Japon Kültüründe Edebiyatın Yeri

0
13

Hon'ami_Kōetsu,_Japanese_-_Poems_from_the_Shinkokin_wakashū_-_Google_Art_Project

Edebiyatın ve görsel sanatların Japon kültüründe önemli bir yeri vardır. Japonlar, tarihin her döneminde düşüncelerini soyut felsefi sistemlerden ziyade somut edebi yapıtlarla ifade etmişlerdir. Örneğin Manyöşü, Nara dönemindeki (710-794) Japon düşünce ve davranış biçimini, aynı çağda yazılan Budacı öğretilerin tümünden daha net ve berrak bir şekilde ortaya koymuştur. İkinci örnek olarak, Beyan dönemini gösterebiliriz; bu devirde, şiir ve roman alanında çok sayıda başyapıt verildiği halde felsefe alanında hiçbir özgün yapıt ortaya çıkmamıştır. Bütün Japon tarihinde bu kurala istisna teşkil eden sadece iki dönem vardır: Budacılığın çok ayrıntılı olarak incelendiği Kamakura dönemi (1185-1333) ve Tokugava (Edo) dönemi (1603-1868). Burada Konfüçyüsçü anlayış, bütün öteki düşünce sistemlerinden daha ön planda yer alır.

Japonların duygusal dünyası müzik gibi soyut sanat türlerinde pek ifade bulamamış, daha çok görsel sanatlar ve el sanatları alanında kendini göstermiştir. Edebiyatta bu sanatlardan biridir. Japonların duygusal iç dünyasını yansıtma amacıyla edebiyat ayna görevi görmüştür.

Edebiyatın Japonya’da bu kadar önemli yer tutmasının sebebi de Japon kültüründeki günlük hayatın yansıtılması ve Japon insanın metafizik olanı maddi dünyaya yansıtması açısından önemli bir araç görevi görmüştür. Japon edebiyatı yalnızca Japon kültüründen beslenmekle kalmamış aynı zamanda Çin kültüründen, Budizm’den de beslenmiştir. Karma bir ifade ağı oluşturan Japon edebiyatı sanatçıların kendi dünyalarında ifade edemediği metafizik dünyayı somutlaştırması açısından ifade aracı görevini üstlenirken bir duygu diline dönüşmüştür.
Edebiyat aynı zamanda o döneme kadar dile getirilmemiş davaları ve konuları dile getirmede önemli rol oynamıştır. Bu bireysel duygu ifadesi olurken aynı zamanda toplumsal bir ifade olarak da vücut bulmuştur. Japon edebiyatı sanatçılarından Osamu Dazai, içinde bulunduğu sıkıntılı ruhsal bunalım durumunu yazdığı eserlerle ile dile getirmiştir. Yine Murasaki Shikibu’nun Genji Monogatari adlı eseri de yine dönemin ruhunu eleştirel olarak ifade etmesi açısından o döneme kadar seslice dile getirilemeyen ifadeleri dile getirmiş ve imparatorluğun bozulmaya yüz tutan alışkanlıklarını seslice dile getirmiştir.

Önceki İçerikRoppongi Black Cross Manga Tanıtımı
Sonraki İçerikAnimelerde Japon Kadınlarının Yansıması
20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yaptı. * Haziran 2013'te, T.C. Dış İşleri Bakanlığı destekli yönetmenliğini Gökhan Yorgancıgil'in yaptığı Afrika ve Osmanlı filminde yapımcı asistanı olarak görev aldı. * Aralık 2015'te, Japon kültürü ve sanatı üzerine yayın yapan Japon Sineması Platformu'nu kurdu. * Ocak 2016'da Japon Sinema Dergisi'ni yayınlamaya başladı. (YATTAA DERGİSİ) *Ağustos 2016'da Japon Müziği Dergisi'ni yayınlamaya başladı. (SONATA DERGİSİ) * Ağustos 2016'da Japon Medya şirketi Crypton Future Media ile "VOCALOİD DÜNYASI VE HATSUNE MİKU" kataloğu çalışması için işbirliği yaptı. * Aralık 2016'da, Japon Yayınları'ndan kollektif yazar ekibiyle "BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE JAPON SİNEMASI" kitabını çıkardı. * Ekim 2017'de, Japon Yayınları'ndan kollektif yazar ekibiyle "TEZUKA'DAN MİYAZAKİYE ANİME VE MANGA" kitabını çıkardı.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz