Toplumsal Tabuları Yıkan Bir Yönetmen: Susumu Hani

“Ben sadece insanların içi ile ilgileniyorum.”

10 Ekim 1928 Tokyo doğumlu olan yönetmen Susumu Hani, erken dönem Japon Sineması’na yön veren Ozu, Mizoguchi, Kurosawa ve Naruse dörtlüsüne benzer şekilde, Nuberu Bagu’ya yön veren bir dörtlü grubun ilk üyelerindendir. Diğer Yeni Dalga yönetmenlerinin aksine filmlerinin çoğunu büyük stüdyoların dışında çekmiştir. Film kariyerine belgesel filmlerle başlayan Hani, amatör oyuncuları ve doğaçlama tarzı tercih etmiştir. 1950’lerde çektiği belgeseller ile (1954- Kyōshitsu no kodomotachi/Children in the Classroom ve 1956- Te o Kaku Kodomotac-
hi/Children Who Draw) “gerçek sinema” (Cinéma vérité ) belgesel film yapım tarzını Japonya’ya tanıtmış ve diğer yönetmenlerden de büyük ilgi görmüştür. Hani de, özellikle toplumsal tabular olan ensest ve cinsellik gibi temaları “görme” mefhumuyla birlikte işlemesiyle ön plana çıkmıştır. Ayrıca daha sonra 68 kuşağı olarak adlandıracağımız kuşağın doğmasını sağlayan muhalif yönelimler de filmlerinde kendine yer bulmuştur.

Hani’nin 1961 yapımı ilk uzun metrajlı filmi Furyō shōnen/Bad Boys, temelde küçük suçlar işlemiş bir gencin tutuklanışı, değişimi ve serbest kalmasını konu edinen bir hikâyeyi takip ederken, diğer yandan ıslahevindeki tutuklu diğer gençlerin gerçek öyküleri ile bu gencin deneyimlerini birleştiren şaşırtıcı bir suç ve ceza belgesini oluşturmuştur. Hani, bu filmle akran gençleri aktör olarak kullanarak filmi otantik kılarken, kurmaca ile belgesel arasındaki çizgiyi de bulanıklaştırdığını hissettirmiştir.

1960’larda Hani, birçok uzun metrajlı filmini tamamlamıştır. Bunlardan 1963’te çektiği ve 1964 yılı 14.Berlin Film Festivali’nde ödüller kazanan Kanojo to kare/She and He filmi; büyük şehir yaşamını ve sınıf engelini kendine konu edinmiştir. İki sınıf insanları-burjuvaları ve gecekonducuları karşı karşıya getirilmiştir. Yine 1964’te çektiği Japon bir mühendisin Afrika yolculuğunu ve bildiği dünyanın tanıdığı dünyadan farklılığını anlamasını konu edinen Bwana Toshi no uta/The Song of the Bwana Toshi ve 1968 yapımı “cinselliğin uyanışı” temalı Hatsukoi: Jigoku-hen/Nanami: The Inferno of First Love filmleri bu döneme rastlar. Hani, Yeni Dalga hareketindeki gerçek birkaç bağımsızlardan olup Donald Richie ile diyaloğundaki şu sözleri filmlerinde kullandığı temalarını ve üslubunu özetler niteliktedir: “Birçok kişiye hayran olsam da insanlara hayran değilim. Toplumun insanlara yaptığından hoşlanmıyorum. Bu onları kışkırtıyor. Yine de ben topluma saldırmak istemiyorum. Ben böyle bir insan değilim. Benim yaptığım şey onları görmezden gelmek veya daha da iyisi bazı şeyleri göstermek. Hayvanlar olanlar da dâhil olmak üzere, benim resimlerimde yapmış olduğum şey bu.”

Filmleriyle festivallerde yer alan, ödüller kazanan ve akımda başarılı yapımlara imza atan Hani’nin en büyük özelliği sinema dili olmuştur. Cesur ve gözü pek bir kamera ile kahramanları gerçek hayatta bir göz nasıl izlerse o denli izliyor, belirli kalıpların kamerası olmaktan da çıkıveriyordu.

Filmografi

-Kyōshitsu no kodomotachi(Children in the Classroom), (1954) Belgesel
-Te o Kaku Kodomotachi (Children Who Draw), (1956) Belgesel
-Tokyo (1958)113 Belgesel
-Furyo Shonen (Bad Boys), (1961) Dram
-Mitasareta Seikatsu (A Full Life), (1962) Dram
-Kanojo to Kare (She and He), (1963) Dram
-Te o tsunagu kora (Children Hand in Hand), (1963) Dram
-Andesu no Hanayome (Brade of the Andes), (1966) Dram
-Bwana Toshi no uta (The Song of the Bwana Toshi), (1967) Dram
-Hatsukoi: Jigoku-Hen (Nanami: The Inferno of First Love), (1968)
-Avantgarde
-Aido (Aido: Slave of Love), (1969) Dram

-Gozenchu no Jikanwari (The Morning Schedule), (1972) Dram
-Yôsei no uta (Mio), (1972) Belgesel
-Africa Monogatari (A Tale of Africa), (1980) Dram

*Bu yazı “Başlangıçtan Günümüze Japon Sineması” adlı kitapta yayınlanmıştır.



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »