Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero

0
25

Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero

Anime severler için her neslin bir ya da birkaç favori serisi vardır. Örneğin 80’li yılların sonunda ve 90’lı yıllarda  anime izlemeye başlayan birçok kişi için “Dragon Ball” favori seridir. Yine 90’ların sonu ve 2000’lerin başında anime ile tanışanlar için “One Piece”, “Naruto”, “Fullmetal Alchemist” ve “Bleach” gibi seriler olmazsa olmazdır. 2010 sonrasında ise; yepyeni bir nesil için yeni efsaneler ortaya çıkmayı başarmıştır. “Attack on Titan”, “Tokyo Ghoul”, “One Punch Man” gibi seriler bu yeni nesilin efsaneleri olmaya adaydır ve hatta olmuştur bile demek doğrudur. Bu serilerin yanında bir diğer parlayan yıldız ise “Boku no Hero Academia” ya da “My Hero Academia” olarak anılan ve konu olarak süper kahramanları işleyen seridir.

Boku no Hero Academia

“Boku no Hero Academia”, birçok ünlü seride olduğu gibi; bir manga uyarlamasıdır. Manganın şimdiye kadar 3 sezon şeklinde yayınlanan anime uyarlamasının 4. sezonu da yakın zamanda yayına girecektir. Ancak elbette bu yazının konusunu ne manga ne de TV serisi oluşturmaktadır. Bu yazı serinin sinema filmi olan “Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero” hakkında olacak.

Öncelikle filmin yapım ekibi hakkında bazı bilgiler ile başlayacağım. Ağustos 2018 tarihinde vizyona giren, aksiyon, shounen, süper güçler gibi tür başlıkları altında yer alan film “Bones” stüdyosu tarafından üretilmiştir. Bu stüdyo ayrıca “Bungou Stray Dogs”, “Fullmetal Alchemist” ve “Noragami” gibi serilerin de üreticisidir.

1 saat 36 dakika uzunluğundaki filmin yönetmenliğini ise “Nagasaki Kenji” yapmaktadır. Bu isim aynı zamanda serinin yayınlanan 3 sezonunun da yönetmenidir. Nagasaki Kenji, “Boku no Hero Academia” serisi dışında “No.6”, “Gundam Build Fighters” ve “Classroom*Crisis” serilerinin yönetmenlik görevini de üstlenmiştir.

Filmin senaryosu ise “Kuroda Yousuke” tarafından yazılmıştır. Kuroda Yousuke’de aynı şekilde serinin ilk 3 sezonunda görev almış bir kişidir. 2018’in en popüler serilerinden birisi olan “Goblin Slayer” yine Kuroda Yousuke tarafından senaryolaştırılan önemli bir seridir. Ayrıca, “Jormungand” ve “Highschool of the Dead” serilerinin senaryoları da yine bu yazara aittir.

Filmin seslendirme kadrosuna bakacak olursak; filmin üç ana karakteri ve seiyuuları şu şekildedir: “All Might (Miyake Kenta)”, “Midoriya Izuku (Yamashita Daiki)” ve “Melissa Shild (Shida Mirai)”.  Bir numaralı kahraman All Might’a ses veren Miyake Kenta, ayrıca “Fullmetal Alchemist: Brotherhod” serisinden “Scar”, “Banana Fish” serisinden “Cain Blood” ve “Arslan Senki” serisinden “Kubard” karakterlerine sesi ile hayat vermiştir.

Midoriya’yı seslendiren Yamashita Daiki, “Yowamushi Pedal” serisinden “Onoda Sakamichi”, “Jojo no Kimyou na Bouken Part 5: Ougon no Kaze” serisinden “Ghirga Narancia” ve  “Log Horizon” serisinden “Touya” karakterlerine de ses veren kişidir.

Melissa Shild’i seslendiren Shida Mirai’nin seslendirme kadrosunda yer aldığı bir diğer proje ise “Karigurashi no Arrietty” adlı filmdir. Gibli Stüdyosu’na ait bu filmde, Shida Mirai, “Arietty” karakterine ses verir. Ayrıca bu filmin senaryosu “Hayao Miyazaki” tarafından yazılmıştır.

Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero

Kısaca seriden bahsedecek olursak;

Filmin hikayesine geçmeden önce bilmeyenler için kısaca seriden bahsetmek istiyorum. “Boku no Hero Academia”, insanların özel güçlerinin olduğu ve bu güce “Quirk” adını verdikleri bir gelecekte ya da alternatif bir dünyada geçiyor. Bir gün Çin’de bir bebek dünyaya geliyor ve özel güçleri olduğu anlaşılıyor. İşte bu insan, Quirk sahibi olan ilk kişi oluyor. Ardından peşi sıra farklı farklı özellikte Quirkleri olan insanlar ortaya çıkıyor ve nesiller ilerledikçe özel güçler dünya için normal bir şey olup ve nüfusun %80’i farklı özellikte Quirklere sahip olurken; hayallerin mesleği olan süper kahramanlık ise gerçek bir meslek haline geliyor. Süper kahramanların maaşlı olarak çalıştıkları ajanslar dünyanın her yanında aktif olarak faliyette bulunuyorlar. Peki bu Hero yani kahramanlar ne yapıyor? Elbette Villain adı verilen kötü insanlar ile savaşıp, onların neden olduğu zararlardan halkı koruyorlar.

Süper kahramanlık resmi bir iş haline geldiği için bu kahramanları yetiştirmek üzere kurulmuş liselerde yaygın bir şekilde her şehirde bulunuyor. Ancak hem bu liselere kabul edilmek çok zor çünkü her Quirk süper kahraman olmak için uygun değil, hem de liseden sonra lisans alıp gerçek bir kahraman olmak çok daha zor. Bu yüzden kahraman yetiştiren liselerin kendilerine has özel yetenek sınavları var ve liseye geçmek isteyenler Quirklerini kullanıp bu sınavları aşmak zorunda. İşte Japonya’da, yani hikayemizin geçtiği yerde bulunan kahraman liselerinin en ünlüsü ise U. A. High School. En iyiler her zaman U. A.’den çıkar. U. A. öğretmenlerinin hepsi de profesyonel lisanslı kahramanlardır. Ana karakterimiz Midoriya Izuku da bu okulu kazanır ve en muhteşem kahraman olmaya giden yolda ilk adımı atmış olur.

Belirtilmesi gereken önemli bir nokta var.

Midoriya, aslında bir Quirk sahibi olmadan dünyaya gelen sıradan bir insandır ancak kahraman olabilmek en büyük arzusudur ve barışın simgesi All Might’a hayrandır. Bu tutkulu ve hayaperest çocuğun yolu bir gün All Might ile kesişir. All Might ondaki kahramanlık potansiyelini görerek kendi varisi olarak seçer ve sahip olduğu “One for All” adlı gücü ona aktarır. Artık Midoriya devraldığı bu gücü kullanarak en mükemmel kahraman olabilmek adına çok uzun bir maceraya başlayacaktır ve bir gün All Might’ın en büyük düşmanı “All for One” ile karşılaşacaktır.

Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero

Filmin Hikayesi

Seriye kısaca değindikten sonra; filmin hikayesi ise şöyledir: Okyanusun ortasında “I Adası” olarak anılan, hareketli ve yapay bir ada bulunmaktadır. Bu ada, bilim insanları için bir cennet konumundadır. Birçok bilim insanı, farklı alanlarda çeşitli çalışmalarını bu adada yürütmektedirler. Bu çalışmalara, süper kahramanları desteklemek amacıyla üretilen teknolojik aletler de dahildir. I Adası, “I-Expo” adında bir fuar düzenlemektedir ve fuara birçok özel davetli çağırılmıştır. Bunlardan birisi de elbette All Might’tır. All Might’ı ABD’de bulunduğu yıllarda birlikte çalıştığı David Shield adlı bilim insanı olan arkadaşının kızı Melissa Shield davet etmiştir. Melissa’nın amacı iki eski dostu buluşturarak babasına bir sürpriz yapmaktır. İki kişilik davetiyesi bulunan All Might, yanında Midoriya’yı da adaya götürür. Midoriya, All Might sayesinde adaya gelmişken, kalan sınıf arkadaşlarının çoğu da bir şekilde fuara davetiye bulmayı başarmıştır. Melissa, Midoriya’ya adayı gösterirken yavaş yavaş bütün arkadaşları ile karşılaşır ve sınıf olarak bir araya gelirler.

Fuarın asıl açılışı bir gün sonra olacaktır ancak U. A. öğrencilerinin adaya geldiği gün özel konuklar için düzenlenmiş bir parti vardır ve tüm ekip, Melissa’nın daveti üzerine akşam düzenlenecek partiye katılmak için hazırlanır. I Adası, ele geçirilemez olarak adlandırılmaktadır ancak tam partinin başladığı sırada bir grup Villain adaya sızarak güvenlik sistemini ele geçirir ve partiye saldırarak All Might da dahil olmak üzere tüm konukları rehin alırlar. Tüm ada Villian grubunun kontrolüne geçmiştir ve geriye kalan tek özgür kahramanlar U. A. öğrencileridir.

Villian grubunun amacı adada bulunan bir süper kahraman teknolojisini ele geçirmektir. Onların adaya girişini sağlayan ve bu teknolojiyi asıl ele geçirmek isteyen kişi ise All Might’ın arkadaşı David Shield’dır. Profesör Shield, aslında bu çalmak istediği cihazın yaratıcısıdır ancak yarattığı bu teknolojinin seri üretimine engel olan ada yöneticileri aynı zamanda cihaza da el koymuşlardır. Bu cihazın özelliği, onun kullanan kişinin özel güçlerinin kat be kat artmasıdır. Profesör Shield, bu cihazı tekrar elde etmek ister çünkü All Might’ın gücünün gün geçtikçe azaldığını bilmekte ve buna engel olmak istemektedir. Düşüncesi şu şekildedir; eğer All Might bu cihazı kullanırsa eski gücüne kavuşabilir ve dünya barışın sembolünden mahrum kalmaz.

Ancak işler profesörün düşündüğü gibi gitmez. İşe aldığı grup gerçek Villianlardan oluşmaktadır ve bu ekibin lideri olan “Wolfram” ve profesörün yardımcısı ona ihanet ederler. Onların amacı hem cihazı hem de profesörü ele geçirerek bu teknolojiyi karaborsada  satmaktır.

Villian grubu ve profesör, adanın en yüksek binasının en yüksek katında olan güvenlik merkezindedirler. U. A. öğrencileri bu merkeze ulaşabilmek için binanın katlarını hızla çıkmaya çalışırlar ancak elbette yollarına birçok engel çıkar. Bir yandan adanın güvenlik sisteminin parçaları olan robotlar, diğer yandan Villianlar. Her engel ile birlikte bazı arkadaşlarını geride bırakmak zorunda kalan Midoriya, en sonunda Melissa ile birlikte kontrol merkezine ulaşır ve ada saldırısının arkasındaki gerçeği öğrenir. Midoriya ve Melissa, profesörü kurtarmaya çalışırlar ancak Wolfram karşısında başarılı olamazlar. Wolfram, profesörü de alarak helikopter ile uzaklaşmaya başlar. Bu sırada Melissa güvenlik sistemini eski haline getirir ve rehine durumundan kurtulan All Might yetişerek olaya müdahale eder.

Her şey bitti derken asıl savaş bu andan sonra başlar. Metali kontrol gücü olan Wolfram, cihazı kullanarak gücünü arttırır ve adadan topladığı metaller yardımıyla koca bir canavara dönüşür. Bu sırada, ayrıca onu adaya yollayanın All for One olduğu ortaya çıkar. Bu andan itibaren usta ve çırak birlikte Wolfram’a karşı savaşırlar. Zorlu bir mücadele sonrasında All Might ve Midoriya, One for All’un ezici gücüyle düşmanı alt ederler ve hem profösörü hem de adayı kurtarırlar. Profesör David Shield ise kızı Melissa ve Midoriya’yı savaş alanında mücadele ederken gördükten sonra aslında endişelerinin yersiz olduğunu çünkü gelecek neslin onların yerini dolduracak potansiyele  sahip olduğunu anlar. Yaptığı şey için pişmandır ama bir suç işlemiştir ve cezasını çekecektir.

Filmin hikayesi kabaca bu şekilde. Elbette başka birçok ayrıntı bulunuyor ama onları da izlemeyi tercih edecek kişi kendisi görmeli bana göre. Şimdi biraz filmin içinde özel olarak değinmek istediğim şeyler hakkında yazacağım.

Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero

Kişisel Yorumum

Öncelikle film tam anlamıyla bir klasik anlatı filmi; yani olay örgüsü, “giriş-gelişme-sonuç” şeklinde ilerliyor. Giriş bölümünde karakterler ve çevre tanıtılıyor. Ardından çatışma sebebi olan kötüler olaya dahil olup adaya saldırıyorlar. Bu noktadan itibaren gelişme kısmı başlıyor ve karakterlerimiz olayları çözüp, kötüleri yenerek adayı kurtarmak için bir mücadelenin içine giriyorlar. Gelişme bölümünün sonundaki kırılma noktası ise Villian grubunu adaya sokanın David Shield olduğunun ortaya çıkması oluyor.

Sonuç bölümünde ise filmin baş kötüsü Wolfram mağlup edilerek düzen, filmin başındaki denge durumu tekrar sağlanmış oluyor. Yani görüldüğü gibi senarist klasik anlatı formüllerini iyi şekilde kullanarak eli yüzü düzgün, sürprizlere yer vermese bile izleyiciyi tatmin edebilecek bir hikaye ortaya koymuş. Ancak ben kendi adıma, U. A. öğencilerinin giriş bölümünde bir araya geliş süreçlerini çok beğenmedim. Fazla tesadüf vari bir durum. Hepsi tesadüfler sonucu, aynı gün, aynı yerde buluşuyorlar. Belki adaya yapılan bir okul gezisi ekibi birleştirmek için daha uygun olabilirdi. Ama elbette bu durumda okul konulu animelerin klişe  hareketini tekrar etmek olurdu. Yinede filmde beni en çok rahatsız eden durum ekibin tesadüfler sonucu toplanması anı oldu.

Filmle alakalı olarak değinilebilecek bir diğer nokta ise All Might ve David Shield arkadaşlığı üzerinden All Might’ın geçmişine ve özellikle ABD yıllarına ufak bile olsa bir ışık tutuluyor oluşudur. Bu sahneler bana göre önemli çünkü anime serisinde, All Might’ın Midoriya ile karşılaşmadan önceki geçmişi çoğunlukla diyaloglar yardımıyla anlatılırken, pek fazla görsel kullanımı ve flashback kullanılarak geriye dönüşler bulamıyoruz. Elbette serinin ana karakteri Midoriya Izuku ve onu All Might’ın gölgesi ile boğmak istemiyorlar ancak barışın simgesi olarak anılan bu adamın geçmişi biraz daha ilgi gösterilmesini hak ediyor bence. Sezon içerisinde olmasa bile tıpkı bu filmde olduğu gibi sinema filmleri özelinde All Might’ın geçmişine yoğunlaşmak çok da yanlış bir karar olmaz gibi duruyor; özellikle bu filmi izledikten sonra bu şekilde düşünüyorum.

Değinilmesi gereken bir diğer nokta, daha doğrusu bir diğer kişi ise Melissa Shield. Melissa genç ve çok zeki bir bilim insanı ancak tıpkı babası gibi herhangi bir Quirk sahibi değil. Aslında kahraman olmayı arzulayan ama özel bir yeteneği olmadığı ancak önünde çok başarılı bir rol model bulunduğu için bilime yönelen birisi. Aslında Midoriya ve Melissa çok benzer karakterler. Her ikisi de Quirk sahibi değil ve her ikisinin de en büyük hayali kahraman olabilmek.

Midoriya şansın ve kaderin yardımıyla All Might’ın gücünü miras alırken, Melissa ise babasının yolundan giderek kahramanlar için teknoloji geliştiriyor. Eğer Melissa sadece bir film karakteri olarak kalmaz ve seride de yer alırsa; ileride çok fazla Melissa-Midoriya ortaklığı görebiliriz. Bu ortaklığın ilk örneği ise “sarmal eldiven”. Midoriya, son savaşta Melissa’nın ürettiği bu eldiveni kullanarak Wolfram ile savaşıyor ve tüm gücünü kullanmasına rağmen eldiven sayesinde kolu kırılmıyor. Normal koşullarda Midoriya’nın bedeni One for All gücünün tamamını kaldıramadığı için saldırıları kendine de zarar verirdi ancak eldiven bunu engelledi. Umarım ileride Melissa TV serisine de dahil olur.

Boku no Hero Academia the Movie: Futari no Hero

Son olarak;

Son olarak ise Wolfram ile yapılan savaştan bahsetmek istiyorum. Bu savaş sırasında Midoriya ve All Might mükemmel bir uyum içinde kötüye karşı mücadele ettiler. Usta ve çırak  birlikte savaştılar. Özellikle Wolfram’ın üzerine doğru koştukları anda All Might önde Midoriya arkada iken epik bir an oluşmuştu. Çırak yavaş yavaş ustasına yetişiyor ve yepyeni bir “barışın sembolü” doğuyor. All Might düşerken, yerini dolduracak birinin varlığı ile gönül rahatlığı içinde olacak. Midoriya ise hayran olduğu adamın yolunda zamanla ona dönüşecek, o mertebeye yükselecek. Arkadan koşan değil, en önde liderlik eden kişi olacak. Elbette Todoroki ve Bakugo’yu da unutmamak lazım. Son savaşta, arka planda kalsalar bile All Might ve Midoriya’ya çok iyi destek oldular. Bana göre bu iki karakter de kendi solo hikayelerini hak eden kahramanlar. Umarım seriye ait başka sinema filmleri de çıkar ve bu karakterleri ön plana çıkaran hikayeler anlatır.

Neyse, çok uzattım, kusura bakmayın. Son olarak şunu söyleyeyim; süper kahraman hikayelerini seviyorsanız bu seriye bir bakın derim. Seri eğlenceli. Filme özelinde konuşursak; giriş kısmı biraz sıkabilir ama kötüler sürece dahil olduktan sonra insanı içine çeken tempolu bir hikaye başlıyor. İzlettiriyor kendisini. Ayrıca bu film bize şunu söylüyor; hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin, hayalleriniz gerçekleşmese bile denemeye devam edin. Pes etmek yerine hayalinize başka bir şekil verin ve ilerlemeye devam edin. Hayal kur, hayaller kur ve ilerle. İzleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz