Uzakdoğu Esintisi Türkiye’de: Japon Yayınları & Haydar Çakmak

Bu ay dergimizin röportaj koltuğunda Japon Yayınları’nda yaptığı çalışmalarla ülkemizdeki yayıncılığa Uzakdoğu esintileri serpen

Haydar Çakmak’ı ağırlıyoruz.

Hoş geldin diyoruz.

  • Merhabalar Haydar Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Öncelikle ilginiz ve bu imkanı tanıdığınız için çok teşekkürler.

1970 Ankara doğumluyum. 1995 yılında 5 yıl özel bir radyo da, 11 yıl da yayıncılık hayatında çalıştım ve 2011 yılında kendi yayınevimi kurdum, şu an 3 yayınevi ile yayın hayatındaki yerimizi aldık, çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor.

  • Ülkemizde son dönemde Japon edebiyatından birçok eserin çevrildiğini görmek sevindirici. Sizlerde kurduğunuz yayınevi bu akıma katkıda bulunuyorsunuz. Japon Yayınları’nı kurmak aklınıza nereden geldi? Bu fikri oluşturan ilk kıvılcım ne acaba?

Japon Yayınları 2014 yılında kuruldu. Japonya’nın tarihi, toplumsal ve kültürel yapısı, felsefesi ve yaşam biçimleri hep ilgilimi çekmişti. Bu ilgim daha sonra yayıncılık hayatı ile Türkiye-Japonya arasında bir köprü olacağına inandım ve bu amaçla yola çıktık. Bu köprü her iki ülke arasında kardeşliğin ve dostluğun köprüsü olsun istiyorum, başarırsak ne mutlu bize…

  • Bugüne kadar Japon Yayınları çatısı altında kimlerle hangi çalışmalar imza attınız? Bizleri heyecanlandıracak yeni projeler var mı?

Öncelikle Sayın Prof. Dr. Hüseyin Can Erkin Bey ile çalışmaya başladık, bu yayınevimiz için bir onurdu elbette. İlk kitabımız Osamu Dazai’nin “İnsanlığımı Yitirirken”, ikinci kitabımız Japon Sineması ekibiyle Sayın Gökhan Kuloğlu’nun editörlüğünde “Başlangıcından Günümüze Japon Sineması” ve üçüncü kitabımız Sayın Hüseyin Can Erkin’in çevirisiyle Osamu Dazai’nin “Buruk Ayrılık” .

Evet, yeni projelerimiz var. Yeni kitap dosyamız var Eylül ayında yayına çıkacak. Japon Sineması ekibinin hazırladığı “Tezuka’dan Miyazaki’ye Anime Ve Manga” kitabımız. Ayrıca 2018 yılından itibaren yılda 2 defa yayınlamayı planladığımız “dergi” çalışmamız var, proje aşamasında.

  • Son dönemde Hüseyin Can Erkin çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılan Osamu Dazai eserleriyle dikkatleri üzerinize çektiniz. Özellikle Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken kitabının üç baskı görmesi bizleri sevindirdi. Acaba Japon Yayınları altında yeni bir Hüseyin Can Erkin çevirisi görebilecek miyiz?

“İnsanlığımı Yitirirken” kitabımızın 3. baskısı da tükendi ve eylül ayında 4. baskısı yapılacak. Buruk Ayrılık kitabımızın da 2. baskısı hazırlanıyor. Sayın Hüseyin Can Erkin’in çok değerli çevirileri devam edecek, hazırlanan yeni eserler olacak yakın zamanda.

  • Okuyucuların Japon edebiyatından ve Japon kültüründen beslenen eserlere ilgisini nasıl buluyorsunuz?

Evet, Türkiye’de Japon edebiyatına ve kültürüne yakın bir ilgisi var ve bu hızla gelişmekte, çok daha ileriye gidecektir. İki ülke arasında benzerliklerin olması daha da yakınlaştırıyor. Yeni bir yayınevi olmamıza rağmen mükemmel bir ilgi var eserlerimize, çok daha iyi eserlerle bu ilgi artacaktır zamanla.

  • Japonya’nın telif hakları konusunda titiz ve sıkı denetim uygulayan bir ülke olduğunu biliyoruz. Yayıncılık dünyasında sizlerin Japon eserlerini yayınlarken dikkat ettiğiniz hususlar neler? Telif hakları hangi koşullarda doğuyor? Bu konuda yazarlar ve çevirmenler nelere dikkat etmeli?

Bu konu diğer ülkelerin telif hakları ile Japonya’nın telif hakları arasında farklılık var. Yayınlanacak eserler konusunda öncelikle sayın Prof. Dr. Hüseyin Can Erkin Bey ile fikir alışverişinde de bulunduk, bize bilgilerini aktardı. Kültür Bakanlığı ile de görüşüp bilgilerini aldık, araştırdık ve sonuçta ona göre bir yol izledik. Özellikle çeviri yapılacak eserlerde yazarların ölüm tarihleri önemli, klasikler olarak kabul edilebilirliği dikkat edilmesi gereken bir husus.

  • Son olarak sizlerle çevirisi veya kitap dosyası gönderecek arkadaşlara tavsiyeniz var mı?

Japonca çevirilerin diğer dillere göre daha zor olduğu kesin, bu konuda çevirilerin çok titiz ve dikkatle yapılması, Japon Dili Ve Edebiyatı uzman öğretim üyelerinin kontrol etmesi ve incelemesinin daha doğru olacağına inanıyorum. Türkçenin de doğru kullanılması çok önemli diye düşünüyorum.



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »