Shōjo’dan Petrol Savaşlarına | Hanasakeru Seishounen

Günümüz zamanına çok benzer bir evrende geçen Hanasakeru Seishounen hikayesi tıpkı başlıktaki gibi shōjo olarak başlıyor ama öyle devam etmiyor. Öyle bir noktaya geliyor ki kendinizi petrol için savaşan şirketlerin politik oyunları, entrikaları arasında buluyorsunuz. Serinin en büyük artısı da işte bu oluyor dolayısıyla.

Hanasakeru Seishounen 2009-2010 yılları arasında 39 bölüm olarak yayınlanan ve türleri arasında shōjo, romantik ve drama bulunan bir anime serisi. Aynı isimli ve 12 ciltten oluşan mangadan uyarlama olan serinin yönetmenleri Hajime Kamegaki ve Chiaki Kon. Hajime Kamegaki’yi Lupin III filmlerinden tanıyoruz. Bir çoğunun yönetmeni kendisidir. Birkaç tane de Naruto filmi yönetmiş. Chiaki Kon ise Golden Time, Junjou Romantica ve Higurashi no Naku Koro ni serilerindeki yazar-yönetmenliklerinden biliyoruz.

Anime türlerinde reverse-harem geçmiyor ama aslında tam da reverse harem havasında diyebilirim. Kısaca hikayesine değinmek gerekirse; Kajika Amerika’nın en güçlü petrol hattı şirketleri olan Harry’nin tek kızı. 14 yaşında olan Kajika çocukluğunu babasının suikaste uğrama korkusu yüzünde bir adada Li Ren ile geçirmiş. Li Ren ise Harry’nin şirketi ile iş yapan başka bir klan şirketin lideri. İşlerin ilginçleştiği kısım ise Harry’nin kızı Kajika ile girdiği oyun. Harry Kajika’ya evlenmesi için ona üç aday sunduğunu ama adayların bunlardan haberdar olmadığını söylüyor. Eğer Kajika kabul ederse bu adaylardan birisiyle evlenecek. Fakat Harry Kajika’dan evlenmek için seçtiği kişiyi de kendisine aşık etmesi gerektiğini söylüyor. Yani aday da Kajika’yı seçmeli. Adayların kimliğini de söylemeyen Harry, Kajika’ya sadece adayların etkileyici görünüşleri ve kişilikleri olduğunu, bir adayı görür görmez aday olduğunu anlayacağını belirtiyor. Bu oyunu oldukça ilginç bulan Kajika ise babasının teklifini kabul ediyor ve hikaye başlıyor.

Shōjo ve reverse harem mantığıyla giden hikayede adayları tanımaya başladıkça işlerin rengi de değişiyor. Her adayın kişisel ve ailevi draması izleyiciye “yok artık” dedirtecek nitelikte olsa da ilerleyen bölümlerde ortaya çıkan karmaşık ilişkiler daha da şaşkınlık verici oluyor. Bir süre sonra ise adaylar arasında sadece seçme ve seçilme savaşı değil, güçlü adayların temsil ettikleri petrol şirketlerinin politik savaşları da başlıyor. Tüm bunların ortasında ise Kajika’nın masum ve çocuksuluğu kalıyor.

Karakterlerin çok uluslu yapısı, hikayedeki petrol ülkesi ve şirketleri, kraliyetlerin içindeki güç savaşları günümüz dünyasında yakından ilgili. Bu yüzden hikayeye alışmakta zorlanmıyor izleyici. Ayrıca tüm bunlar hikayeyi evrensel bir hale de getirmiş. Hani dizi olsa hikayesi ve entrikalarıyla baya fenomen olacak nitelikte.

Çizimleri shōjo mantığına uygun ve soft renkler kullanılmış. Fakat bishōnen mantığıyla çizilen erkek karakterler daha çok ilgi çekiyor. Senaryosu oldukça  ilginç olan animenin müzikleri de başarılı ve formatına uygun olmuş. Velhasıl izleyiniz efendim.

*Bu yazı Japon Sineması E-Dergisinin 15.sayısında yayınlanmıştır. Dergiyi okumak için tıklayınız.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.