey kattığını ve önünüzü nasıl aydınlatarak sizi hayalden gerçeğe taşıdığını göreceksiniz.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz