Japonya Gezgini M.Şükrü Çetiz |Japonya’da Yaşayan Türkler #2

0
15
Japonya Gezgini M.Şükrü Çetiz |Japonya’da Yaşayan Türkler #2

Merhaba M. Şükrü, seni her ne kadar “Japonya Gezgini” blog ve youtube kanalında yaptığın dikkat çekici çalışmalarla tanısak da bize kendini yakından tanıtabilir misin?

Üniversite mezunu ama yüksek lisanslardan terk, girişimci ve sanayici ancak işini gücünü bir süreliğine bırakıp uzaklara giden bir maceraperest, bir müziksever ama davuldan gitara, piyanodan ney’e kadar bilimum enstrümanları çalmaya çalışan maymun iştahlı, bir doğasever ve amatör fotoğrafçı, Japonya sevdalısı ve Japon damadı, son olarak Japonya gezgini olarak kendimi özetleyebilirim. Geçtiğimiz yaz çocukluğundan beri ilgi duyduğum Japon kültürünü yerinde yaşayıp gözlemlemek için Türkiye’deki kariyerimi noktalayıp tek yön bilet alarak ailemle beraber Japonya’ya yerleştim.

Peki, Japonya’ya karşı ilk merak ne zaman başladı? Bu ülkeyi, kültürü sevmene sebep olay şey neydi?

Bahsettiğim gibi ilk defa çocukken Japonya ve Japon kültürüne ilgimin olduğunu hatırlıyorum. Ülkeleri tanıtan küçük kitaplarım vardı. En zevk alarak okuduğum kitap Japonya ile alakalı olan kitabımdı. Ancak bu ilgi artarak büyümedi. Bir müddet kenarda bir yerde sessizce bekledi. Uzun yıllar sonra Japonya’ya olan bu ilgim tekrar ortaya çıktığında önce Japonca öğrenmek daha sonra da Japonya seyahati yapmak noktasında bir girişime dönüştü. Japonlar, kültürlerini gerek film sektörüyle ve spor aktiviteleriyle gerekse basılı yayınlarıyla dünyaya çok etkin bir şekilde tanıtmayı başarmış bir toplum. Ben de özellikle izlediğim filmlerden etkilenerek Japon kültürüne yöneldim. Beni Japon kültürüne bağlayan şey ise bizim kültüre olan benzerlikleriydi. Batı kültüründen pek haz etmeyen biri olarak, ayakkabıyla eve girmeyen, yer sofrasında yemek yiyen ve çevreye, insana saygıyla yaklaşan Japon kültürüne karşı yakından ilgi duymaya başladım.

Senin de deyişinle Japon damadı olup Japonya’da yaşamak nasıl bir duygu? Unutmadan, eşinle tanışma öykünü de bloğunda okuduğumda çok etkilenmiştim, okurlarımızla da paylaşmak ister misin?

Japon damadı olmak gerek Türkiye’de gerekse Japonya’da toplumdan biraz ayrıksı hissetmenize yol açıyor. Bunun avantajları da var dezavantajları da. Ben eşimle Japonya’da bir seyahatim sırasında tanıştım ancak Türkiye’de evlendik. Türkiye’de 5 sene kaldıktan sonra Japonya’ya yerleşmeye karar verdik. Türkiye’de iken eşimin yabancı olması, üstüne bir de Japon olması birçok noktada dikkat çekiyordu. Yabancı evliliklerde her iki taraf içinde zorluklar var. Bunları burda uzun uzadıya anlatırsam sayfalar yetmez. Eşimle tanışma, evlenme, Japonya’ya yerleşme ve hatta Japonla evlilik üzerine sayfamda yazılar yayınladım. Okurlarınızı ve sizi sayfama beklerim. Şimdiden ziyaretleriniz için teşekkür ederim.

Japonya’da yaşayan bir Türk olarak Japonya’ya yerleşme öykünden kısaca bize bahseder misin?

Japonya’ya ilk defa 2011 senesinde büyük Japonya depremi sonrasında gittim. O seneler, Japonca öğrenmeye başladığım zamanlardı ve çok heyecanlıydım. Japonya’nın insanı etkileyen ilginç bir doğası var. Doğası dediğim her anlamda; yani insan ilişkileri, sokaktaki yaşam, çevre ve tabiat açısından insanları derinden etkiliyor.

Neden böyle bir genelleme yapma ihtiyacı duydum derseniz; dünyayı gezen gezginlerin Japonya tecrübelerini bir dinleyin derim. Herkes Japonya’ya gittikten sonra listelerinin en başına Japonya’yı koyuyor. Bu ülkeye bir kere gittiniz mi sizi bırakmıyor. Japonya, adeta lüks bir araca binmek gibi bir şey. Bir kere bindiniz mi inmek istemiyorsunuz. Bu sebeple bende inmek istemedim ve aradan geçen 7 sene sonra uzun vadeli olarak Japonya’da yaşamaya karar verdim. Ne kadar kalırım tam olarak kestiremiyorum ama tekrar ülkeme dönmeyi istiyorum. Sorunuzu tam  cevaplayamadım belki ama dediğim gibi sayfamda uzun uzun anlattım zaten. Sizleri sayfama muhakkak bekliyorum. Bununla beraber açtığım youtube kanalımda Türkiye’den ayrıldığım günden itibaren burada yaşadıklarımı ve gördüklerimi videolarla anlatıyorum. Videolarımı, hem arada dönüp bakmak için bir hatıra hem de eş, dost ve ailem uzaktan beni izlesinler diye yayınlıyorum. Bu arada Japonya’ya ilgisi olanlar da istifade ediyorsa ne mutlu bana.

Japonya Gezgini M.Şükrü Çetiz |Japonya’da Yaşayan Türkler #2

Japonya’ya gezmeye gelenlere rehberlik yaptığını biliyoruz. Japonya’da yaşayan biri olarak “bize tecrübelerinden ve en sevdiğin Japonya gezi rotasından” bahsedebilir misin?

Meslek olarak sadece rehberlik yapmıyorum. Aynı zamanda Türkiye ile Japonya arasında iş yapmak isteyenler danışmanlık ve tercüme hizmetleri de sunuyoruz. Beraber çalıştığım çok değerli insanlar var. Japonya gezgini olarak bir aileyiz diyebilirim. Umarım bu aile büyür ve birçok insana faydası dokunur.

Aslına bakarsanız yaptığım gezilerdeki rotaların hepsi çok güzeldi. 2011 senesinde ilk geldiğimde önce Kyoto’ya gitmiştim. Benim için Kyoto’nun ayrı bir yeri vardır. Kyoto Japon kültürünün derinden yaşandığı çok sakin güzel bir şehir. Japonya’ya gelenlerin Tokyo ile sınırlı kalmamalarını kesinlikle Kyoto’yu rotalarına eklemelerini tavsiye ederim. İlk gezimde Kyoto, Tokyo, Takayama, Shirakawa-go, Kanazawa, Fukuoka rotasını izlemiştim. 15 günlük uzun bir geziydi, japoncam yeterli değildi ve birçok konuda acemiydim.

Son yaptığım geziyi ise hiç unutmuyorum. Son gezime kadar ufak gezilerim olduğu için tecrübem de baya artmıştı. 7 günlük bir geziydi. Sadece ilk gün Hiroshima, Himeji ve Kyoto’yu gezdim. Akabinde Osaka, Nara, Kobe ve Okayama ile Fukuoka tarafında noktaladığım bir gezi oldu. Gezerken yürümeyi ve sindire sindire gezmeyi seviyorum. Ama tempom yüksek olduğu için rehber olarak pek uyumlu olduğumu sanmıyorum. Herkes yürümeyi sevmiyor. Bir iki yere gidince yoruluyorlar.

Ben ise ne kadar çok yer görürsem o kadar mutlu oluyorum. Dolayısıyla rehberlik gezileriyle yalnız yaptığım geziler arasında tempo açısından baya bir fark var. Rekorum ise bir gün içinde 35 km yol yürümek oldu. Japonya’da vasıtayla birçok yere gidebilirsiniz ancak yürümeden de gezilmez. Topluma karışmadan, yerel lezzetlerden tatmadan Japonya’yı gezdim diyemezsiniz. Bizim Türk turistlerin özellikle batılı turistlerden planlı ve verimli gezmek adına biraz geri kaldığını düşünüyorum. Batılı turistler Japonya’nın hiç duymadığınız bir yerine gidip yerel bir aktiviteye katılırken, biz çok bilinen bazı yerlerle yetiniyoruz. Bence gelmeden biraz araştırılmalı ve ilgi alanları tespit edilerek gezilmeli diye düşünüyorum.  

Japonya Gezgini Youtube kanalında birçok konuda güzel, bilgilendirici videolar paylaşıyorsun. Ayrıca bir doğa aşığı olarak instagram hesabından paylaştığın fotoğrafları da beğenerek takip ediyorum. Peki, böyle bir kanal kurarak tecrübelerini anlatma serüveninden kısaca bahseder misin?

Önceki cevabımda da bahsettiğim gibi Japonya’ya geliş serüvenimin ilk dakikasından itibaren video yapmaya ve bunları Japonya gezgini adıyla açtığım kanalda paylaşmaya başladım. Aslında bu benim için bir proje. Öyle ki; orta yaşta biri olarak hayallerinin peşine düşüp çoluklu çocuklu sıfırdan bir hayat kuran, karşılaştıklarım ve gezdiğim yerleri kısa videolarla yayınladığım bir proje diyebilirim. Bu şekilde hem hatıra olmuş oluyor, hem de eş, dost ve sizler için faydalı bir kaynak oluyor diye düşünüyorum.

Uzun yıllardır Japonya’yı geziyorum. Amacım eğer nasip olursa Japonya’nın hemen her eyaletini ve şehirini gezmektir. Önceleri gezdiğim yerlerden kareler çekip bunları arşivliyordum. Daha sonra ufak tefek blog denemeleri yaparak bunları paylaşmak istedim. Sosyal medya kullanımına ise çok sonradan başladım. Aslında gezdiğim yerlerde video çekmiş olsaydım, ciddi bir vlog arşivini paylaşmış durumda olurdum. Bu konuda eksik olduğumu düşünüyorum. Ancak bahsettiğiniz gibi doğa sever birisi olduğumdan dolayı ve instagram dünyasının da daha çok fotoğraf temelli olmasından kaynaklı aktif olarak fotoğraf paylaşımı yapıyorum. Siz değerli arkadaşlarımın hoşuna gidiyor olması da benim için ayrı bir mutluluk tabiki.

Japonya’da çalışma hayali kuranlara ne gibi tavsiyeler vermek istersiniz?

Kesinlikle japonca öğrenmelerini tavsiye ederim. Çünkü Japonya’da ingilizce bilmeniz işinize yaramıyor. Yabancı firmalarda çalışıyor bile olsanız Japonca günlük yaşam için olmazsa olmazlardan. Mümkünse Japonya’ya gelmeden yakınlarındaki bir kurs ile başlamalılar. Kurs yok ise çok güzel mobil uygulamalar ve internette kaynaklar bulunuyor. Bu konuda acele etmemelerini tavsiye ederim. Yani ne kadar sürede hemen konuşabilirim, yazabilirim sorularına cevap aramak yerine her gün az da olsa belli bir zamanlarını japonca çalışmaya ayırmalarını tavsiye ediyorum. Biz gidelim nasıl olsa orada öğreniriz diye düşünenler mutlaka olacaktır. Tabiki öğrenirler ama çok sancılı ve sıkıntılı bir dönem onları bekliyor olacaktır. Bir Türk girişimcinin yanında ve Türklerle beraber yaşamıyorsanız şayet, o dönem çok daha zorlu olacaktır. Burada Türk girişimciler dahi japonca bilen insanlarla çalışmak istiyor. Bu anlamda önce japonca öğrenmekte büyük fayda görüyorum.

Gelmek isteyenlerin ne iş yapacaklarını, hangi sektörde çalışacaklarını belirlemelerinde fayda görüyorum. Eğer bu satırları öğrenci arkadaşlar okuyor ise tavsiyem şimdiden yavaş yavaş japoncayı geliştirmeleridir.

Japonya’da çalışmanın ikinci aşaması vizedir. Vize almanın da benim bildiğim 3 yolu var. Bunlardan birincisi, dil okulu ile gelip bir yandan japonca çalışmaları bir yandan da işe gitmeleridir. Ancak dil okulu bittiği zaman vize kesileceği için bu aşamada ya bir üniversiteye başlanacak ya da zaten üniversite mezunu iseler iş ilanlarına başvurarak iş bulmaya çalışacaklar. Burada meslek sahibi olmayan lise mezunlarına vize verilmediğini de hatırlatmakta fayda var. Vize almanın ikinci yolu, eğer sermayeniz var ise şirket kurmaktır. Bu sermayeden kastım ise şu an için 50bin dolardır. Vize almanın üçüncü yolu ise Japon vatandaşı ile evlenmenizdir. Evlendikten sonra belli soruşturmalar yapılıp size evlilik vizesi verilmektedir. Detayları kanalımda yayınladığım gibi sayfamdaki “Japonya’ya gitmeden öğrenin” bölümünde de yazdım.

Ailenizde birlikte dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olan Tokyo’da yaşıyorsunuz? Geçim ve aile yaşamı hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz? Mesela, bir ailenin geçimi için ne kadar kazanması gerekiyor? Tokyo’da kiralar, ulaşım ve temel ihtiyaçlar gibi konularda aylık ne kadar harcama oluyor ortalama?

Tokyo bahsettiğiniz gibi pahalı bir şehir. Şehir merkezinden uzaklaştıkça kiralar düşüyor. Ancak merkezde çalışıyorsanız bu sefer de yol masrafları artıyor. Japonya’da ulaşım oldukça pahalı. Dolayısıyla bunları iyi dengelemeniz gerekiyor. Heryerde olduğu gibi işinizin evinize mümkün olduğunca yakın olmasını tercih etmeniz gerekiyor. Ayrıca evinizin tren aktarım noktalarına da yakın olması sizin için bir avantaj olacaktır. Tokyo ilk defa yaşayacaklar için iş fırsatlarının fazlalığından dolayı tercih edilebilir. Ancak aşçılık gibi belirli bir meslek yapılacak ise büyük şehirlerden uzakta yaşamayı tavsiye ederim. Küçük yerler hem sakin hem de ucuz oluyor. Aynı zamanda gıdalar temiz ve taze oluyor. Hanımköy, büyükşehirlerden çok uzakta bir kasaba olduğu için Japonya’nın köylerinde de uzun süre kalma tecrübem oldu. Fırsatım olursa köyde yaşamayı isterim.

Tek yaşayacaklar için asgari ücret olan 180bin japon yeni civarı ücret geçim için yetiyor. Ancak örneğin 4 kişilik bir aile iseniz bu rakam en az 300bin yen civarı olmalıdır. Bu bahsettiğim rakamlar en temel ihtiyaçların giderilmesi için yeterlidir ancak biraz gezeyim, aktivite yapayım derseniz gelirinizi artırmak zorundasınız. Arabanız var ise belki yol masraflarını düşürebilirsiniz ama bu seferde aylık otopark kirası ödemek zorunda kalacaksınız. Üstüne arabanın sigortası vs. derken bildiğiniz geçim hikayeleri peşinizi bırakmayacaktır. Çocuklarınız var ve kreşe, anaokuluna vermek istiyorsanız, anne ve babanın çalışması şart koşuluyor. Çalışmıyor iseniz paralı okullar hariç okul öncesi devlet kreşlerine ya da anaokullarına çocuklarınızı kabul etmiyorlar. Konuyu uzatmak mümkün ama detaylar için ben sizi tekrar sayfama davet ediyorum.

Son olarak, Japonya’da yaşama hayali kuran okurlarımıza ne gibi bir mesaj iletmek istersiniz?

Japonya’da yaşama hayali kurmak güzel, yaşamak ise ayrı güzel. Ancak bunun bir bedeli var. Japonya’da yaşam Türkiye’ye göre birçok noktada daha zor. Eksikliğini hissedeceğiniz birçok şey olacaktır. Türkiye’de yaşam daha yavaş ve sakin akarken, Japonya’da genel anlamda bir stres ve acelecilik var. Vakit, nakittir muhabbetini Japonya’da iliklerinize kadar hissedersiniz. Burada bazı konularda Türk insanının sıcaklığı ve samimiyeti ile hoşgörüsünü bulmanız zor. Bunu burada yaşayan herkes söylüyor.

Biz Türk milleti olarak Japonya’yı ve Japonları çok seviyoruz ama yeteri kadar tanımıyoruz. Hayaller kurulurken gerçekler de göz önünde bulundurmalı ve adımlar ona göre atılmalıdır diye düşünüyorum. Birçokları vardır ki; “Japonya benim hayal ettiğim gibi değilmiş ben geri dönüyorum” demiştir. Bu anlamda kültürü yakından tanımanın ilk adımı olan dili öğrenmek size hem zaman kazandıracak hem de bilgi sahibi yapacaktır. Hayallerinizin peşine mutlaka düşün ama hayallerinize giden yolda karşınıza çıkan yol ayrımlarını da değerlendirecek esnekliğe sahip olun. Çünkü herkesin hikayesi aynı olmaz. Herkes durumu ve yaşadıklarını kendine göre yorumlar. Siz siz olun hayal kurun, araştırın, çalışın, gerçekçi olun ve cesurca ilk adımı atmasını bilin! Herkese Japonya, Tokyo’dan saygı ve selamlar…

Japonya Gezgini M. Şükrü Çetiz’e, bu güzel sohbetinden dolayı Japon Sineması Platformu ailesi olarak teşekkür ederiz.

Önceki İçerikYATTAA Dergisi 28. Sayı Çıktı!
Sonraki İçerikJaponya’yı Değiştiren Kadın Yazarlar | Chiyo Uno
20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yaptı. * Haziran 2013'te, T.C. Dış İşleri Bakanlığı destekli yönetmenliğini Gökhan Yorgancıgil'in yaptığı Afrika ve Osmanlı filminde yapımcı asistanı olarak görev aldı. * Aralık 2015'te, Japon kültürü ve sanatı üzerine yayın yapan Japon Sineması Platformu'nu kurdu. * Ocak 2016'da Japon Sinema Dergisi'ni yayınlamaya başladı. (YATTAA DERGİSİ) *Ağustos 2016'da Japon Müziği Dergisi'ni yayınlamaya başladı. (SONATA DERGİSİ) * Ağustos 2016'da Japon Medya şirketi Crypton Future Media ile "VOCALOİD DÜNYASI VE HATSUNE MİKU" kataloğu çalışması için işbirliği yaptı. * Aralık 2016'da, Japon Yayınları'ndan kollektif yazar ekibiyle "BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE JAPON SİNEMASI" kitabını çıkardı. * Ekim 2017'de, Japon Yayınları'ndan kollektif yazar ekibiyle "TEZUKA'DAN MİYAZAKİYE ANİME VE MANGA" kitabını çıkardı.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz