Blue Spring | Hayata Tutunmak

0
13

Blue Spring | Hayata Tutunmak

Bir manga uyarlaması olan 2001 yapımı Blue Spring (Mavi İlkbahar) dram yüklü bir gençlik filmi. Karşımızda Asahi Lisesi’nin birbirinden sorunlu öğrencileri var. Okul yönetiminin ve öğretmenlerin otoritesinin/varlığının hissedilmediği bize çok da yabancı gelmeyecek bu yerde şiddetin her türü mevcut: kavgalar, çeteleşmeler, vandalizm ve tehlikeli oyunlar.

Filmin ana karakteri Kujo aynı zamanda okul çetesinin de lideri. Çete lideri olmanın yolu ise tehlikeli ve ölümcül bir oyundan geçiyor: “el çırpma oyunu”.  Okulun terasında korkulukların arkasına geçip ellerin 1’den yukarı doğru sayılarak gerçekleştirildiği bu akıl almaz oyun sayesinde Kujo diğerleri üzerinde hakimiyet tesis edebiliyor. Filmin ilerleyen bölümlerinde ise çetenin bir diğer üyesi olan Aoki Kujo’ya meydan okuyarak arkadaşlıklarının bitmesine yol açacak.

Shakespeare dünyaca ünlü oyunu Hamlet’te kralın gizli ve sinsice öldürülmesine atfen “Çürümüş bir şeyler var Danimarka Krallığında” der. Benzer bir kokuşmuşluğu, bozulmuşluğu “Asahi Lisesi” için de söylemek mümkün. Öğrencilerin dersleri astığı, okul koridorlarında kavga ettiği, duvarları boyadığı, öğretmenlerle dalga geçtiği, cinayet işlediği başıbozuk bir düzen vardır.

Blue Spring | Hayata Tutunmak

Hayalleri, hedefleri veya tutkuları olmayan, uyuş(turul)muş liseli gençler görürüz film boyunca. “Liseden mezun olunca ne yapmak istiyorsun?” sorusunun hiçbir cevabı yoktur birçoğu için. Kimi okulu bırakmak ister kimi de Yakuza’ya katılmak. Kasvetli ve umutsuz bir tablo akar gider önümüzde. İnsan düşünmeden edemez. Bu gençler birilerinin çocukları değil midir? Onların bu hale gelmesinde aile ve toplumun hiç mi payı yoktur? Gençlerin bu çıkışsızlığını sadece onların omuzlarına yüklemek vicdansızlık olacaktır.

Bu kadar karanlık ve düzensiz bir gidişatın içinde hiç mi umut kırıntısı gözükmez? Filmin ağırlık merkezindeki başıbozukluğu ve kasveti dağıtan tek bir olumlu gelişme vardır belki de: okulun bahçesinde çiçek eken, onları sulayan ve yetiştiren bir görevli. Kujo ile birkaç arkadaşı da bir gün çiçek ekerler. Görevli “Çiçekleri her gün sulamalısın ki açsınlar” der Kujo’ya.  Kujo ise “Açmayan çiçek var mıdır?” diye sorar. Görevlinin cevabı manidardır: “Çiçeklerin açması gerekir, solması değil!”

Asahi’deki liseli gençlerin dramı bizi “destek, yanında olma, yönlendirme, rol model olma, paylaşım ve rehberlik etme” gibi kavramların üzerine düşünmeye zorluyor. Ergenlik-gençlik-kimlik oluşumu ve hayata atılma gibi en kritik devrede öğrencilerin yalnız bırakılmasının ve sahip çıkılmamasının nelere mal olacağının resmi çiziliyor. Karanlık her şeye rağmen bir umut ışığı da sunuyor film. Kujo ve arkadaşlarının ektiği çiçekler çıkıyor topraktan.

Bir umut şiiri geliyor insanın aklına:

Yarın farklıdır bugünden,
Adı değişir hiç olmazsa.
Kara bir suyu
Geçiyoruz şimdilerde
Basarak yosunlu taşlara.

Sen bugünden yarına
Birazcık umut sakla.

(Metin Altıok)

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz