Onibaba: Öl yada Öldür

Türkçe’de “şeytan kadın” anlamına gelen 1964 yapımı fantastik korku filmi Onibaba, türün meraklıları için biçilmiş kaftan diyebiliriz. Peki, Onibaba efsanesi nedir? Onibaba, Japon folklorunda ihtiyar kadın görünümündeki insan yiyen canavarlara verilen ad. Filmin adı da bu efsaneye dayanmakta. Hiroşimalı yönetmen Kaneto Shindo’nun yazıp yönettiği ve daha sonraki yıllarda William Friedkin’in “The Exorcist” filminin de esin kaynağı olan Onibaba izleyici ve eleştirmenlerden de yüksek not almış bir film.

Filmin konusuna gelince: 14. yüzyılda kuzey ve güney hükümdarlıkları arasında süre giden bir savaş hali vardır. Tarımsal üretim adeta durmuştur. İnsanlar açlıkla mücadele etmektedirler. Oğlu askere alınan ama bir daha geri dönmeyen yaşlı anne ve gelini de hayatta kalma mücadelesi veriyorlardır. İnsan boyundaki yabani otlarla kaplı bataklık bir bölgede yolu oradan geçen veya kaçan askerleri öldürerek (!) onların değerli eşyalarını gasp edip bedenlerini bir çukura atarlar. Askerlerin değerli zırhlarını ve eşyalarını ise yiyecek karşılığında civardaki bir tüccara satarak yaşamaya çalışırlar.

İşte böyle sert ve vahşi sahnelerle açılan filmin ilerleyen dakikalarında bir gün bir asker çıkagelir. Yaşlı kadının oğlunun arkadaşı olan Hachi’dir bu. Yaşlı kadına oğlunun öldüğünü söyler ve kadının bütün dünyasını yıkar adeta. Bu kurtlar sofrasında gelinini yanında tutan tek şey oğlunun bir gün geri dönecek olmasıdır. Bu olasılığın da ortadan kalkması, Hachi’nin yaşlı kadının geliniyle gönül eğlendirmeye başlaması işleri çığırından çıkarır. Gelini kendini terk ederse aç kalacağını düşünen yaşlı kadın ikili arasındaki birlikteliğe var gücüyle engel olmaya çalışır.

Peki, nasıl engel olmaya çalışır sizce? Yaptıklarının günah olduğunu söyleyerek, cezasının ağır olacağını, cehennemde ızdıraplar çekeceğini anlatarak elbette.  Bu da yetmeyince çeşitli hurafelerle gözünü korkutmaya çalışır. Ama hepsi nafiledir, geliniyle Hachi’nin yakınlaşmasını durduramaz. Son çare olarak bir gün öldürdüğü bir samurayın maskesini yüzüne takarak gelinini canavar kılığında korkutmaya ve Hachi’nin yanına gitmesini önlemeye çalışır. Birkaç gün işe yarar bu yöntem ama dediğimiz gibi kısa sürer etkisi.

Kaderin cilvesi mi diyelim yoksa takdiri ilahi mi, öldürdüğü samurayın yüzüne taktığı ve gelinini korkutmaya çalıştığı maske yaşlı kadının yüzüne yapışır kalır. Öyle zor durumda kalır ki gelininden yardım istemek zorunda kalır. Gelini de fırsatı kaçırmayıp kayınvalidesiyle bir güzel pazarlık yapar ve Hachi ile görüşme izni koparır. Peki, maskeyi çıkarabilecekler midir? Çıkarırlarsa bizi bekleyen dehşet verici şey ne olacaktır? Yaşlı kadının başına gelenleri merak ediyoranız o zaman filmi izlemenizi tavsiye ederim.

Savaş şartları ve insanın hayatta kalmak için neler yapabileceği, insan doğası, cinsellik, din, tabu ve Freudyan sembolizm üzerine bir film izlemek isterseniz ve korku türünden hoşlanıyorsanız Onibaba tam size göre!

*Bu yazı Japon Sineması E-dergisinin 14.sayısında yayınlanmıştır. Dergiyi okumak için tıklayınız.