Nippon Konchuki | Böcek Kadın

Shohei Imamura’nın 1963 yapımı filmi, kırsal kesimde yaşayan bir Japon kadınının fahişeliğe sürüklenişini ve kadının 45 yıllık çileli yaşamını konu edinmektedir. Filmin açılış sahnesinden kapanış sahnesine, Imamura ana karakter Tome’nin karşılaştıkları zorluklarla yüzleşmesini ve edindiği tecrübeleri ile bir böceğin ilkel davranışları arasında paralellik kurulur. Aynı zamanda Imamura, toplumsal güçlerin karakterin eylemlerini nasıl şekillendirdiğini sunarken bir kadının zorlu aile yaşamı (babası ile olan ensest ilişkisi de dâhil olmak üzere) II. Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik zorluklar ve bu zorluklardan sıyrılmak için kadının sokaklara sürüklenişi ve fahişe evinin sahibesi olarak madamlığa yükselişini ortaya koyar. Böcek metaforu, filmin akışı içerisine yayılır ve kadının hareketleri, hep birlikte masada yemek yiyişleri/sohbet edişleri, böceklerinki gibi gergin-refleks kaynaklı davranışı resmeder. Ancak film biçimsel zaman zaman yorum içeren anlatı, donma kareleri ile olarak karışıktır.


Filmin ilk sahnesi zorluklarla tepeye tırmanmaya çalışan bir böcekle açılmaktadır. Benzer şekilde film, Tome’nin 45 yıllık hayatının zorluklarının ardından güçlükle tepedeki köyüne kırık sandaletlerle çıkmaya çalıştığı sahne ile final yapmaktadır. Anlatı çerçevesinde şekillenen bu tırmanış hikâyesi; Tome’nin edindiği tecrübelerden kesitleri, doğumdan itibaren var olan şüpheli kökeni, hayatının sefil ilk yıllarında aptal babasının kendini tatmin etmelerine maruz kalmakla başlar. Ailesinin üzerindeki mülk sahibinin baskısının azalması için fonksiyonel olarak cinsel pazarlıkta rol alması, II. Dünya Savaşı sonrası büyük şehir sokaklarında bulduğu hayat, saygı görmeyen haysiyeti ve tüm bunlara katlanarak köye dönüşü şeklinde gelişir.
Filmin nesilden nesile dayanan ensest, para için saf arzuların tatmini, kendini satma, çocuk istismarı-ihmali, ırkçı klişeleştirme, dedikodu, iş veya romantik ilişkilerde arkadan bıçaklama, dindar riyakârlık, kötü niyetli röntgencilik, kirli yaşlı adamın seks düşkünlüğü, soğukkanlı yalancılık ve hırsızlık gibi birçok konuyu içerisinde barındırır. Imamura 1963 Tokyo’sunun gerçek tarzını gerçek kılmaktadır.

*Bu yazı Başlangıçtan Günümüze Japon Sineması adlı kitapta yer almaktadır.



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »