Tokyo’nun Gösterişli Tapınak Bölgesi I Asakusa

Sensoji Asakusa Japonya

Asakusa, Tokyo’nun en gösterişli ve en eski yerleşim birimlerinin olduğu ilçesidir. Asakusa’da gezerken tabiri caizse zamanda yolculuk ediyormuş gibi hissedersiniz. Bölgenin böyle eski bir havasının olmasını sağlayan şey ise şüphesiz Tokyo’nun en eski tapınaklarından olan Sensoji Tapınağı‘nın burada yer almasıdır.

Sensoji, Asakusa nın şah damarı, bölgede yer alan bir çok tapınağın arasından en bilineni ve en gösterişlisidir. Her yıl hatrı sayılır miktarda turisti kendine çeken Sensoji  ilk kez Milattan sonra 645 yılında yapılmıştır. Bodhisattva Kannon’a adanan Sensoji tapınağı tıpkı Japonya’nın diğer tapınaklarında olduğu gibi tekrar tekrar yıkılıp yeniden inşa edilmiştir. İkinci dünya savaşı sırasında bombalanan ve oldukça zarar gören tapınak daha sonra tekrar yapılandırılarak Japon halkı için barış sembolü haline gelmiştir. Tapınağın şimdiki hali 1950 yılından beri turistlerin ve yerli halkın ziyaretine açıktır.

Asakusa Tokyo Sesoji Tapınağı

Tapınağa giden yolda  ilk olarak Kaminarimon(Thunder Gate) kapısından geçiyorsunuz.  Kapının iki yanında Şinto tanrıları Fujin ve Raijin yer alıyor. Fujin doğuda yer alıp rüzgar tanrısını simgelerken, Raijin batı tarafında yer alarak şimşek tanrısını simgeliyor.

Kaminarimon kapısından geçtikten sonra  tapınağa giden yol boyunca sizi küçük hediyelik eşya dükkanlarının çevrelediği ‘’Nakamise-dori’’ adı verilen bir sokak bekliyor. Burası Asakusa’yı simgeleyen  ve eski Edo dönemini temsil eden (şimdiki Tokyo) hatıra eşyaları, geleneksel tatlılar ve giysilerle dolup taşan bir yer. Eğer seyahatiniz boyunca Tokyo’da dolaşıp hediye alamadıysanız burası sizin için biçilmiş  kaftan niteliğinde olabilir. Geleneksel tatlılar demişken genişletmemek olmaz. Burada ‘’Kannon-do’’ ana tapınak meydanına yaklaştıkça yiyecek dükkanları sıralanmaya başlıyor. Deneyebileceğiniz geleneksel asakusa atıştırmalıkları arasında; Tatlı soya fasulyeli Kibidango, kırmızı fasulye dolgulu kek Agemanju ve pirinç krakerleri Osenbei örnek verilebilir. Kalabalıkla birlikte ağır ağır ilerleyebildiğiniz Nakamise sokağının sonunda, Sensoji tapınağı tüm gösterişliliği ile  sizi karşılıyacaktır.

Senso-ji
Sonunda Sensoji’ye ulaştığınızda rahatlayıp.derin bir oh çekebilirsiniz. Tüm kalabalığı arkanızda bırakıp Tokyo’nun en eski tapınağına ulaştınız! Tapınağın içinde veya dışında bir çok ayine rastlayabilirsiniz. Özellikle tapınağın bulunduğu Kannondo Geçidi’nin tam ortasında bir tütsü ocağı ile karşılaşıyorsunuz. Ocağın etrafına dizilen insanlar tütsüyü elleriyle kendilerine doğru savurarak dumanını içlerine çekiyorlar. Bunu yapmalarının sebebinin  bir çeşit arınma gerçekleştirerek Buda’yı onurlandırmak olduğu söyleniyor.

Omukiiji

Tapınağın içinde göreceğiniz ritüllerden biri de oldukça ilginizi çekebilir. 100 yen vererek kaderinizle ilgili şans kağıtlarından çekebiliyorsunuz. ‘Omukiiji’ adı verilen bu şans kağıtları tapınak içinde oldukça popüler hale gelmiş.
Sensoji’deki kültür turumuzu tamamladıysak, Asakusa’yı  incelemeye kaldığımız yerden devam edebiliriz. Gündüzleri Edo tarih çağı rüzgarları esen tapınak bölgesinde  Asakusa’nın günlük yaşamı nasıl akıyor ve gece hayatı nasıl bir işleyiş içinde hep beraber gezerek keşfedelim.

Asakusa Japonya Akşam

Asakusa’da tapınaklar öğleden sonra  5 gibi kapandığında bölge kendini karanlık havaya ve Tokyo’nun bilindik akışına hazırlamaya başlar.  Asakusa bir yanıyla tapınakları kucaklarken diğer bir yanıyla da Starbucks gibi uluslararası kahve mekanları, süpermarketler,  ışıl ışıl alışveriş merkezleri  ve geleneksel-modern karışık barlarıyla sizi bambaşka bir evrene davet eder.

Asakusa Kamiya Bar

Asakusa’da  gece hayatı, Nakamise dorinin 7’de kapanmasıyla başlar. Sessiz sakin yürüyüş yolları yan yana dizilmiş barların ışıklarıyla yavaş yavaş canlı bir atmosfer yaratır. Asakusa’nın  kendine has gece ihtişamını bölgenin en meşhur barlarından Kamiya Bar’da deneyimleyebilirsiniz. Kaminarimon‘a çok yakın mesafede olan  Kamiya Tokyo’nun ilk batı tarzında  barı olma özelliğine sahiptir. 1880 yılından günümüze kadar gelen bar ayrıca Japonya’nın en eski barı olma özelliğini de kendisinde saklamaktadır.

Asakusa Izakaya Köşesi

Asakusa’nın gece hayatına dair bilmeniz gereken şeylerden biri de  attığınız her adımda  karşınıza çıkacak izakayalardır. ’’İzakaya’’ dediğimiz şey Japonların geleneksel tarzdaki publarıdır. İş çıkışı bunalan Japonlar soluğu hem yemek yiyebilecekleri hem de içki içebilecekleri izakayalarda alırlar. Bir sokak boyunca yanyana  sıralanmış tatami matlarda alçak taburelerde oturup izakayaların tadını çıkarırken yeni arkadaşlar edinmeniz tesadüf olmayacaktır. Taverna ile bir İngiliz pubı arasında kalan izakayalarda vakit geçirmeden Asakusa’dan kesinlikle ayrılmamalısınız. Ve ayrıca not olarak Asakusa’daki gece hayatını  gerçekten yaşamak için  sizi otelinize götürecek olan son treni kaçırmayı göz almalısınız.

Asakusa Japonya

Asakusa’nın renkli ama aynı zamanda bir köşesine çekilmiş sizin onu bulmanızı bekleyen gece hayatına dokunduktan sonra geleneksel yiyeceklerine de bir bakış atalım. Eğer Uzakdoğu tatlarına, aşinaysanız ya da yeni tatlara açıksanız deniz ürünlerinin yoğun olduğu Asakusa geleneksel yiyecekleri sizi büyüleyebilir. Ama tam tersi aç da bırakabilir. Bu Tamamen sizin damak zevkinize kamış bir durum.

Japon Yemekleri

Bu geleneksel yiyeceklerden en bilineni belki de Tempuradır.  Tempura hamurla kaplanmış deniz ürünleri ve sebze kızartmasıdır. Asakusa geleneksel yiyeceklerinde Tempuranın her türlü çeşidi bulunur. Soba yani ince bir japon noodle çorbası üstünde tempura ile servis edilir. Tendon ise pirinç ve tempura’nın birleşiminden oluşan bir yemektir. Pirinç ve acılı dip sosun içine tempuralar batırılarak yenme şekli vardır. Sukiyaki ise Japonlara özgü bir hot pot (kase) içinde ince dilim etlerin, sosların ve sebzelerin kaynatılması ile yapılır. Bu yemek daha pişirilmeden kap içinde sizin önününüze getirilir ve pişmesine şahit olarak yemeye başlarsınız.

Asakusa

Tüm bu özellikleriyle  Asakusa’da turist olmak; Sabah ve öğle saatlerinde Kaminarimo’nun önünde fotoğraf çekilmeye uğraşan insanların telefonlarından seke seke kurtularak, tatlı ve samimi aksanlarıyla size broşür vermeye çalışan Japonlara yakalanmak demektir. Geleneksel ve modern hayatı bir arada yaşayıp ruhunuzu beslemeniz ve Japonların anlamakta zorlanacağınız hallerine şahitlik etmek demektir.

Asakusa Festival
Ayrıca Japonya’da bir  mevsimde diğerine geçmenin rengarenk ve gösterişli  bir şekilde kutlandığı Matsuri festivallerinden birine şahitlik etmediyseniz, Japonların o kendilerine has ruhlarını henüz tam olarak yaşayamamışsınız demektir. Bunlardan en ünlü olanı Sanja Matsuri’dir. Sanja Matsuri Asakusa Sensoji  tapınağının önemli festivallerindendir. Her yıl  Mayısın üçüncü haftası ‘’Mikoshi’’ adı verilen gezici mabetlerin dolaştırılması ve etrafında geleneksel müziklerle dönülmesiyle yapılır. Sanja Matsuri devam ettiği üç gün boyunca dünyanın her yerinden 2 milyon turisti ağırlar.

Tüm  o tarih kokan havası ve ne zaman hangi köşesinden ne çıkacağını bilmediğiniz Asakusa’da kendinizi sokaklarda yeniden bulmanın hafifliğini yaşarsınız. Tüm Japonya şehirlerinde ve mekanlarında olduğu gibi, bırakın sizi merakınız yönlendirsin.

*Bu yazı Japon Sinema Dergisi’nin 5. sayısında yayınlanmıştır. Dergideki diğer yazıları okumak için tıklayabilirsiniz.




Translate »