2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -II

0
68

Kobo Abe’den Natsuo Kirino’ya, Kanae Minato’dan Sawako Ariyashi’ye… 2019’da çevrilmesini umduğumuz ve dört gözle beklediğimiz; Japon edebiyatı romanları listesinin devamı! Listenin ilk beşi bir önceki yazıda.

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -II

Moetsukita chizu (The Ruined Map) – Kobo Abe

Orijinal basım yılı: 1967

Kobo Abe yine son yıllarda değerini anladığımız yazarlardan bir tanesi. Monokl Yayınları geçen seneden itibaren yazarın bütün eserlerini sırasıyla basmaya başladı. Türkçede şimdiye kadar dört Kobo Abe kitabı okuyabildik: “Kutu Adam”, “Kumların Kadını”, “Kanguru Defteri” ve “Başkasının Yüzü”. Bunların yanına bir an önce eklenmesini temenni ettiğimiz kitabı ise “The Ruined Map”. Japonya’nın Kafka’sı da denilen ve akıl almaz metaforlarla süslü, gerçeküstü metinler kaleme alan Kobo Abe’nin, Hiroshi Teshigahara tarafından da uyarlanan ve büyük yankılar uyandıran bu romanında kocasının kendisini aldattığını düşünen bir kadının tuttuğu dedektifin defterini okuyoruz. Yine simgelerle olan zekâ yüklü oyunlar oynayan dilini kullanmış Kobo Abe. Bir harita üzerinden girilen girdap ve olayın hiç beklemediğimiz yerlere savrulup, yoğun felsefi sorgulamalar üretmesi tam da Abe’den bekleyebileceğimiz bir şey. Kobo Abe açlığı yazarın bütün kitapları yayımlanmadan bitmeyecektir, umarız yakın zamanda bütün eselerine kitaplığımızda yer açabiliriz.

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -II

Riaru Waruno (Real World) – Natsuo Kirino

Orijinal basım yılı: 2008

Natsuo Kirino’nun Türkçede üç tane kitabı yayımlandı: “Çıkış”, “Grotesk” ve “Tanrıça Günlüğü”. Birçok kitabı olmasına rağmen en iyileri olarak öne çıkan dört romanından üç tanesini böylelikle okumuş olduk. Geriye “Real World” isimli romanı kaldı. Yazarın “Çıkış” ve “Grotesk” isimli romanlarında ortaya koyduğu feminist gerilim anlayışında bir roman olan “Real World”, Tokyo’nun banliyösünde yaşayan ve birbirini seven dört kız arkadaşın, kan dolu psikolojik gerilim ve macerayla iç içe geçen hikâyesine odaklanıyor. İmgelemimizdeki Tokyo’dan farklı bir Tokyo anlatan yazar, bu özelliğiyle yer yer Ryu Murakami’nin eserlerindeki atmosferi hatırlatıyor. Karanlık, tekinsiz ve okuyanda huzursuzluk yaratan bu romanı umarız en kısa zamanda Türkçe okuma şansına da erişiriz.

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -II

Shokuzai (Penance) – Kanae Minato

Orijinal basım yılı: 2017

Japonya’nın en genç yazarlarından biri olan Kanae Minato 2007’den beri her sene yeni bir eserle okuyucularını selamlıyor. Daha önce dünyada da büyük yankı uyandıran “İtiraflar” isimli ayrıksı psikolojik polisiye ve gerilim romanını Türkçe okuma şansına erişmiş, hayran kalmıştık. “Penance” ise Minato’nun “İtiraflar”ından sonra en sevilen yapıtı. Bu romanında da Minato en bildiği şeyi yapıyor ve insan psikolojisinin en karanlık taraflarındaki dehlizlerde dolaşıyor ve akıl almaz korkunçlukların sebeplerini gözlerimizin önüne seriyor. Bol ödüllü romanlardan biri olan “Penance” dört yetişkin kadının, çocukluklarından taşıdıkları travmaların hayatlarına açtığı hiç kapanmayan yaraların acısını gösteriyor. “İtiraflar” da olduğu gibi “Penance”da da en kötü olanla bir özdeşleşme kurup insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesini sağlıyor. Tüyler ürpertici bir etkiye sahip, çok başarılı bir başka hikâye daha anlatıyor yani Minato. Umarız yakın zamanda bu kitabı da Türkçe okuma fırsatına erişiriz.

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -II

Hebi ni piasu (Snakes and Earrings)  – Hitomi Kanehara

Orijinal basım yılı: 2003

Hitomi Kanehara’nın 2003 yılında Akutagawa Ödülü’nü kazandığı romanı “Snakes and Earrings” 2007 yılında Yukio Ninagawa tarafından sinemaya da uyarlandı. Kanehara, bu ödülü kazanan en genç yazarlardan biridir ve “Snakes and Earring” çıktığı günden bu yana kült kategorisine girmiştir. Kanehara henüz 20 yaşındayken yazdığı bu ilk romanıyla bu başarıyı yakalayabilmiştir. Kitapta kendi vücudunu modifiye etmeyi keşfeden ve dilini yarmaya karar veren bir kadın karaktere hayat veren Kanehara, bu karakteri yaratırken kendi deneyimlerden de yararlandığından bahseder. Kanehara’nın özellikle ilk dönem eserleri pedofili, kendine zarar verme, doyumsuzluk, anoreksiya gibi cinsel ve şiddet içerikli konuları ele alır. İnsanın vücudunu deforme ederek, yeni bir hale sokma çabasından felsefi bir kavga çıkartan Kanehara diğer yandan Japon edebiyatının genç kuşağının en karanlık isimlerinden birisi olarak parlar. Henüz Kanehara’nın herhangi bir kitabını Türkçe okuma şansına erişemedik fakat “Snakes and Earring”in çok iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz.

2019’da Türkçeye Çevrilmesi Beklenen Japon Edebiyatı Romanları -II

Hanaoka Seishū no tsuma (The Doctor’s Wife) – Sawako Ariyashi

Orijinal basım yılı: 1966

Sawako Ariyashi Japonya’nın kadın yazarlarından birisidir. 1984’te hayata veda ettiğinde arkasında birçok eser bırakmıştır. Bunlardan en önemlisi “The Doctor’s Wife”dır. 1966 yılında yayımlanan bu roman hala Japonya’da okunan ve zamanla klasikleşen bir romandır.  Eserlerinde yaşlanmanın zorluklarından, çevre kirliliğinin yarattığı etkilerden, Japonya’daki sosyal ve politik değişimlerin yarattığı kültürel farklılaşmalardan bahseden Ariyashi, genellikle kadınları merkezine alan bir yazar olmuştur. Genel anestezi kullanarak ameliyat yapan ilk doktor olarak bilinen üstat Hanaoka Seishü’nün notlarına dayanarak yazdığı tarihi roman “The Doctor’s Wife” bir yandan bu tarihi olayı anlatırken, diğer yandan 18. ve 19.yüzyıl Japon kadınının toplumsal rolünü ve etkisini anlamak adına da çok ciddi bir kaynaktır. Zira tarihi figür olan doktorun karısı ve annesi romanda kendine oldukça fazla yer bulmuştur ve Ariyashi bu kadınlar üzerinden bir yüzyılın Japon kadın geleneğini anlatmayı başarmıştır.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
Adınızı buraya giriniz