Yaratık mı? İnsan mı? | Claymore

Claymore Anime

Bu yazımda sizlere Claymore adlı ve 2007 yılında yayınlanan animeden bahsetmek istiyorum. Türkçe de “İki Tarafı Keskin Kılıç” anlamına gelmektedir. Fakat ben animede pek bu anlamda kullanılmadığını düşünüyorum. Peki ne anlama geliyor o zaman?  Kısacası şöyle diyeyim ve ardından konumuzu anlatalım; Okuyacağınız yazı ile kadınların aslında ne kadar güçlü varlıklar olduğunu anlayacaksınız. Toplamda 24 bölümden oluşan animemizi bir tür sınıflandırmasına sokacak olursak macera ve dram diyebiliriz. Belki gerilim sınıfında da görmemiz  mümkün olabilir tabi ki.

Claymore Anime 1

Konusuna kısaca değinecek olursak;  Bilinmeyen bir geçmişte “Yoma” adı verilen şeytani yaratıklar, insan etini çok sevmekte ve insanlığa korku salmaktadırlar. İnsanları acımasızca avlayıp, onların arasında kılık değiştirerek gezmektedirler.  Normal bir insan ile kıyaslanamayacak kadar güce sahip olan bu yaratıkların kökünü kazıyabilmek için bir oluşum gerçekleştirilir.  Bu gizli oluşuma bir örgüt dememiz de mümkün. Örgütün amacı bu yaratıklar ile savaşabilecek güce sahip savaşçılar yaratmaktır ve bunun içinde çeşitli deneyler yapılır.  Henüz çocukken aileleri yomalar tarafından öldürülen ve yetim kalan çocukları toplayan bu örgüt onlara yoma kanı vermeye başlamıştır.  Bunu yapmalarındaki sebep yarı Yoma, yarı İnsan savaşçılar oluşturmak istemeleridir. Bu şekilde insanlığa hizmet edebilecek bir tür ortaya çıkarmayı hedeflemektedirler. Fakat erkek deneklerde bir terslik olur ve bünyeleri yoma kanını kaldıramaz. Dişilerde ise sonuç çok daha olumludur ve onlar tam arzu edildiği gibi yarı yoma yarı insana dönüşebilmişlerdir.  Bu kadın savaşçılara ise “Claymore” adı verilmiştir. Bir insandan görünüş olarak sadece göz renkleri farklıdır. Gümüş renkte olan gözleri güçlerinin sınırlarına yaklaştıkça sarı rengine bürünür.  Halk arasında ”Gümüş Gözlü Cadılar” olarak da bilinen Claymore türü insanlığa yardım etme amacı gütse de Yoma kanı taşıdıkları için bir o kadar da halk arasında korku dolu bir üne sahiptir. Fakat bir Claymore’ un bilmesi gereken bir şey varıdır. Güçlerinin sınırını zorlarsa tamamen bir Yoma’ ya dönüşebilir. Peki Claymore ismine sahip olan savaşçılar Yoma adı verilen canavarların köküne kibrit atabilecek, onları bu dünyadan silebilecekler mi?

Claymore Anime 2

Bence Claymore’ nin konusu aslında oldukça değişik ve hoş bir konu. Aslında ana karakterimiz olan Clare’nin başından geçen olaylar ve Clare’ nin yaşadığı ağır intikam duygusu anlatılmakta diyebiliriz. Karakter tipleri olarak bütün savaşçıların saç renklerinin sarı renkte olması ve anti-ecchi özelliğine sahip olması oldukça dikkat çekici bir unsur. Bunun yanı sıra karakter kişilikleri karakterlere çok güzel bir şekilde verilmiş ve bu seyirciye çok iyi bir şekilde aktarılmış. Konusu, çizim kalitesi ve savaş sahneleriyle beni oldukça etkileyen Claymore, bir insanın sınırlarının nedenli zorlayabileceği, uğruna neleri  feda edebileceği aynı zamanda da Kime nasıl güvenip güvenemeyeceğini anlayabilmenizi sağlayacak bir animedir. Demek istediğim her iyiliğin içinde bir şer, her şerrin içinde de bir iyilik vardır sözünün gerçek anlamını bu animede bulabilirsiniz. Ecchi sevmeyen arkadaşlarımız için tekrar değinmek istiyorum. Kadın savaşçılar diyince, farklı saç renklerine, farklı vücut hatlarına sahip, büyük göğüsleri olan sürekli her sahnede iç çamaşırları ve çıplak bedenleri görünen, tacize veya tecavüze uğrayıp seyirciye nasıl bir zevk vermeyi amaçladığını anlayamadığım kadın karakterle dolu saçma ve kof eccilerden birisi değil Claymore. Kadınlığın seksi kalçalardan, büyük göğüslerden ibaret olmadığını hemen hemen seri boyunca hiç açık sahne olmamasından ve karakterlerin vücutlarıyla değil sağlam kişilikleriyle ön plana çıkmasından anlayabiliriz.

Claymore Anime 4

Genel olarak sağlam mangası olan animelerde olduğu gibi Claymore’un kurgusu çok başarılı olmuş. İlk bölümler karakter ve olaylar paldır küldür gelişip izleyicinin kafasını karıştırmıyor. Bölümler ilerledikçe hem karakter sayısı, hem de düşmanların çeşitliği ve gücüyle orantılı şekilde artmaya devam ediyor. Yani bir atari oyunu oynar gibi hissediyorsunuz ilerledikçe düşmanlar ve konular daha da zenginleşip güçleniyor sanki.

Çizim kalitesinden de bahsedecek olursak; animenin geçtiği çağa ve belki Yomaların ve yaratıkların verdiği huzursuzluğu arttırmak için seyirciyi belli süre sonra boğuyor olsa da tamamen soluk ve pastel renkler kullanılmış olduğunu görüyoruz. Zaten serinin konusuna ve çoğu zaman dram yönünün ağır bastığına bakarak canlı renklerin biraz saçma duracağı anlaşılabilir. Maalesef bu renksiz dünyada bazen karakterleri birbirinden ayırt etmek güç olabiliyor. Özellikle Claymorelar, barbi bebek misali saç şekilleri dışında suratları nerdeyse aynı çizilmiş.  Aynı zamanda animenin adının fazla duyulmamasının 2 sebebi olduğunu düşünüyorum. Birincisi başrollerden birine sahip olan, gereksiz, hiçbir işe yaramayan ve neredeyse sürekli her bölümde gördüğümüz Raki. Oldukça gereksiz olan bu karakterin sanırım seriye kattığı tek yarar Clare’ nin anılarından yola çıkarak konu akışını sağlayabilmek. İkinci ise sonunda seyircinin beklentisini alamaması.  Claymore’ un son bölümü ile managsına sağdık gitmeyen animeler arasında yer alması oldukça sinir bozucu.

Claymore Anime 3

Müziklerinden de kısaca söz edelim. Açılış ve kapanış müziği aynı zamanda bölüm içerisinde duyduğumuz müzik ve sesler oldukça etkileyici. Duygu yüklü bir anime de bu duyguyu en iyi şekilde almamızı sağlıyorlar dersek yalan olmaz. Kısacası  kötü yanları iyi yanlarının yanında çok sönük kalıyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Bence başyapıtlığı hak ediyor. İzlemenizi tavsiye ediyorum. İzleyecekler için şimdiden iyi seyirler.

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız AnimeXtra adresinde yayınlanmıştır. 




Translate »