DAYS: Futbol Bazen Bir Oyundan Daha Fazlasıdır

0
44

DAYS: Futbol Bazen Bir Oyundan Daha FazlasıdırYine “MAPPA” ve yine çok güzel bir anime serisi: DAYS. Bu aralar bu stüdyonun işlerine kafayı takmış gibiyim ve izlediğim hiçbir projeleri beni pişman etmedi. Önce “Punch Line”, sonra Kakegurui, ardından Banana Fish ve şimdi de “Days”. Hepsi oldukça başarılı seriler. Sonrasında ise bu yılın başarılı serilerinden “Dororo” ve benim özel olarak merak ettiğim “Zombieland Saga” animelerini izleyeceğim. Muhtemelen sonraki yazım “Zombieland Saga” üzerine olacak. Neyse, asıl mevzuya dönersek; bugünün başrolü “Days”. Elimden geldiğince bu seriyi tanıtmaya çabalayacağım. Herkese iyi okumalar.

“Days”, bir futbol animesi, bütün olay futbol oynamak ve takım olmak etrafında şekilleniyor. Okul, shounen ve spor türleri içinde yer alan bu seri 24 bölümden oluşuyor. Serinin yayın yılı 2016 ancak bu seri öyle tek atımlık bir proje değil. Yani hikaye 24. bölümde bir sonuca bağlanmıyor ve hatta ikinci sezona yönelik bir selam bile çakılıyor ama aradan geçen üç yıla rağmen henüz ikinci sezona dair bir haber yok. En azından benim bildiğim kadarıyla. Umarım en kısa zamanda ikinci sezonu izleme imkanı bulabiliriz.

Backstage

Artık yazılarımda klasikleştiği üzere serinin tanıtımına yönetim kadrosu ile başlayalım. Animenin yönetmenliğini “Uda Kounosuke” üstleniyor. Uda Konunosuke, “Days” dışında bir diğer futbol animesi olan “Ginga e Kickoff!!” serisinin de yönetmenidir. Ayrıca efsane seri “One Piece” için yönetmen ve bölüm yönetmeni olarak çalışmış ve yine seriye ait bazı özel bölümlerin ve filmlerin yönetmenliğini de üstlenmiştir. Yönetmenin dikkat çeken bir diğer projesi ise “Hinomaruzumou” adlı anime serisidir.

Serinin karakter tasarımları ise “Nakazawa Kazuto” tarafından gerçekleştirilmiştir. “Samurai Champloo”, “Final Fantasy: Unlimited” ve “Zankyou noTerror” anime serilerinin karakter tasarımları da yine Nakazawa Kazuto’nun işlerinden bazılarıdır.

Son olarak, serinin müzikleri ise “Ike Yoshihiro” tarafından üretilmiştir. Birçok farklı seri için müzik besteleyen Ike Yoshihiro’nun içinde yer aldığı projelerden bazıları şu şekildedir: “Tiger &Bunny”, “Sonic X” ve “Dororo”

DAYS: Futbol Bazen Bir Oyundan Daha Fazlasıdır

Seiyuu Kadrosu

YoshinagaTakuto (Tsukamoto Tsukushi)”, “Matsuoka Yoshitsugu (Kazama Jin)” ve “Namikawa Daisuke(Mizuki Hisahito)”.

Yoshinaga Takuto’nun sesiyle hayat verdiği bazı diğer karakterler “Beatless” serisinden “Endou Arato”, “Hinomaruzumou” serisinden “Kariya Shun” ve “Puzzle &DragonsCross” serisinde “Ace” adlı karakterlerdir.

Matsuoka Yoshitsugu ise “Sacred Seven” adlı animeden “Fujimura”, “No Game no Life” serisinden “Sora” ve “Mangaka-san to Assistant-san to TheAnimation” serisinden “Aito Yuuki” karakterlerini seslendirmiştir.

“One Piece” serisinde “EustassKid”, “Fairy Tail” serisinden “Jellal Fernandes” ve “Tokyo Ghoul” serisinden “Arima Kishou” ise Namikawa Daisuke’nin sesinden hayat bulan bazı karakterlerdir.

DAYS: Futbol Bazen Bir Oyundan Daha Fazlasıdır

DAYS | Animenin Konusu

Şimdi sıra bu serinin konusunda. Hikayemiz, Tsukamoto Tsukushi ve Kazama Jin adlı iki gencin “Seiseki” adlı liseye giriş yapmalarıyla başlar. Tsukamoto, fiziksel olarak çelimsiz, özgüveni yok denecek kadar zayıf; yani fiziksel ve sosyal becerileri gelişmemiş bir kişidir. Liseye başlayana kadar ise tek bir arkadaşı olmuştur; Tachibana Sayuri. Sayuri adlı bu kız Tsukamoto’nun hayatında yer alan iki kişiden birisidir. Diğer kişi ise Tsukamoto’nun annesidir. Annesi ise yıllar önce geçirdikleri trafik kazasında yürüme yetisini kaybetmiş engelli bir bireydir. Aynı kazada Tsukamoto’nun babası da hayatını kaybetmiştir. Zorluklar ve yalnızlıkla geçen bu hayat lisenin ilk günlerinden itibaren hızlı bir şekilde değişime uğrar çünkü Tsukamoto’nun hayatına Kazama Jin dahil olur.

Kazama Jin ise aslında Tsukamoto’nun tam zıttı bir yapıdadır ilk bakışta.

Tsukamoto, kısa siyah saçları ve çelimsiz vücuduyla Japon toplumu içinde göze çarpmayan bir tipken, Kazama ise uzun sarı saçları ve atletik vücuduyla ilk bakışta hemen dikkat çeker. Tsukamoto’nun aksine, Kazama, öz güven dolu ve yetenekli bir bireydir. Hem sporda hem de dersler konusunda başarılıdır. Mükemmel olduğunu söylemek mümkün bir yerde. Tüm bu mükemmelliğin ardıda ise o da tıpkı Tsukamoto gibi yalnız bir kişidir ve sahip olduğu yeteneğine rağmen çabuk pes eden, sıkılan, umursamayan bir bireydir. Bunun temelinde ise yıllar önce annesi tarafından terk edilmesi yatmaktadır. Tsukamoto’nun belki de tek iyi özelliği ise vazgeçmek nedir bilmeyen direncidir ve bu özelliği başta Kazama olmak üzere çevresindeki herkesi olumlu yönde etkilemeye başlar.

Elbette bu sürecin bir başlangıcı var. Lise başladıktan kısa bir süre sonra Kazama, Tsukamoto’yu halısaha maçına davet eder. Sebep ise basittir. Kazama’nın birlikte futbol oynadığı yetişkinlerden birisi o gün gelemeyeceği için takımda eksik vardır. Kazama ise sosyal bir kişi olmadığı ve Tsukamoto sınıfından birisi olduğu için o an, onu maça davet eder. Bu hareket aslında Kazama için oldukça sıradan bir şeyken Tsukamoto bu davetten oldukça mutluluk duyar. Böylece birlikte halısahaya gidip maç yaparlar. Bu Tsukamoto’nun futbol oynadığı ilk zamandır. Sonrasında ise hem Kazama ile yeni başlayan arkadaşlığını hem de bir takımın, bir şeylerin parçası olma hissini korumak için lise futbol takımının seçmelerine katılır. Sürpriz bir şekilde azmiyle de seçmeleri geçer ve takımın geniş kadrosunun bir parçası olur. Sonrasında ise 17 numaralı forma ve birçok turnuva yani gerçek bir futbolcuya dönüşme yolculuğu onu beklemektedir.

DAYS: Futbol Bazen Bir Oyundan Daha Fazlasıdır

Peki bu anime bize ne söylüyor, anlatmak istediği nedir?

Bu anime, bize, dostluğu, azmetmeyi, vazgeçmemeyi ve her zaman ilerlemeyi öğütlüyor. Hayallere giden yollar hiçbir zaman kolay değildir; birçok engel ile doludur. Önemli olan tüm bu engellere rağmen gidebileceğin son noktaya kadar gitmektir. O noktaya geldiğin zaman mücadeleyi kaybetmiş olsan bile elinden geleni yapmış olmanın rahatlığı ile bir sonraki hayalin peşinden koşacaksın. Yetenek elbette önemlidir bir şeyleri başarmak için ama hayaline giden yolu aşacak azmi olmayan bir kişinin yeteneği hiçbir anlam ifade etmez. Tavşan ile kaplumbağa hikayesi bildiğin. Bu hikayenin kaplumbağası Tsukamoto. Bir tavşan yani Kazama ile arkadaş olup, başka bir sürü tavşan ile dolu bir takıma dahil oluyor. Aslında ilk bakışta onun bu takımda yeri yok ama azmi var işte. Hayallere giden o dik yokuş, içinde azim barındıran nice kaplumbağaları selamladı ve nicelerini de bekliyor. Başlayın tırmanmaya.

Bu öğüt veren, ahkam kesen tutumu bir kenara bırakıp seriye biraz daha odaklanalım. Days’i ilk izlemeye başladığımda, bir anime olmasından ve konu olarak futbolu işlemesinden dolayı, aklım hemen “Captain Tsubasa” animesine gitti ve ister istemez bir kıyaslama yaptım. Tsubasa nasıl bir seriydi? İlkokul çocuklarının futbol oynadıkları ama fantastik derecede iyi oynadıkları bir seriydi. Tsubasa ve bazı diğer karakterlerin futbol konusunda süper güçleri vardı bile denilebilir. Oysa bu seri öyle değil. Sanırım uygun kelime “gerçekçi” olacaktır.

Evet, Days daha gerçekçi bir seri.

Daha gerçekçi karakterler, daha gerçekçi bir hikaye. Tamam, kabul ediyorum, bu seride de oldukça iyi sporcular var ama dediğim gibi sadece iyiler. Yoktan mucizeler yaratmıyorlar, son saniyede dramatik ve bir o kadar fantastik goller atmıyorlar. Sadece yapabileceklerinin en iyisini yapmak için mücadele ediyorlar. Karakter özellikleri, karakterlerin arzuları, geçmiş hikayeleri oldukça iyi kurgulanmış. Bence futbolu ve hatta insan ilişkilerini anlamak için de izlenebilecek bir seri. Bir şeyler kazanmanın ya da kaybetmenin ama bunu yaparken yalnız değil de birileriyle birlikte olmanın hissini çok güzel yansıtan bir hikaye.

Diğer yandan, şaşı bak şaşır gibi bir şey diyerekten konuya farklı bir gözle bakacak olursak; bir Japon üretimi olduğu için bu seri, Japon kültürel bakış açısını da bize sunuyor. Bireysellikten uzaklaşarak toplumun ve ailenin bir parçası olmak. Buradaki sembolik ailemiz futbol takımı ve takım bireysel yetenekler ile değil, gerçekten bir takım olarak, bütünlük içinde hareket ettiği anda başarı elde edebiliyor. Herkes takım için mücadele ettiğinde, bireysel mücadelelerinden daha güçlü oluyorlar. Mesaj açık; toplum bireyden üstündür ya da önemlidir. Peki gerçekten öyle midir acaba?

DAYS: Futbol Bazen Bir Oyundan Daha Fazlasıdır

Son olarak değinmek istediğim nokta ise ana karakter.

Animenin konusunu anlatırken iki ana karakter olarak Tsukamoto ve Kazama’dan bahsetmiştim ama hikayeye genel olarak bakacak olursak ibre daha çok Tsukamoto’dan yana. Bu onun öyküsü. Tsukamoto’nun, özellikle bizim toplum olarak Türk dizilerinde görmeye alışık olduğumuz mükemmel ana karakterler ile uzaktan yakından alakası yok. Bu arkadaşımız tam anlamıyla bir kaybeden. Kusurları, korkuları ve birçok defosu bulunan sıradan bir insan. Sokaktan birisi. Belki de bu yüzden, kendimizi onunla özdeşleştirmek daha kolay çünkü aslında hiçbirimiz mükemmel değiliz.

İşte bu sebeple kendimize Tsukamoto’yu örnek almalıyız. Dünyadaki tüm insanlar birer Kazama olamaz, hiç kimse her konuda üstün yetenekler ile doğmadı, doğamaz ama bu hayallerimizden vazgeçmek için bir bahane olmamalı. Kazama olamadık diye pes etmek yok. Hala Tsukamoto olma şansımız var. Hala hayallerimize kavuşma şansımız var. Hayal kurmak güzeldir, yeter ki o hayale sahip çıkacak azminiz olsun. Benden şimdilik bu kadar. Umarım bu yazının ardından Days’i izlersiniz ve içinizde benzer düşünceler filizlenir. Şimdiden iyi seyirler. Başka başka animelerde görüşmek ümidiyle…

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz