Samuray Mimarisi

0
38

Samuray Mimarisi


Samuraylar filmlerde savaşçı kişilikleri ile karşımıza çıktıkları gibi mimaride de göz önündeler. Samuray mimarisi diye adlandırılan ve Edo döneminde örneklerine rastlanan mimari, Japon Mimarisinin bir kolu.

Japon mimarisi geleneksel olarak saz çatılı ya da kiremit, yerden hafifçe yükseltilmiş ahşaptan inşa edilen yapılar ile tanınmaktadır. Bu yapıların iç mekanları,isteğe göre özelleştirilebilmek için duvar yerine fusuma denen kayar kapılar ile döşenir. Japonlar geleneksel olarak minderlere veya yere otururlar. Batı tarzı masa sandalye kullanımı 20. yüzyıl öncesinde yaygın değildir. Japonlar 19. yüzyıl sonrası batılı mimariyi kendi inşaat ve tasarım teknikleriyle birleştirerek ilerlemişler ve mimari tasarım ve teknoloji konusunda lider konuma gelmişlerdir.

Samuray mimarisi önce kaleler ardından da saraylar/ikametgahlar ile anılır. Japon Savaş lordları, 1300-1600 yılları arasında sürekli devam eden iç savaş sırasında kaleler inşa ederler. Bu kaleler yerel hükümete ev sahipliği yapar.Savunma araçları burada tutulur. Yapılar ve yapıları koruma kabiliyetleri ile düşmanlarını etkilemeyi başarmışlardır.

İç savaşta inşa edilen kaleler,1500’lerin sonlarında savaşın sona ermesi ile Japonya’nın yeniden birleşmesiyle eyalet efendileri için (doimyo) devlet ve statü simgeleri merkezi haline geldi. Ülkenin dört bir yanında yüzlerce kale bulunmaktaydı. Ancak savaşlar, doğal afetler ve geçmiş hükümetlerin sayılarını sınırlama politikaları nedeniyle, bugün sadece on iki kale ayakta kalmıştır. Bununla birlikte bir kaç düzine daha 20. yüzyılda yeniden inşa edilmiştir.

Samuray Mimarisi

Kaleler için kullanılan temel malzeme ahşaptı, ancak yeniden inşa edilen kalelerin çoğu betonarme kullanılarak yapıldı. Bu nedenle içeriden değil dışarıdan otantik görünmektedirler. Orijinal olarak en iyi korunmuş kalelerin ikisi, Himeji Kalesi ve Matsumoto Kalesi‘dir.

Kaleler savunmaya büyük hizmet ediyordu. Edo Dönemi (1603 – 1867) sırasında samurayların kaleleri çevreleyen kale kasabalarında ikamet etmeleri gerekiyordu. Bir samurayın evinin görkemi hiyerarşideki rütbesiyle belirlenmekteydi. Sıkı düzenlemelere uyulması gerekiyordu; Mesela direklerin büyüklüğü ve kullanılacak kapının türü statüye göre belirlendi. Yüksek rütbeli samuray, geniş odaları ve bahçeleri olan büyük evlerde kaleye en yakın yerde yaşarken, alt sıralarda yer alan samurayların kale dışında daha mütevazi konutları vardı.

Doğal olarak, sadece yüksek sınıfta yer alan samurayların köşkleri korunmuştur. Bu nedenle orta sınıf samuray ikametgahlarınınkesin bir görüntüsü bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bir samuray ikametgahının neye benzediğine dair bilgiler vardır. Bugün, eski samuray ikametgahları, Kanazawa ya da Hagi gibi samuray bölgelerinin bir bölümünü koruyan şehirlerde görülüyor. Bunların birçoğu Edo Dönemi’ne kadar uzanıyor.

Himeji Kalesi ayakta kalan kalelerden biridir. Kale, Japonya’nın Honshu adasının güneyinde bulunan Himeji şehrindedir. 1333 yılında yapılmış, yapılan eklemeler ile 1618 yılında son halini almıştır. Kale hendeklerle çevrilmiştir. Dik duvarları bulunmaktadır. Sahte yolları ve kapıları saldırganları şaşırtmaktaydı. Saldırganları püskürtecek silahlar ve malzemeler kulelerde hazır bulunmaktaydı. Saldırganlara kayalar fırlatabilen aletlerle vurulabilir ve gizlenmiş pencerelerden üzerilerine kaynar sıvı dökebilirdi. Kale UNESCO dünya miras listesinde yer almaktadır. Beyaz sıva duvarları ve güzel silüeti ile kanatlanmak üzere olan bir balıkçılı andırır. Bu nedenle kale, “Beyaz Balıkçıl” (shirasagi) olarak da anılmaktadır.

Himeji kalesi, film ve dizilerde de karşımıza çıkıyor. Akira Kurosawa’nın Ran ve Kagemusha adlı filmlerinde, 80’lerin unutulmaz dizisi Shogun’da, Tom Cruise’un Son Samuray filminde kaleyi görebiliyoruz.

Samuray Mimarisi

Japon askeri lideri Shogun’un Sarayı, Kyoto’daki Nijo, savunma teknolojisinden çok mimarisi ile göz dolduruyor.  Nijo resimleri ile ünlüdür. Japon Hükumeti tarafından ulusal hazinelerden sayılmaktadır. Çam ağaçları, şahinler ve kaplanlar uzun yaşam ve güç için uğurlu sayılan sembollerdir.

Barış geldikten sonra kaleler göz ardı edilse de ikametgahlar geliştirilmeye devam edilmiştir.

Bugün bu alanlar turistlere açıktır.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz