Varoluşsal Perspektif: Bir “Dasein” Olarak “Okabe Rintarou” Karakteri

Steins-Gate

Steins;Gate serisi temelde zaman makinesi/zaman yolculuğu üzerinden işlense de arka planında varoluşsal felsefe yatmaktadır. Bu doğrultuda bakacak olursak Martin Heidegger’in Dasein kavramı çerçevesinde ana karakteri ve hikayeyi ele alacağız. Çünkü Heidegger’in Dasein kavramı serinin de konusunu barındırdığı zamansallık, anlama ve tarihsellik ile bağlantı içerisindedir. Ve Dasein denen varlık/varlığın anlamı bana göre Okabe Rintarou’dur. Bu kapsamda da Dasein(Okabe) zamansallık zemininde(zaman yolculuğu ile) anlamayı gerçekleştirmektedir.

Dasein kendi varlığını sorun ederek, kendisini kendi varoluşundan hareketle anlayabilen,  kendi varlığı içinde ve sayesinde açımlanabilen bir varolandır. Dasein’ın “dünya içinde olması” onun kendi özüne ait bir özelliğidir. Dasein varoluşsal özelliği sayesinde diğer varolanları da kendi varlığı üzerinden açıklamaktadır. Ki bizler bu doğrultu da Steins;Gate’de şunu görüyoruz; tüm karakterlerin hikaye örgüsünün açılması/açıklanması Okabe Rintarou üzerinden gerçekleşmektedir.

steinsgate-6-03

Daseini betimleyen üç temel vardır: Bu temeller Okabe’nin temel betimlemelerini de oluşturur.

  1. Olgusallık; Bilginin somutluğu olduğu olgusallık durumu, Okabe ile birebir örtüşür ki Okabe’nin mesleği bilim adamlığıdır.
  1. Kişinin amaçlı varlığını ve yapabileceklerini kavraması; Okabe’nin varlığının amacının geleceğe yönelik icatlar üretmek, zaman makinası icat etmek olması ve bunları başarabileceğine inanması.
  1. İnsanın meşguliyetler içinde kendisini unutması ve bunun sonucunda has özelliklerini ve gerçek var oluşunu kaybetmesi; Okabe’nin gerçekleştirdiği geçmişe gitme yolculukları ile gerçek varoluşunu zaman paralellerinde kaybetmesi.

Steins_Gate_-_06_-_Large_16

Dasein’in yapması gerekenlerden ilki “üstü hiç açılmamış , keşfedilmemiş olanı keşfetmektir; diğer görevi ise unutulması sağlananın üstünü açmaktr.” (İkinci görev, tam olarak geleneksel felsefenin üzerini örttüğü varlık anlayışıdır.) Bu noktada baktığımızda Dasein olan Okabe’nin yaptığı ilk şey zaman makinesinin keşfetmektir. İkinci şey ise D-mail ile birlikte karakterlerin kapılarını aralayarak, insan-insan olabilme çerçevesinde unuttuğumuz varoluş kavramına ışık tutmaktadır. Burada işlenen varoluş anlayışı özünde “insan özü” durumu söz konusudur da diyebiliriz.

Dasein’in günübirlik varlığı, kendini boş konuşmada (söylemde) ,belirsizlikte, meraklılıkta, düşüşte ve atılmışlıkta ortaya çıkartır. 

  • Boşkonuşma Dasein için bir çeşit gizlenmedir; varlığın kapanmasıdır boşkonuşma. Dasein, boşkonuşma ile kendisiyle ve dünyayla olan gerçek ilişkisini ortadan kaldırır. Okabe’nin kendi kendine telefonda biriyle konuşuyor olması, bir çok paralel zamanda kendisini var eden Okabe’nin dünyayla olan gerçek ilişkisini kaybettiği durumu oluşturur. Bu noktada Okabe geçmiş, şimdi ve gelecekte yer alan biri olarak kendisiyle telefonda konuşarak kendisini gizlemektedir.

  • Merak Dasein’da bilme merakı olarak ortaya çıkar. Dasein’in dikkatliliği bilmeyi doğurur. Dikkatsiz ilgi ise, Dasein’ı kendi gerçekliğinden ayırır. Okabe zaman makinesi ile ilgili yeni bir takım ipuçları, bulgular elde ettiğinde yeni bilgi için sürekli aç hale gelir. Geçmişe yönelik yolculukları, zaman makinesini bizzat kendisinin test etmesi ve bu yönde denek olması onun bilme merakını göstermektedir. Dikkatli hareket ettiğinde Okabe doğru sonuçlara erişir. Ancak kaygıdan ötürü dikkatini kaybettiği durumlarda, sürekli yaptığı geçmişe yolculuklarda, kendi kaybeder.

steinsgate03-25

  • Dasein’in günübirlik yaşamındaki belirsizliğinde,kendisiyle değil de dış nesnelerle özdeşleşmesi sonucunda kendi olanaklarının değil de, diğerinin olanaklarının peşinde koşan varlık olması onun düşüşüdür. Ancak burada kullanlan düşüşün anlamı olumludur. Dünyaya düşüş , Dasein’ın diğerleriyle birlikteliğine düşüştür. Bu düşüş Dasein’ın varoluşunu kaybettiği anı doğurur. Artık Dasein kendisiyle bir değildir. Dasein’ın atılmışlığı onlarla birliktelik konusunda yeni bir başlangıçtır. Bu durumu D-mail ile diğer karakterlerin geçmişe mesaj göndermesi, daha sonra bu diğer mesajların peşinde Okabe’nin koşmasıyla özdeşleştirebiliriz. Bu noktada Okabe diğer karakterlerin hayatlarını yakından görerek onlarla birlikte olur ve hayatlarına müdahil olur. Diğer karakterlerin varlığı ile geçmişteki Okabe’nin birlikteliği, gelecekteki Okabe’yi oluşturur.

Steins-Gate-0038

Son olarak şuna değinecek olursak insanın, varlığın temeline oturmasıyla, onun ‘Tanrı’ karşısında özgürleşme girişimi de Yeni Çağ’ın, insanı ön plana çıkartan tavrıyla kesinleşmiştir. Modern dünya ile insan tüm gücünü; her şeyi planlama, hesaplama, belirleme için kullanır. Bu doğrultuda baktığımızda da Okabe’nin zamana meydan okumaya çalışması, alfa beta paralelleri arasında geçmişte olanları değiştirmesi/değiştirme çabaları bu özgürleşme girişimini izleyiciye sunar. Bu doğrultuda da Okabe’nin planlama ve hesaplama yapması söz konusu olmuştur. Finalde de alfa ve beta dışında Steins Gate adında yeni bir paralel zaman çizgisi bulması ise bu girişiminin finaline kavuştuğunu göstermektedir.

Geçmiş, şimdi ve gelecekte sıkışmış olan biz insanlar için “insanın kendisini kendisinde var edebilmesi” bağlamında bir “Daesin” olarak Okabe Rintaro yolumuza ışık tutmakta. Bir noktada seri bu karakter üzerinden “insanın kendini özgürce ortaya koyabilmesi” gerektiğine değiniyor.

“Anlamlı varlık” olarak insanın, varoluşundaki insan olma özelliği ile  var olan “diğer”i (veya diğerlerini) anlamlı kılması..



Farklı olan birçok şeyin peşinde... Sanat ve tasarım aşığı.. Soyut/somut her şeyde bir güzellik arayışı içinde olan, gerçeklikle hayal arasında araftaki kişilik...