Gökteki Kale | Laputa: Castle in the Sky

0
32

Gökteki Kale | Laputa: Castle in the SkyHayao Miyazaki filmlerinin mükemmelliğini tanımlamak için hiçbir kelime yoktur.

Miyazaki’nin filmi üzerinde bir analiz yapmaya çalışırken kesinlikle tereddüt yaşıyorum. Bunun nedeni, yapılan iş çok büyük olduğundan, bir yazara benzemeksizin akıl almaz bir analiz yapmak açıkcası çok zor geliyor. Çalışmayı daha felsefi yönden incelemek içinde felsefi bir olgunluk gerekiyor. Bu bakımdan felsefi yönüne fazla girmeden 1986 model olan Castle in The Sky: Laputa (Gökteki Kale: Laputa) filmimizin konusuna gelelim…

Zeplinlerle hava taşımacılığının yapıldığı, otomobillerin çok nadir görüldüğü ve hava korsanları (en yakın tanım bu sanırım) ile karşılaşmaların sık olabildiği bir zamanda geçen bir hikaye bu. Sheeta adındaki kız çocuğu sahip olduğu gizemli bir taş sebebiyle hiç tanımadığı insanlarla (hükumet ajanları), istemediği bir yolculuk yapmaktadır. Bulundukları hava taşıtına korsanların saldırması ile korku içinde kendisini kurtarmak adına umutsuzca kaçarken bir anda kendisini taşıttan aşağıya düşerken bulur. Boynunda asılı duran taşın sihirli güçleri vardır ve bu sayede Sheeta ölmek üzere yere çakılmadan evvel havada aheste aheste süzülmeye başlar. Tüm bu süre zarfında baygın olan kızımız uyandığında kendini Pazu adında kendi yaşlarında bir çocuğun evinde bulur.

Pazu bir madenci çırağıdır ve babasının hayalinin peşinde koşmaktadır. Bu hayal ise, herkesin sadece bir efsaneden ibaret olarak gördüğü Laputa. Yani gökyüzündeki efsanevi şehri (kale, ada ne derseniz) bulmak. Bunun için kendi atölyesinde uçak bile yapmaktadır. Hikayenin başında gemiye saldıran Dola adlı korsan tayfası aramaları sonucunda Sheeta ve Pazu’yu bulmayı başarırlar. Sadece onlarda değil, hükumet adına çalışan ajanlarda ikili bulur ve peşlerine düşerler. Çocuklar şehirdekilerin yardımı ile bir süre kaçmayı başarırlar ama sonunda arkasında ordunun yardımı sevimsiz ajanlar Muska tarafından yakalanırlar.

Sheeta ordu karargahında ağırlanırken Pazu hapse atılır. Ajanların tehditleri ile iki arkadaşın yolları ayrılır. Tek başına yaşadığı eve dönen Pazu, korsanları evini işgal etmiş bir şekilde bulur. Evde kendilerini ziyafet verdikleri sırada korsanların lideri olan ve “Anne” diye hitap ettikleri Dola, ordunun telsiz görüşmelerini sızarak Sheeta’nın Laputa yolunu bulmak için ordu tarafından kullanılmak üzere Goliath adındaki devasa bir zeplin ile karargahtan ayrılacağını öğrenir. Korsanlardan kendisini de aralarını almasını isteyen Pazu, arkadaşını kurtarmak için belki bir daha geri dönemeyeceği bir yola girer. Ama henüz bilmediği bir şey var, Sheeta da gizemli geçmişi ile Laputa’ya bağlı. Kaderin biraraya getirdiği bu iki genç insan, içinde ajanlar, korsanlar, tonla uçan gemi ve bir uçan şehir olan inanılmaz bir maceraya doğru beraber atılacaklardır.

Gökteki Kale | Laputa: Castle in the Sky

Laputa: Castle in the Sky (Tenkuu no Shiro Laputa), Hayao Miyazaki‘nin Ghibli’deki ilk filmi. 1985’de kurulan Studio Ghibli henüz şimdiki kalıcı yerine geçmeden önce, Tokyo’da küçük bir ofis halindeyken bu film planlanmış ve hazırlanmış. Filmde, fantastik temalar çok güzel şekilde birleştirilerek bir masal dünyası yaratılmış. 19. yüzyıl İngilizce Fransız endüstriyel bilimkurgusundan öğeleri alıp, Hinduizm, Hıristiyanlık ve Shinto’dan öğeler alınıp harika bir macun haline getirilmiş. Film Japonya’da 8 Şubat 1986’da sinemalarda gösterime girmiştir. Bu küçük felsefi hatırlatmadan sonra filmin derinliklerine inmeye devam edelim…

Her şeyin özünde yine güçlü bir kadın karakter, sınırsız bir macera duygusu, bir büyüme hikayesi ve her zaman iyi yürümeyen çevre/insan/teknoloji ilişkisi var. Bunlar Miyazaki’nin kullanmayı çok sevdiği temalar. Ve tabi ki uçmak…

Laputa denilince aklınıza hemen uçan gemiler, hava korsanları, buhar dolu ortamlar ve nefis hava koreografileri gelmeli. Laputa filmindeki konseptler ve öğeler, 1980’lerin aşırı renkli anime dünyası için bile yer yer renkli kalabiliyor. Ana fikrini Jonathan Swift’in “Gulliver’in Seyahatleri” kitaplarından almış bir film Laputa. Ama Swift’in insan doğasını incelemesinin aksine, Miyazaki insanlığı ve teknolojisini yıkıcı bir güç olarak kabul ediyor. Adeta gizli ve kayıp bir cennet olan uçan Laputa şehri, tüm kaynakları kendi amaçları için tüketmeye niyetli gruplar tarafından aranıyor. Bulunduğunda ise iyi şeyler olmayacağı kesin. İnsanlar bilmedikleri güçlerle boğuşmaya ve doğayı teknoloji yolu ile kontrol altına almaya çalışırken sonuçlarını, yokettiklerini hiç düşünmüyorlar. Sizce bu sonuca katılıyor musunuz?

Gökteki Kale | Laputa: Castle in the Sky

Savaş döneminde uçak üreticisi olan amcasının etkileriyle uçaklar ile gökyüzüne derin bir ilgi beslemekte olan Hayao Miyazaki’nin gökyüzü tutkusunu en fazla dillendirdiği animasyonlarından biri bu… Film gizem ve efsaneler arasında ilerletmekte olduğu hikayesinde özellikle de maden işçileri ve ailelerinin yaşanmışlıklarına geniş bir pencere aralamaktadır. Filmin baş karakteri madenci çocuğun hayatı üzerinden yansıtılan yoksulluk temaları, dönemin Japonya’sında küçük yaşta maden ocaklarında çalıştırılmak zorunda bırakılan çocuk işçileri ile iş kazası sonucu ölümlerine saygı anlamında tasarlanmış..

Gerek masum ama güçlü karakterleri, gerekse insanlığın gidişatını eleştirisi, gerekse öğelerin yaratıcı kullanımı, gerekse de animasyonun gücünü ifade eden nefes kesen manzaraları ile Laputa: Castle in the Sky filmi asla etkisini yitirmeyecek bir eser. Çocukların ve genç ruhların merak ve macera hislerine hitap edebilecek, hayal güçlerini geliştirecek müthiş bir masal. Çocuklar demişken Hayao Miyazaki iç çelişkisinden muzdarip bir adamdır. Çok alaycıdır ama kesinlikle çocukları çok sever ve alaycı dünyaya bakışıyla çocukluklarını mahvetmek istemez. Hatta bir konuşmasında çocukların gerçeklerden kurtulmasını istemediğini söylemiştir. Çocuklara “Mutluluktan kaçmanız gereken filmler yapmayacağım.” demiştir. (Bu sözünü ingilizceden çevirdiğim için umarım anlaşılabilmiştir.)

Son olarak film savaş ya da barış sorunu değil. Sıfır savaş uçaklarını hangi amaçla kullandıkları sorun değil. Uygarlık ya da değil. Bir filminde Hayao Miyazaki bunun cevabını vermişti:

Rüzgar yükseliyor ve yaşamak istiyoruz… (Rüzgar Yükseliyor 2013, Kaze Tachinu 2013)

* Bu yazı YATTAA* dergisinin 23.sayısında yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz