Tuhaf ve Komik Hapishane Kaçış Öyküsü: Nanbaka

Diğer Adı: Nanbaka – The Numbers
Yönetmen: Shinji Takamatsu
Stüdyo: Satelight
Senaryo: Mitsutaka Hirota
Müzik: Kenji Fujisawa
Tür: Komedi
Süre: 13 + 12 Bölüm

“Hapishaneler hep gerecek değildi ya”

İşin içinde hapishane oldu mu genelde hep ciddi bir atmosfer olur. Dönen entrikalar, kaçış planları, tehlikeli karakterler vs. ekranı doldurur. Verilebilecek en popüler örnek şüphesiz Prison Break. Anime dünyasında da durum pek farklı değil. Hapishane denildi mi hemen aklıma gelen ve dram yönü ağır basan Rainbow veya daha psikopata kaçan içeriği ile Deadman Wonderland, hapishanelerin “ciddi ve tehlikeli” bir ortam olduğunu anlatıyor bizlere. Bir de tüm tabuları yıkan Nanbaka gibi bir anime var:)

Nanbaka’da olaylar dünyanın en ünlü hapishanesi olarak görülen Nanba’da geçiyor. Daha doğrusu bu hapishanede mahkum olan dört karakterin hayatı üzerine yoğunlaşıyor. Bunlardan ilki Jyugo’dur. Mahkum numarası 1315 olan Jyugo, “heterokromi” olduğu için farklı göz renklerine sahiptir. Hapishaneden kaçmaya çalıştığı için mahkumiyet süresini uzatmıştır ve yakında çıkacak gibi de değildir. 1311 numaralı Uno ise kumar ve kadın düşkünüdür. İskambil kağıtlarını asla elinden bırakmaz ve kendisi İngiliz kökenlidir. 1369 numaralı Amerikalı Rock ise dövüşmeyi ve yemek yemeyi sever. İri yapısıyla dikkat çeken Rock’un tepesi çabuk atmaktadır. Son sırada ise eski uyuşturucu yeni anime bağımlısı, 1325 numaralı Nico vardır. Tıpkı Rock gibi Nico da Amerikalıdır. Animede kısaca tanıttığım bu karakterlerin yaşamlarına, diğer mahkumlar ve gardiyanlar ile ilişkilerine mizahi bir şekilde göz atıyoruz.

Hani içinde farklı türden çikolatalar olan özel çikolata kutuları olur ya, Nanbaka’da işe böyle bir anime. İçinde her çeşit tada sahip çikolata var. Bolca komedi, biraz da olsa dram, aksiyon ve kimsenin sevmediği, hep en sona kalan çikolata: Klişelik. Benzetmem umarım karışık olmamıştır. Demek istediğim şu ki, Nanbaka orta halli bir anime olarak karşımıza çıkıyor ve konseptin dışında olarak hapishanedeki mahkumlarla eğlendirmeye çalışsa da birçok olayın benzerini farklı yapımlarda zaten gördük. Seri, iyi bir başlangıç yapıyor çünkü karakterler değişik ve mekan türüne göre farklı. Lakin her bölümde izleyenin dikkati giderek azalıyor. Bunun bir sebebi de yine çikolata kutusu örneğinde olduğu gibi animenin birden çok olaya el atması. Komedi, aksiyon, dövüşler, biraz hüzün derken anime her temadan bir – iki ısırık alıp kalanını bırakmış gibi bir izlenim yaratıyor. Öte yandan dediğim gibi eğlenceli yanı da yok değil. Bir kere karakterler eğlenceli. Birbirleri ile sinerjileri tutmuş ve iyi bir ekip oluşturmuşlar. Gelip geçici yan karakterler de sırıtmıyor. Kimi espriler klişe olsa da zekice düşünülmüş diyaloglar da yok değil.

Anime serisi, Sho Futamata’nın internette yayınlanan mangasından (aklınıza One Punch Man gelebilir) uyarlanmış bir bölüme. Toplamda 25 bölüm olsa da ben 13 + 12 olarak ayırma gereği duydum çünkü ilk on üç bölüm normal olarak yayınlanmışken bir ay sonra devam eden son on iki bölüm internet üzerinden yayınlanmıştır. Animenin yönetmen koltuğundaki Shinji Takamatsu yerinde bir seçim olmuş. Çeşitli Gundam projelerinde ve School Rumble gibi animelerde yönetmenlik yapmış olan Takamatsu’nun en büyük artısı Daily Lives of High School Boys’u da yönetmiş olması. 2012 yapımı bu anime de Nanbaka ile tarz olarak benzerlik gösteriyor. Bu yapımda hapishaneden ziyade liseye giden üç arkadaşın günlük yaşantıları komedi şeklinde ele alınıyordu. 1995’lerin sonunda kurulan yapımcı stüdyo Satelight ise Noein, Macross, Guin Saga, Log Horizon ve daha birçok ileri gelen animenin başındaki isim.

Serinin en dikkat çekici yanlarından bir tanesi çizimleri. Özellikle keskin limon yeşili ve pembemsi renkler çok iyi kullanılmış. Anime, bu tonlamalarla adeta kendi dünyasını yaratmış diyebilirim. Tarzına uygun olarak da çizimler içeriğini çok iyi aktarıyor. Müziklerin de çizimlerden altta kalır yanı yok. Hafif J-Pop hafif rock tarzındaki “Rin! Rin! Hi! Hi! Adındaki parça şahane. Öte yandan “çibi” karakterlerin kullanıldığı kapanış parçası, nasıl desem… Kuru gürültü. Yani kapanıştan ziyade daha çok skeç gibi ve müzikten çok bağırış çağırış hakim.

Nanbaka’nın eğitici bir yanı, ders çıkaracağımız köşeleri yok. Amaç sadece eğlenmek ve keyifli vakit geçirmek. Anime evrenine bir artısı var mı? Yok ama misyonunu da layığı ile yerine getiriyor. Evet, izlemeye karar verirseniz göreceğiniz bazı olaylar başka animelerden tanıdık gelecektir lakin izlemesi yine de zevkli.

*Bu yazı ortak çalışma yaptığımız olmayanulke.com adresinde yayınlanmıştır.




Translate »