Mutluluğun Tarifi Var mı? I Hanachan no Misooshiru

Tomoaki Akune’nin 2015 yapımı Hanachan no Misoshiru filmi, meme kanseri hastası olan Cihe’nin öyküsü üzerinden kahvaltının insana verdiği sağlık ve mutluluk hissini anlatmaktadır. Ve en önemlisi misoshiru ve gohan yemeklerinin beslenmede önemini vurgulamaktadır.

Kanser hastası müzik öğretmeni Chie ve gazeteci Shingo ajansın merdivenlerinde karşılaşırlar. Chie haber yaptırmak için elinde tuttuğu müzikal borşürlerini Shingo’ya uzatırken bir anda kâğıtlar havada uçuşur ve ardından boş holü bir kahkaha kaplar. Neye uğradığını şaşıran Shingo, Chie’nin film boyunca duyacağınız “Memleketim” şarkısı ile etkilenir ve ona âşık olur. Kanser olduğunu öğrenmesine rağmen Chie ile evlenen Shingo, çocukları olursa Chie’nin ölebileceğini öğrenmesi üzerine yıkılır. Tüm tehlikeleri göze alan Chie, doktorların uyarısına rağmen Hana adındaki kızını doğurur. Hastalığın ilerlemesiyle günden güne psikolojisi bozulan Chie’yi bu durumdan kurtarmak için eşi gece gündüz çabalar. Bir gün Shingo, arkadaşından kanser hastalığını yenen bir restoran sahibi kadın olduğunu öğrenir. Chie ile birlikte kadını ziyaret ederler. Kadının onlara söylediği tek şey “beslenme terapisi uygulayarak, kahvaltılarda misoshiru ve gohan yiyerek daha iyi hissedeceklerini” söyler.

Ziyaretten sonra kahvaltı yapmaya başlayan ikili bir aile tablosu sergilemeye başlar ve mutlu günler yeniden evlerinden içeri girer. Misoshirunun yapım aşamalarını, servis edilişini ve yenme süreci gördüğümüz bu bölümde. Misoshiru, yapımı ve sabır zaman gerektiren bir çorbadır. Kullanılan gıdaların zaman içerisinde mayalanması gerekir ve sonunda mayalanan yiyeceklerde lezzet verirler. Filmde de karakterler zaman içerisinde mayalanır ve lezzeti “mutluluğu” bulurlar kısa bir süreliğine de olsa.

Hanachan no Misoshiru’da çorba içme ve yemek yemek kültürüne dair göstergeler de sunulur. Yemeğe başlanmadan “afiyet olsun” anlamında söylenen itadakimasu ve yine yemeğin lezzetini belirten oishii kelimesinin söylenme biçimi “insanın iştahını ve besinin lezzetini” vurgular. Ve son olarak da misoshiru ve ramen gibi yemeklerde kâseyi ağıza götürülerek çorba suyunun sesli şekilde içilmesi “yemeğin lezzetini, yapan kişiye olan saygıyı ve beğeniyi” belirtmesi açısından önemlidir. Bunların yanında çorba kâsesinin değerine ve kırılan kâseyi atmak yerine onu kintsugi sanatıyla onarılması önemli kültürel mesajdır. (Kintsugi (gold join) ya da Kintsukuroi (gold repair) kırılmış seramikleri toz altın, gümüş veya platinden oluşturulmuş vernik ile tamir etme sanatıdır)

Filmde diğer dikkat çeken unsurda Chie’nin kızını yetiştirmesidir. Her Japon anne gibi kızını çocuk yaşta disiplin altında günlük hayatta yapacağı işleri öğretir. Ve yemek yerken seçici olan ve esmer pirinci yemeyen kızına “esmer pirincin içinde yaşam gücü var; beyaz pirinci toprağa ektiğinde çürür ama esmer pirinç toprakta filiz verir, yeni bir hayat bahşeder geleceğe” der. Ve bu sözün anlamını Chie’nin hastalığı ve kızının büyüme sürecinde sürekli görürüz. Hastalığı iyice ilerleyen Chie ie Shingo Tanabata Festivali’nde dilek dileyip birlikte “Memleketim” şarkısını söylemek isterler. Tanabata için yazdıkları dilekler gerçekleşecek midir? Yeniden şarkı söyleyebilecekler midir?



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.