Türk Yayıncılığının Eksiği: Yasunari Kawabata

Yasunari Kawabata 1968’de Japonya’ya Nobel edebiyat ödülünü getirdiğinde, hem bir ilke imza atmış oldu, hem de Japon edebiyatının dünya okurları tarafından daha çok tanınmasını sağlayacak olan ilk ilgi dalgasını başlattı. Kawabata o senelerde, Nobel edebiyat ödülünün önemsendiği her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de ilgiyle karşılanmıştı. Ancak 1968’de Türkiye’de yayıncılık sektörü günümüzdeki kadar gelişmiş, çok sayıda yayınevinin bulunduğu, farklı yayıncılık hamlelerinin yapılabildiği bir mecra değildi. Henüz gelişmekteydi ve bir yazarın Nobel edebiyat ödülü alması ya da bir eserin birden fazla ülkede ses getirmesi o esere yönelip ve Türkçeleştirilmesi için ana itkiydi ve aynı yıl içerisinde Kawabata’nın bir eseri Türkçe olarak basıldı. Kawabata’nın ‘Karlar Ülkesi’ kitabı Altın Kitaplar Serisi dahilinde yayımlandığında Türkiye’de henüz bir tane Japon edebiyatı romanı basılmıştı. Ne yazık ki o yıllarda, Japon edebiyatı tamamen habersiz olduğumuz gizemli bir ülke edebiyatıydı. Kawabata, bu gizemin bozulması adına ilk önem arz eden edebiyatçı olarak tarihe geçti.

Büyük romancının bu güne kadar neredeyse bütün eserleri Türkçe olarak yayımlandı. Esat Nermi, Nihal Yeğinboğalı, Zeyyat Selimoğlu, Belkıs Dişbudak, Ülkem Gürpınar, Samih Tiryakioğlu, Selma Öğünç, Ahmet Arpad, Dost Körpe gibi çevirmenlerimiz; 1968’den günümüze Kawabata romanlarını bazen Fransızcadan bazen Almancadan bazen de İngilizceden Türkçeye kazandırdılar. Ancak özellikle 1968 – 1990 yılları arasında yapılan çevirilere baktığımızda, sipariş üzerine yapılmış olmasından mı, yoksa eseri bir an önce Türkçeye kazandırma kaygısını özensizce taşıdığından mıdır bilinmez; oldukça eksik, dejenere sonuçlar taşırlar. Gerçi bunun yalnız Kawabata nezdinde bir durum olduğunu söylemek yanlış olur; zira ülkemizde çevirmenlik mesleğinin önemi ancak uzun yıllar sonunda anlaşılmaya başlanmış ve tüm bu seneler boyunca birçok dünya yazarın bu ihmalin kurbanı olmuştur.

Varlık, Cem, Çaba, Sabah, Altın Yayınevlerinin bastığı, 1975 senesi evveli versiyonlar şuan sahaflarda bulunabilir. Ancak bu kitaplar Kawabata okumak için, ancak bir hata teşkil edecektir. Farklı batı dillerinden çevrilmiş olan bu örnekler, romanın ruhunu en uygun şekilde Türkçeye aktarma, yazarın üslubunu üzerinde düşünülmüş bir şekilde az kayıpla dilimize adapte etme, Japonya’ya has bazı ayrıntıları doğru şekilde tanımlama ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz bir çok konuda devasa yanlışlar ve eksiklerle doludur.

Yasunari Kawabata konusunda bir başka atak 2000li yıllarda Doğan Kitap tarafından yapıldı ve en önemli dört Kawabata romanı 2005 – 2010 seneleri arasında Türkçe olarak gözden geçirilmiş baskılarla yayımlandı. Yalnız burada ki handikap ise, Doğan Kitap’ın eserlere ilk baskılarından sonra bir daha baskı yapmaması ve şuan bu kitapların bulunmasının imkansız hale gelmesidir. Karaborsa haline gelmiş bu Doğan Kitap versiyonu kitapları, şansınız varsa bazı satıcılardan astronomik fiyatlara elde edebilirsiniz. Bu dört eserin çevirileri şimdilik elimizde bulunan en tatmin edici Kawabata çevirileridir: Ahmet Arpad’ın çevirdiği ‘Bin Beyaz Turna’, Selma Öğünç’ün çevirdiği ‘Bahar Karları’, Hüseyin Can Erkin’in çevirdiği ‘Kiraz Çiçekleri’(Bu kitap aynı zamanda Kyoto ismiyle de bilinir.) ve Dost Körpe’nin çevirdiği ‘Dağın Sesi’. Bunların içinde birçok Japonca eseri orijinalinden Türkçeye kazandıran Hüseyin Can Erkin’in çevirmiş olduğu ‘Kiraz Çiçekleri’ dışında hepsi yine batı dillerinden çevrilmiştir.

Şüphesiz ki Yasunari Kawabata ülkemiz yayıncılığının en büyük eksiklerinden ve göz ardı edilmişlerinden biridir. Jaguar Yayınları’nın Jun’ichiro Tanizaki’nin ‘Naomi – Bir Budalanın Aşkı’ kitabını muhteşem bir özenle yayımlaması, acaba Kawabata’nın da yeniden yayımlabileceği günlerin gelip gelmediğini sorgulattı bize. Nihayetinde de yakın zamanda sevindirici bir haber aldık. Değişen tasarımları ve özenli çeviriyle geçtiğimiz sene içerisinde büyük atak yapan Everest Yayınları Kawabata’nın ‘Karlar Ülkesi’, ‘Kiraz Çiçekleri’ ile ‘Güzellik ve Hüzün’ kitaplarının haklarını almış ve 2017 içerisinde bu üç kitabı bizlerle buluşturacakmış. Henüz çevirmenlerin kim olduğu ya da orijinal dilden mi çevrildiği konusunda bir bilgi alamadık ama ne olursa olsun Kawabata’yı raflarda bulabilmek yılın en güzel edebiyat olaylarından biri olacak! Darısı diğer Kawabata romanlarının, Mishima’nın, Tanizaki’nin, Kobo Abe’nin ve nicelerinin başına…!




Translate »