Yastığını Kapan Gelsin! Japon Uyuma Sanatı Inemuri

Evet evet, uyuma sanatı. “Yahu uyumanın da sanatı mı olurmuş?” demeyin, oluyormuş efendim. Uykuyu kendi ülkemizin bakış açısından ele alacak olursak sanat dememiz biraz zor olur; zira insanlara tavuk/ baykuş diyerek yeterince kafa karışıklığına sebep oluyoruz. Dünyanın geri kalanında ise uyku süreleri ve bunların zeka belirtisi olup olmadığı tartışıla durusun, Japonlar buna çok daha farklı bir bakış açısı getirmiş. Ancak burada bahsettiğimiz her insanın ihtiyacı olan 8 saatlik uykudan biraz daha farklı, daha çok şekerleme diyebileceğimiz, yorgunluğumuzu bir nebze olsun dindiren uyku. Tamam sanat biraz iddialı bir kelime, kabul. Ancak Japon toplumu bunu normal, hatta gerekli olarak kabul ediyor. Neden mi?

Hepimizin çalışmaktan bitkin düştüğü bazı zamanlar olmuştur. Erkenden başlayan iş/okul hayatı, trafik ödev derken beden bir yerde tükeniyor. Bir de üzerine yetersiz uyku da eklenince yürüyen ölülere dönüyoruz. Aynı durumdan muzdarip olan Japonlar bir yerlerde uyuya kalmayı çok çalışmanın bir göstergesi olarak görüyor. Trende, okulda, işte kafalarını bir yere koyabildikleri her durumda, hatta koyamadıkları durumlarda bile kestiriyorlar. Biz de yapıyoruz, yapmıyoruz değil. Fakat bunun için takdir görmek şöyle bir yana, azarlanmış veya uyandırılmışızdır hep. En son sınıfta uyuya kaldığınız zamanı düşünün. Akla gelen ‘”çalışmaktan yorgun düşmüşten” çok uzak, değil mi? Otobüs, metro gibi toplu taşıma araçlarını saymıyorum bile. Uykunuz, ya yerinizi isteyen, ya yanınızdaki koltuğa geçmeye çalışan ya da durağı kaçırdığınızı düşünüp sizi sarsan o çok düşünceli kişi tarafından sayısız kez bölünmüştür belki de. Şahsım adına toplu taşımada uyumayı pek de tasvip etmiyorum, birçok kez kendimi olmam gereken duraktan çok başka yerlerde buldum.

İşin şakası şöyle bir yana dursun, bu olay “haydi saatlerce uyuyalım, çünkü yorgunuz” anlayışından biraz daha farklı; hatta uykusuzluk ön planda diyebiliriz. Bu uykuyu yatakta uyumanız gereken saat dilimleri arasında aldığınız takdirde tembel olursunuz. Inemuri sizin yatakta uyuyacak vaktiniz kalmadığında ortaya çıkan bir olgu çünkü. Varsın toplantı sırasında uyuyun. Evde uyumak varken bu yine de çabalayıp bedenen o ortama katılmış olmanız çok daha önemli.

Bütün gece ayakta kalmak koşuluyla gün içinde kestirmek ne kadar mantıklıdır bilemem. Yine de inemurinin güzel bir tarafı olduğunu inkar edemeyeceğim.