Türkiye’de Uyarlansın Diyebileceğimiz Japon Tv Dizileri

Ülkemizde son yıllarda filmlerin önüne geçen diziler milyonlarca kişiyi ekran karşısına toplamayı başarmıştır. Birçok türde dizinin ürettiği ülkemiz, günümüzde açık hava platosuna dönmüş ve birçok oyuncunun
yetişmesine, sektöre kazandırılmasında önemli rol üstelenmiştir. Peki, severek izlediğimiz dizilerin kaynakları arasında neler var? Son dönem dizilerimize baktığımızda yabancı kaynaklardan uyarlama oranının hayli yüksek
olduğunu görmekteyiz. Özellikle son dönemde Asya ülkelerinden yapılan uyarlamaların hayli fazla ilgi görmektedir. Başta Güney Kore olmak üzere Japonya ve Hindistan’dan yapılan uyarlamalar
dikkatimizi çekmektedir. Bunlar arasında Bir Aşk Hikayesi / I’m Sorry I Love You, Kocamın Ailesi/ My Husband Got a Family, Günahkar/Nice Guy, Aşk Ekmek Hayaller/Bread, Love and Dreams, Kiraz Mevsimi/Gentleman’s Dignity, Baba Can’dır/What Happens to My Family, Kiralık Aşk/Can Love Become Money dizilerinin Güney Kore uyarlamasıdır. Bunların yanında Güneşi Beklerken/Boys Over Flowers ve Anne/Mother dizilerinin Japonya yapımından uyarlandığını görmekteyiz.

Özellikle ülke olarak son dönemde Asya ve Uzakdoğu ülkeleriyle olan ilişkilerimizin artmasıyla birlikte
kültürel etkileşimlerde de artış gözlenmektedir. Bu ülkeler arasında Japonya ile Türkiye arasında oluşan kültür köprüsü günümüzde iyice güçlenmeye başlamıştır. Bu kültür köprüsünü güçlendirmek adına kurulan dernekler, vakıfların çalışmaları, çıkarılan eserler ve kitaplar, iki ülkenin sanatçılarının gerçekleştirdiği konserler, kamuoyu önderlerinin gerçekleştirdiği konuşmalar, seminerler vb. ile bu bağ iyice güçlenmiştir. Bu kültürel yakınlaşma son zamanlarda iki ülkenin ortak yapımlara ya da alışveriş gerçekleştirme eylemlerini de artmıştır. Bu ortak çalışmalar arasında Ertuğrul 1890 filmini örnek verebiliriz. Yine son dönemlerin Türk televizyonuna damga vuran Anne dizisini örnek verebiliriz. Peki bu kültürel alışveriş ilerleyen günlerde artar mı? Dizi uyarlaması açısından iyi ilişkiler kurduğumuz Japonya’dan Boys Over Flowers/Güneşi Beklerken ve Anne/Mother ile kapılarını araladığımız Japon dizi dünyasında uyarlansın diyeceğimiz 5 diziyi tanıtmak gerekirse:

2005 yılında Fuji Televizyonu tarafından 11 bölüm olarak hazırlanan 1 Litre no Namida, リットルの涙 yazar Aya Kito’nun hayatını konu almaktadır. Spino-sereballar ataksi (omirilik soğanı dejenerasyonu) hastalığına yakalanan Aya, zamanla hareket yetisini kaybeder ve doktora ondan bir günlük yazmasını ister. Bu süreçte hastalığın ilerleyişini gözlemlerken onun hayata tutunmasını sağlamaya çalışır. 23 Mayıs 1988’de dünyaya gözlerini yuman Aya Kito’nun hayatının korkunç döneminin başlangıcının kısa bir özetini konu alan dizi, tam bir direniş, yaşama tutunma ve başarı öyküsü niteliğinde. Ölümünün sonrasında birçok dile çevrilen günlükleri, birçok hastaya, birçok ülke yapımına ilham kaynağı olmuştur. Türk televizyonlarında dizi olmasa da film olarak görmek isteyeceğimiz yapımların en başında yer alıyor.

2006 yılında TBS tarafından 10 bölüm olarak hazırlanan Taiyo no Uta, タイヨウのうた dizisi, güneşe çıkmama hastalığı bulunan genç bir kızın müzikle hayata tutunma öyküsünü konu alıyor. Eve hapis olarak yaşadığını hayatını yalnızca geceleri sokağa çıkarak müzik söyleyerek sürdüren Kaoru, her gün odasının penceresinden gördüğü Koji’den hoşlanmaktadır. Günün birinde rastlantı üzerine tanışan ikili, birlikte zaman geçirmeye başlarlar. Böylelikle Kaoru’nun eve hapis hayatı değişmeye başlar. Japonların hayattan kopmayarak tırnaklarını hayata geçirme felsefesini yansıtan güzel yapımlardan biri daha…

2009 yılında Fuji Televizyonu tarafından 11 bölüm olarak hazırlanan  dizisi Shiroi Haru 白い春, aile-dram türünün sevildiği ülkemizde Anne dizisinden sonra başvurulacak ender yapımlardan. Eski bir yakuza olan Haru, Mariko’nun tıbbi masraflarını karşılayabilmek için cinayete teşebbüs eder ve hapse girer. Hapisten 9 yıl sonra çıktığında, beş parasız, kimsesiz biridir. Mariko’yu ziyaret etmeye gider ama Mariko başka biriyle birliktedir ve en kötüsü de bir süre önce hastalanarak öldüğünü öğrenir. Pastane işleten bir adamı bulmak için yola koyulan Haru, parkta Sachi adında
bir kızla karşılaşır ve henüz onunla ilgili gerçeği bilmiyordur. Karakterin ayakları üzerine basması üzerine dizilerin tuttuğu göz önünde bulundurulursa Shiroi Haru’da ses getirecek yapımlardan…

2009 yılında Fuji Televizyonu tarafından 11 bölüm olarak hazırlanan Akai Ito, 赤 い糸 dizisi, kaderin birbirine bağladığı ama içinde bulundukları koşullar sebebiyle ayrılan iki gencin, arkadaşlıklarını ve ayrılık içerisindeki tutkularını konu alan harika bir romantik-drama. Ve ‘Tanrının isteği ile, kırmızı bir iple küçük parmaklarımızdan birbirimize bağlandık. Kaderin görülemeyen bu ipliğinin beni sana götüreceği hiç bir haritada görülemez.” “Seninle tanıştığımda, sana aşık olacağım” sözüyle akıllarda yer edinmiş nadir Japon yapımlarından.

2007 yılında Fuji Televizyonu tarafından 11 bölüm olarak hazırlanan Liar Game, ラ イアーゲーム dizisi, son dönemlerde ülkemizde de artan akıl oyunlarına dayalı diziler için başka bir soluk katacak cinsten. Dürüstlük
abidesi üniversite öğrencisi Kanzaki Nao’nun bir içerisinde 100 milyon yen olan bir kutu ve üzerinde ‘’Liar Game’’e katılması için seçildiğini yazan bir kart bulur. Tek bir amaç vardır, rakibin paralarını almak. Kazanan 100 milyon yenin sahibi olurken, kaybeden oyun sahiplerine 100 milyon yen borçlanmaktadır. Bunun üzerine hocasından yardım isteyen Kanzaki kandırılır bütün parasını kaptırır. Polisten yardım ister ama kapılar yüzüne kapanır. O da aldığı duyum üzerine hapisten yeni çıkacak usta hırsız Akiyama Shinichi’den yardım istemeye karar verir.

*Bu yazı Japon Sineması E-dergisinin 13.sayısında yayınlanmıştır. Dergiyi okumak için tıklayınız.


20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.