Sanalın Gerçekliğe Dönüşmesi I No Game No Life

3nogifekeyimageid

“Eğer her şeyin basit oyunlarla çözüldüğü bir dünya olsaydı?

Oyun tahtası üzerindeki bir dünya…

Kuralların ve hedefin belli olduğu.

Hayallerinizdeki dünya: Oyun Dünyası “Disboard”

Bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

2012-2015 yılları arasında 8 kitabı yayınlanan  No Game No Life  serisi Yu Kamiya tarafından yazılan ve resimlendirilen bir hafif roman(light novel)dır. Sonrasında ise romanın 2013 yılında Media Factory  tarafından Monthly Comic Alive dergisinde mangası yayınlanmıştır.

Daha sonrasında 2014 yılında manga Mad House tarafından animeleştirilir. Şu anda bir sezon olan anime 12 bölümden oluşuyor. İkinci sezonu ise merakla bekleniyor.

Serinin açılış şarkısı Suzuki Konomi“This Game”, kapanış şarkısı ise Ai Kayano‘nun seslendirdiği Shiro‘nun söylediği “Oración”.

no-game-no-life-anime-sora-shiro-kheilahetaliafanarts-1920x1080

Macera, komedi ve fantastik türde (biraz da ecchi) olan animenin konusu ise şöyle; Sora ve Shiro herhangi bir eğitimi, işi olmayan, ünleri internet üzerinde şehir efsanesi gibi yayılmış iki kardeştir. Gerçek hayatta ikisi de utangaç ve asosyal olan bu iki kardeş oyunlarda 『  』 (boşluk) olarak bilinen grubu oluşturuyorlar ve bu grup diğer oyuncular tarafından gizemli ve yenilemez olarak biliniyor. Boşluk ismi, oynadıkları tüm oyunlarda kullanıcı adı olarak hiçbir şey seçmedikleri için diğer oyuncular tarafından onlara veriliyor.

Bir gün, gizemli bir rakibi online satrançta yendikten sonra ikili, rakipleri tarafından kendi dünyasına – her şeye oyunlarla karar verilen bir dünya olan – Disboard‘a geçmelerini teklif ediyor. Kardeşler teklifi kabul ettikten sonra rakipleri Tanrı Tet onları kendi dünyasında yeniden yaratır. Sora ve Shiro zayıf insan ırkı olan Imanity‘nin kurtarıcıları olarak diğer ırklarla dünyayı fethetmek için savaşa girerler. Ancak bu savaşlarda asıl amaçları her şey hallolduğunda Tanrı Tet’i yenmektir.

Adı geçen alternatif dünya Disboard‘da Old Deus, Elf, Gigant, Flügel, Imanity vb. 16 zeki ırk yaşamaktadır, ırkların tümü Exceed olarak anılır. Her ırk, temsili bir satranç taşına sahiptir. Eğer bir ırka atanan “soy taşı” kaybolursa bu ırk hem Exceed içindeki yerini hem de 10 Yemin‘in korumasını kaybederek diğer ırkların saldırılarına, köleleştirmesine ya da katletmesine karşı savunmasız kalır. Exceed’e dahil ırkların tamamı Tet’in kendini Tek Gerçek Tanrı ilan etmesinin ardından koyduğu 10 Yemin’e bağlıdır.

wallhaven-5411

Gelin seriyi biraz inceleyelim;

Ana karakterlerimiz Sora ve Shiro, seri boyunca bizleri bir çok maceraya sürüklüyor. Çok fazla akıl oyunu içeren bir seri olduğunu öncelikle belirtmek gerek ki zaman zaman oyunların nasıl şekilleneceğini tahmin edemiyorsunuz. Biz tahmin edemiyoruz ama oyun dahisi ikili oyunun nasıl biteceğinin olasılığını ve mantığını daha oyun başlamadan önce kurabiliyor. Hal böyle olunca biz de hayretler içerisinde izliyoruz desek yanlış olmaz.

Alternatif bir dünya olarak Disboard‘da gelişen olaylar aslında bize ilk çırpıda Sword Art Online serisini hatırlatıyor. İki  serinin benzerliği sanallık ve gerçeklik arasında arafta kalmaktan geliyor. Yani sanallığın ve gerçekliğin iç içe geçmesi, oyunun gerçekliğe dönüşmesi.

Temelde burada verilmek istenen mesaj bence sanal da olsa gerçek de olsa var olan dünya tamamen bir oyundan ibaret. İki türlü de ne yapman gerektiğini gösterecek herhangi bir parametresi yok. Çevreniz ne kadar kalabalık olsa da temelde her birimiz yalnızızdır ve bir şeyleri yaparken başarırken kendi başınıza hareket edersiniz. Kendi bilginizin ışığında kendi yolunuzu çizersiniz.

Library_elch

Verilmek istenen diğer bir mesaj ise (seride de bol bol görüceksiniz) bilginin ne kadar kıymetli olduğudur. Neden bu mesaj verilmek istenmiş derseniz; günümüz teknoloji çağında çok fazla içerik ve veri dolaşımı söz konusu. Çok fazla enformasyon var. Bireylerin bu noktada enformasyon bombardımanına karşı kendilerini savunabilecekleri şey sahip olduğu bilgiler oluyor. Seride zayıf bir ırk olarak yer alan insan ırkının (Imanity) dünyaya hükmetmesini sağlayan şeyin zayıflığından ötürü cilaladığı zekası, bilgisi olduğuna vurgu yapılıyor. İnsanoğlu özel güçlere sahip değildir, sahip olduğu en önemli hazinesi nedir; zekası ve bilgisidir. Bu noktada verilmek istenen mesaj da bu: “Bir hiç olarak doğan bir insanın, hiçliğini bilgiyle doldurması. İnsanı ve insanlığı kurtaracak olan şeyin bilgi olması.”

Gel gelelim serideki birkaç gönderme de gözden kaçmadı değil, onları da belirtip sizleri seriyi izlemeniz için rahat bırakacağım.

1) Öncelikle 5.bölümde Stüdyo Ghibli‘nin Castle of the Sky animesine bir gönderme yapılmış.

Sora’nın “Lupida gerçekten varmış.”  repliği ve görsel üzerinden bu gönderme yapılmış.

Adsız

2) 6.bölümde bir “Hiroshima&Nagazaki” göndermesi var. Gerçi burada Hidrojen bombası kelimesi kullanılmış olsa da izlediğimde bana hatırlattığı şey, Japonya’ya atılan atom bombalarıydı.

Adsız.png4 bölm6

3) 7.bölümde ise Gendo pozu ve Nausicaa’daki giant referansları ile Neon Genesis Evangelion  göndermeleri var.

collage

Bunun gibi belki bir çok göndermesi vardır da, benim görebildiklerim bu kadar. Bunların dışında söyleyebileceğim şey animeyi izlerken gerçekten çok eğleneceğinizdir. Bu iki kardeşin sahip olduğu zekaya ve rasyonelliğe kesinlikle hayran kalacaksınız. Ya ama bu ecchiymiş demeyin. Açık konuşayım ben türüne bakmadan, kapak fotoğrafını beğendiğim ve ismi de ilginç geldiği için izledim. Yani ecchii olduğunu animenin kurgusu beni ele geçirdikten sonra anladım. Aman aman ecchi değil, o yüzden izleyebilirsiniz. Zaten seride saran şey kurgu ve hikayenin birlikte iyi ilerlemesi.

Seriyle birlikte sizde hayallerinizdeki dünyanın kapılarını aralayın..

Openin Theme (Benim favorim):

 



Farklı olan birçok şeyin peşinde... Sanat ve tasarım aşığı.. Soyut/somut her şeyde bir güzellik arayışı içinde olan, gerçeklikle hayal arasında araftaki kişilik...