Yasunari Kavabata: Dağın Sesi

Yasunari Kavabata Dağın Sesi

1968 yılında kazandığı Nobel Ödülü ile Japonya’nın ilk Nobelli yazarı olan Yasunari Kavabata’nın en çok okunan eserlerinden Dağların Sesi, zarif bir sessizlik içindeki saydamlaşmış ilişkilerin ardındaki dinginliği Şingo’nun gözüyle bizlere aktarıyor.

Bir şeyleri açıkça söylememek Japonlara özgü bir huy mu acaba? İşte bu sorunun cevabını satılar arasında arıyoruz.

Yaşlı adam Şingo’nun karısından, kızından, oğlundan hatta torunlarından memnun olmaması döngüsünü bir tek gelininde kırmaktadır yazar. Derin duygularını Şingo’nun bakışlarıyla gelinine aktarmaktadır. Şingo’nun yaşamının temelini oluşturan ilişkiler yer almaktadır: Onu hayal kırıklığına uğratan karısı, zampara oğlu ve kendisinde hem merhamet, hem de rahatsız edici şehvet kıpırtıları uyandıran gelini Kikuko.

Yaşadığı ufak tefek hafıza kayıpları arasında duyduğu belli belirsiz seslere kendince anlamlar yükleyen Şingo’nun satırları arasında mutluluk ve ölüm kavramlarının izini sürüyoruz.
“Sarsılmaz görünen aile içi gruplaşmalar, defalarca tasvir edilen doğa güzellikleri, aşkın ve şehvetin alevlenme veya kıvılcımlanma süreçleri… Kavabata’nın kurgusal dünyası, bütün öğelerinin birleşmesiyle bir No dramının büyüleyici cazibesine erişiyor.”



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »