Shingeki no Kyojin | 2. Sezonda Neler Oldu, Nerede Kaldık?

Efendim malumunuz Shingeki no Kyojin geçtiğimiz günlerde üçüncü sezonuyla tekrar bizlere katıldı. En kısa zamanda sezona nasıl başladıklarına dair bir inceleme yazacağım, fakat ondan önce ikinci sezonu bir hatırlayalım istiyorum.

2013 yılının Nisan ayında tanıştık Shingeki no Kyojin’le. Ya da Attack on Titan’la… 25 bölümde öyle şeyler izledik ki anime son yılların en popüler yapımı olmakla kalmayıp aynı zamanda gelecek sezonu en çok istenen ve beklenen animelerden birisi haline geldi. Ne var ki ikinci sezonu izlememiz dört yılı buldu çünkü anime hızlı ilerlemiş ve gelecek sezon için yeterli manga içeriği oluşmamıştı. Manganın birikmesi animenin hazırlanması derken ancak geçtiğimiz yıl 12 bölümlük ikinci sezonu izleyebildik.

Tam da ilk sezonun bittiği yerden devam eden ikinci sezon, tıpkı ilk sezon gibi bize bir cevap veriyorsa beş soru sordu. Papaz Nick’e duvarlardaki devlerin nedenini soran Hange detaylı bilgi alamasa da artık nereye bakması gerektiğini biliyordu. Daha çok araştırma yapmalı, geçmişe bakmalıydı. Bu arada bir ulak Rose Duvarı’na devlerin geldiğini haber vermeye gelmişti bile! 12 saat öncesindeki Rose Duvarı’nın yakınlarında ekibimizin yaşadıklarıysa ikinci sezonda izleyeceklerimiz yanında hiç bir şeydi. Gafil avlandıkları için techizatlarını giyemeyen Conny, Ymir, Reiner, Bertholdt ve Sasha’dan oluşan ekibimiz dörde ayrılarak her bölgeye haber vermek istediler.

Bu arada Rose Duvarı’na doğru harekete geçen Levi, Hange, Eren, Mikasa, Armin ve Papaz Nick, yolda keşfedecekleri tarihin akışını değiştirecek bilgilere doğru harekete geçmişlerdi bile!

Daha sezonun başı olmasına rağmen çok şeye şaşırdık. Neredeyse 20 metre boyunda diğer devlerden daha farklı fizyolojik yapıda olan bir dev diğer devleri kontrol edebiliyor, dahası çok net ve anlaşılır bir şekilde konuşabiliyordu. Sezonda tam netleştirilmese de, Rose Duvarı’nın hiç yıkılmaması devlerin içeriden birileri olduğunu düşündürdü. Köylere giren devlerin evleri dağıtmasına rağmen hiç ceset olmaması da bu düşüncede başka bir etkendi tabii. Eren gibi farkında olmadan dönüşüm geçirdiklerine ve birilerinin tetiklemesiyle dev olduklarına eminim diyebilirim. Buna en büyük kanıt da Conny’nin evindeki devin annesine benzerliği ve Nanaba’nın devler tarafından parçalanırken “baba dur, özür dilerim” gibi şeyler söylemesi…

Bu arada Sasha ce Conny gibi bazı karakterlerin geçmişine de ufak bakışlar attık. Ama ikinci sezon en çok Christa ve Ymir hakkındaydı diyebiliriz sanırım. Reiner ve Bertholdt’u da unutmayalım elbette. Christa’nın Sur Tarikatı için önemli bir kişi olmasının nedenlerini biraz anladık ama hala neler yapabileceği ve neler bildiği konusunda pek bir fikrimiz yok. Ymir ve Christa’nın geçmişte yaşadıkları bize sezonun ilk karakter dramalarını sundu. Ailesi hakkındaki gerçekler, Ymir’le yolunun kesişmesi ve bu iki karakterin birbirinin içini görebilmeleri şüphesiz sezonun en duygusal ve dramatik sahnelerini oluşturuyordu.

Reiner, Bertholdt ve Ymir’in amaçları, sebepleri ve motivasyonlarının farklılığı sezonun son çeyreğinin bir hayli heyecanlı geçmesine sebep olmuştu. Birbirlerinden habersiz oluşlarıysa tüm bunları yapanların arkasındaki insanlar hakkında ne kadar az şey bildiğimizi bir kez daha hatırlattı bana. Üstelik bu üçlünün geçmişte keşisen yollarının trajedisi de bir o kadar ilginçti. Ymir’in Reiner ve Bertholdt’a bakış tüm bu olan bitenden bilgisinin olmayışı işleri daha da ilginç kılıyordu ama izleyiciye hiç bilgi vermiyordu.

Elbette sezonun en dikkat çeken bilgileri ilk sezon izlediğimiz surları yıkan devlerden en büyüğünün Bertholdt, hızlı ve zırhlı devin ise Reiner oluşu diyebilirim sanırım. Ymir’in dev olmasının arkasındaki amacı henüz bilmesek de, onu da dev olarak görmek beni çok şaşırtmıştı. Öte yandan Reiner’ın dev kimliğiyle Keşif Birliği’ndeki kimliği arasındaki uçurumsa daha büyük psikolojik çıkmazlara sokuyordu bizleri. Neredeyse kişilik bölünmesi yaşıyor diyebileceğim Reiner’ın her iki karakterinin çatışması bizi büyük resimden uzaklaştırıyordu ama aynı zamanda çok iyi bir karakter draması sunuyordu. Yine de bu kırılma olmasaydı her şeyi Eren’e anlatamazdı. Eren’le olan dövüşleri ve dialoglarıyla geçmişlerine ve düşüncelerine dair bilgi veriyordu ama gelecekleri tamamen belirsizdi. Ymir ve Reiner’in sürekli değişen dengelerinin olması izlemesi en heyecanlı kısımlarıydı sezonun.

İkinci sezonda yine ilk sezon gibi acımasız ölümleri gösterdi bizlere… Yeni tanıştığımız bir çok karakterle kısa sürede vedalaşırken ilk sezondan beri izlediğimiz bazı karakterlerle de vedalaşmak zorunda kaldık.

Sonundaysa surların devlerden oluşmuş koca bir barikat, her devin farklı bir özel yeteneği olduğu, Reiner – Bertholdt – Ymir’in Eren ve Annie gibi birer dev olması, Christa’nın Sur Tarikatıyla dolaylı yoldan ilgili olduğu, tüylü devin diğer devleri kontrol edebildiği ve bu sezondaki dev saldırılarının arkasındaki kişi olması gibi bilgiler dışında bir şey öğrenemeden sezonu bitirdik.

Yukarıda da belirttiğim gibi üçüncü sezon başlamış durumda. O zaman yeni sezona başlayıp ilk izlenimlerle karşınızda olmak üzere…

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız www.birdizihaber.com adresinde yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »