Sakura Açan Animeler


Her bahar ayı geldiğinde Japonya’da bir şenlik havasını, bir ferahlık havasını yaratan Sakura çiçekleri artık tüm dünya tarafından benimsenmiş gözüküyor. Öncelikle Japonca kelime olan Sakura’nın Türkçeci “Kiraz Çiçeği” anlamını taşıyor. Bu kiraz çiçeği meyve vermeyen bir tür olan “Kiraz Ağacı”ndan geliyor. Bu çiçeklerin birçok türleri var ve en popüleri olan ise Somei Yoshino adında olan çiçektir. Sakura’nın Japon kültürünce çok özel bir yeri vardır. Her bahar ayında çiçekler ağır ağır açar ve hemen dökülür. Bu hem hayatın başlangıcını yani baharı müjdeler, hem de hayatımızın bir sonu olduğunu simgeler. Daha solmadan en güzel halindeyken dallarından düşmesi sebebiyle Japon edebiyatında bu durum ölüm ile yaşamın beraberliğini ifade eder. Sakura’nın dalında kaldığı zamanın çok kısa olması, Japon kültüründe hayatın gelip geçici olduğunu göstermektedir.

Bir diğer efsane ise Samuraylar için kiraz çiçekleri hem yaşamı hem de ani bir ölümü hatırlatmaktadır. İnsanlar, estetiğin simgesi olan kiraz çiçeklerini izlemek için Japon parklarına, bahçelere ve tapınaklara gidiyorlar. Bu sebepten dolayı ki yüzyıllardan beri şairlere, müzisyenlere sinemacılara ilham veren Sakuralar, özellikle anime dünyasında ayrı bir yer edinmiş.

Bahar animelerinde yer alan sakuralar konunun dışında olsalar da orada bulunmalarının ayrı bir yeri var. Fakat sadece arka planda değil; Sakura sevgisini taşıyan ve sadece bunun üzerine yapılmış animeler de sakura ve anime tutkunu olan izleyiciler için ayrı bir önem taşıyor.

Bu bağlamda Sakura sevgisini taşıyan birkaç animeyi sizin için derledim:

Kaguyahime no monogatari (2013)- Prenses Kaguya Masalı (2013)

Geçtiğimiz ayda Isao Takahata’nın ölümü ile tüm anime severler olarak baya sarsıldık. Prenses Kaguya Masalı’da Takahata’nın en bilinen ve her bahar ayı geldiğinde izlenilecek animeleri arasında yer alyordu.Kuruculuğunu Hayao Miyazaki ve Isao Takahata’nın yapmış olduğu ünlü Stüdyo Ghibli’nin 2013 tarihli Prenses Kaguya Masalı, kaguya isimli bir prensesin 10.yüzyıl Japonya masalından uyarlama bir yapım. Ormana gidip bambu keserek geçimini sağlayan yaşlı bir adamın, bir gün yine ormandayken ışık saçan bir bambuda parmak kadar bir kız bulup evine, karısına götürmesiyle başlıyor her şey. Eve geldiklerinde parmak kız gerçek bir bebeğe dönüşüyor ve yaşlı çift tarafından evlat ediniliyor. Ne zaman ki babası yine ormanda ışıldayan bir bambunun içinde ağırlığınca altın bulup kızının bir prenses olması ve şehre taşınmaları gerektiğine hükmediyor, o zaman hayatı değişiyor Kaguya’nın. Hatta ismini de prenses olduktan sonra alıyor. Hikaye’nin konusundan çok bir rüya kadar güzel suluboya çizimleri ile dikkat çekiyor. Bundan sonrası yaşıtlarına göre doğaüstü bir şekilde hızlı büyümesi dışında sıradan bir kız çocuğunun öyküsü gibi. Özellikle prenses Kaguya Sakura çiçekleri ile bahar gelişini kutladığı sahneleri, animede sakura sevgisini temsil ediyor.

Her plana konulan Sakura çiçekleri, gerçek anlamındaki efsaneler gibi prenses Kaguya’nın yaşamı ve ölümü arasındaki bağlantıya değinilmiş. Sakura mevsimi bitmeden bu animeyi zamanında izlememin faydası var! Çünkü gönüllerde resmen Sakura’ları açtırıyor…

Byousoku 5 Centimeter- Saniyede 5 Santimetre (2007)

Adını kiraz ağacı yapraklarının düşüş hızından alan, 2007 tarihli, Makoto Shinkai başyapıtı bir anime.

Toplam bir saate yakın süren üç kısa öyküden oluşan film, ailelerinin Japonya’nın iki ayrı köşesine taşınmaları nedeniyle ayrılmak zorunda kalan takaki ile akari isimli iki çocukluk arkadaşının hikayesini anlatıyor.

3 bölümden oluşan bu filmde, ilk olarak ailesinin sebebiyle Akari Shinohara, ilkolu bitirerek Takaki’den ayrılmak zorunda kalıyor ve Takaki arada ki bağları sıkı tutmak için sürekli mektup yazıyor. İkinci hikayede de ise aradan seneler geçmiş ve Takaki lise son sınıf öğrenci olmuştur ve hala Akari’ye mektuplar yazmaktadır fakat gönderememektedir. Bu arada sınıftan birisi Takaki’ye aşık olmuş ancak bunu söyleyecek cesareti bulamamıştır. Son olarak ise ikilinin yolları ayrılmıştır Akari bilgisayar programcılığı yapmaktadır Akari ise evlilik hazırlıkları. Fakat Takaki tren yolunun oralarda tanıdık gelen bir bayanı görene kadar…

Animede Sakura’ların konusuyla özdeşleşmiş olarak aktarılmış. Yani “kiraz çiçeklerinin yere saniyede 5 santimetre hızla düştüğü” bilgisini belirterek açılan ama zamanın ve uzaklığın ne kadar göreceli olduğu ana fikrini her karesinde taşıyan bir başyapıt diyebiliriz.

Sakurako san no Ashimoto ni wa Shitai ga Umatteiru (2015)

Sakurako san no Ashimoto ni wa Shitai-ga-Umatteiru filmi 24 bölümlük bir animeden oluşuyor. Konusuna gelecek olursak; Shoutarou Tatewaki, Hokkaido’nun Asahikawa şehrinde yaşayan bir lise öğrencisidir. Sakurako Kujou ise kemik fetişi olan genç bir kızdır ve kemiklerini aldığı örnekleri analiz edebilme yeteneğine sahiptir. Bu kızla karşılaştıktan sonra çeşitli davalarda ona eşlik etmek zorunda kalıyordur. Her bölüm biraz daha tanıdığımız karakterlerin, ilerleyen bölümlerde olayların daha da kişiselleşeceğini görüyoruz. Ayrıca çizimler ve tema müzikleri anime de ön plana çıkan en önemli unsurlardan bir tanesi.

24 bölümlük bu anime de her bölümde ayrı planların içerisine yerleştirilen Sakura’lar dikkat çekiyor. Tabii ki ana konusu Sakura sevgisi olmasa da, kiraz çiçeklerini görmek bize Sakura geçmişini, sevgisini hatırlatıyor.

Bunların dışında içinde  Sakura sevgisini barındıran bir anime daha var: Sakura no ame.

Bu anime hakkında fazla Türkçe kaynak bulunmasa da, yabancı kaynaklarda yazan bilgilere göre anime, 2012 yılında  Vocaloid Hatsune Miku tarafından söylenen ve halyosy tarafından bestelenen “Sakura no ame” şarkı sözleri üzerinden tasarlanmış. Ayrıca bu şarkı Japonya’da bir mezuniyet şarkısı olarak sergileniyor. Hikaye, üst sınıfın ayak izlerini takip eden ve Otohama Lisesi Korosu’nun yeni başkanı olarak çalışan karakter Miku’i anlatılılıyor. Bunun dışında şarkı söyleme ve arkadaş sevgisini ele alan anime de görüntü olarak diğer animelerin yanında daha kaliteli bir tarz sergiliyor. Sakura’ların gerçekçi görüntüleri ile anime’ye ayrı bir farkındalık katmış. Anime’nin tüm çizimleri gerçekçilik etkisiyle birleşerek izlememiz için ayrı bir sebep yaratmış. Özellikle Miku’nun Sakura’ların döküldüğü an şarkı söylemesi, Sakura efsanesini ve sevgisini bize hatırlatıyor.




Translate »