Modern Şaheser : Kimi No Na Wa

Japonya için Ghibli stüdyosunun ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Stüdyonun her filmi dünyada bile hatırı sayılır izleyicilere ulaşırken Japonya’da girdikleri hemen her listede hemen bir numara oluyorlar. Fakat bu sene uzuuun zaman sonra listelere hem de dünya listelerine bir anime girdi. Kimo No Na Wa. Üstelik girmekle kalmadı uzunca bir süre de bir numarada kaldı. My Anime List’te hala en çok oylanan, en çok izlenen anime ünvanını taşıyor mesela…

26 Ağustos’ta önce Japonya’da sonra tüm dünyada izleyicisiyle buluşan film CoMix Wave Films stüdyosunun işi. Filmin arkasındaki asıl isim ise Makoto Shinkai. Ki kendisi muhteşem görsellikleriyle bilinen bir yönetmen ve hikayelerinde karakterlerine sadece bir açıdan değil, birçok açıdan yaklaşan bir yazardır. Byousoku 5 Centimeter ve Kotonoha no Niwa bunlara en iyi örnekleri teşkil eder mesela…

Makoto Shinkai filmin yazar, yönetmen, hikaye, orijinal yaratıcı ve editleme koltuklarında oturan bir isim. Filmin arkasında Makoto Shinkai var derken gerçek anlamını kullanıyordum yani cümlenin. Gerçekten Makoto Shinkai için her şeyiyle kendisini filme adamış diyebiliriz. Fakat elbette yalnız değil burada. Filmin karakter tasarımlarını Masayoshi Tanaka yapmış. High School of Dead ve Toradora gibi animelerin karakterlerini tasarlayan Masayoshi Tanaka burada da çok başarılı bir iş çıkarmış gerçekten. Karakterlerin yaş aralıkları, geçmiş zamanki ve gelecekteki halleri küçük ama dikkat çeken detaylarla çok güzel süslenmiş. Çizimlerden konu açılmışken background çizeri olan Mateusz Urbanowicz’i bahsetmezsek büyük bir suç işlemiş oluruz bence. Zira kendisinin çizdiği ve bizlere sunduğu arkaplan görsellerini anlatacak kelimeler bulamıyorum. Makoto Shinkai’yi çok iyi anladığı ve bize çok iyi yansıttığı için bence filmin en büyük övgülerinden hak sahibi olmalı Mateusz Urbanowicz. Son olarak müziklerinden bahsedip filmin arkasındaki ekip bilgilerini bitirmek istiyorum. Filmde hem introda hem de aralarda duyduğumuz şarkıları Radwimps yapmış. Şarkılarının başarılı olduğu gibi film için yaptıkları sahne müzikleri de çok iyi olmuş. Olayın kafa karışıklığını, karakterlerin tsundere misali değişen duygularını Radwimps’ın sahne müzikleri sayesinde rahatlıkla hissedebiliyoruz.

Gelelim seiyuu kadrosuna. Asıl karakterlerimizden olan Mitsuha’yı Mone Kamishiraishi seslendiriyor. Kendisi seiyuu dünyasında çok yeni ama buraya yazıyorum bu kız buradan yürür gider vallahi. Üstelik 1998 doğumlu. Mone Kamishiraishi seiyuuda çok yeni ama sinemada ödül almaya başladı bile. 2014 yapımı komedi filmi olan Maiko wa Lady’deki performansı ile Yılın Çaylağı Dalında Japon Akademi Ödülü’nü kapmış bulunmakta. Ayrıca bu yıl yayınlanan Chihayafuru Live – Action’da da Kanade karakteriyle karşımıza çıkmış bir isim. Animenin bir diğer önemli karakteri olan Taki’yi ise Ryunosuke Kamiki seslendirmiş. Karigurashi no Arrietty’de Shou ve Summer Wars’da Kenji karakteri gibi daha önceden seslendirdiği karakterler olsa da aslında o da bir sinema-tv yüzü. Henshin, Kazoku Gemu, Kogure Shashinkan ve 11 nin mo iru!  gibi yapımlarda karşımıza çıkmış bir isim. Ayrıca onu 2017’de JoJo’s Bizarre Adventure’de izleme fırsatı bulacağız. Filme dönersem, bunlar dışında aslında filmde yan rollerde Aoi Yuuki, Nobunaga Shimazaki ve Kaito Ishıkawa gibi izimleri duyuyoruz. Ki bu isimlerin hepsi öyle ya da böyle anime serilerinden tanıyoruz.

Efendim filmimizin künyesindeki muhteşemlikten de bahsettikten sonra konusuna gelebilirim sanırım. Aslında filmin konusuna pek girmek istemiyorum çünkü film izledikçe açılan ve bence konusundaki her detayın saklı kalması gereken bir film. Ama kısa bir açıklama yazmam gerekirse söyle söyleyebilirim. Hani bildiğimiz klasik ruh değiştirme filmleri olur ya, bir gün karakterimiz bir bakar başkasının bedeni içindedir. Nedenini bilmeden bu bedene girmiştir ve yine nedenini bilmeden çıkar ya da çıkmaya çalışması filmin konusunu oluşturur. İşte burada da buna benzer bir olayla karşı karşıyayız. Asıl karakterimiz olan Mitsuha bir gün uyanır ve bir önceki gün neler yaşadığını hatırlamaz. Sınıftakiler ise ona şaşkınlıkla bakmaktadır. Çünkü dün aslında hiç de kendi gibi davranmamıştır. Film burada diğer karakterimiz Taki’ye geçer. Ama Taki’nin bedeninde Mitsuha’yı görürüz önce. Mitsuha’nın hatırlamadığı bir günde iki karakterimizin ruhları yer değiştirmiştir ve ikisi de durumu ciddiye almayıp davranışlarını kontrol etmemiştir. Fakat ertesi gün etraflarındaki insanlardan davranışlarındaki farklılığı dinleyince durumun vehametini anlarlar ve telefonlarında günlük tutma yoluyla birbirleri ile iletişime geçip olayları kontrol altında tutmaya çalışırlar. Fakat işler hiç de umdukları gibi gitmez. Zira cinsiyet olarak farklı olan karakterlerimiz yaşam şartları açısından da oldukça farklıdır. Mitsuha şehir dışında hatta dağlarda yaşayan, ailesi ve kasabası geleneklerine sıkıca bağlı bir genç kız iken Taki Tokyo’da yalnız başına yaşan şehirli bir çocuktur. Her iki karakterin birbirlerine alışmalarının zorluğu bir yana hayatlarındaki farklılıklara da uyum sağlamaları gerekmektedir. Olayın komedi ve heyecan kısmı ise tam da buradan gelir.

Anime neredeyse yarısına kadar oldukça eğlenceli bir havada ilerliyor. Karakterlerimizin birbirlerinin hayatlarında isteyerek ya da istemeden yaptıkları değişiklikleri izlemek, bu durumların sonuçlarını görmek hem çok eğlenceli hem de oldukça komikti. Bir yandan karakterlerimizin hayatlarını mercek altına alırken diğer yandan da Japonya’da sürmekte olan iki farklı yaşama ışık tutuyor film. Hatta inançlarından giriyor, sönmekte olan kültürel miraslarından çıkıyor… Sonra zaman zaman imkansızlıklara değiniyor ve bunları muhteşem bir bilimkurguyla tamamlıyor. Elbette sonuna doğru hikayemiz biraz daha dramatikleşiyor ve bazı imkansızlıklar sadece karakterlerimizin değil izleyici olarak bizim de canımızı sıkıyor. Çünkü Mitsuha ve Taki artık birbirini daha iyi tanıyor ve biz izleyici olarak onların ayrılmasını hiç ama hiç istemiyoruz. Özellikle son kısımlarda hikayenin yaptığı manevralar keskin gibi durmakla birlikte çok başarılı olduğunu da belirtmeliyim. Çünkü izleyici olarak filmin hep böyle sevgi pıtırcığı halinde gitmeyeceğini tahmin ediyorsunuz ama kurgunun aslında yıllar önce başlamış olmasına, günümüzde gelişen olayların son nokta olup her şeyin bir sonuca varması gerektiğini kesinlikle beklemiyorsunuz.

Evet film uzun bir aradan sonra Miyazaki yapımlarının yakaladığı başarıyı yakaladı dünyada. Bunda elbette filmin yaratıcısı olan  Makoto Shinkai’nin payı çok büyük. Zira onun referansı olan Kotonoha no Niwa ve Byousoku 5 Centimeter gibi filmleri var. Üstelik görselliğe büyük bir ilgi gösterdiği ve izleyicisine görsel şölenler sunduğu da bilinen bir gerçek. Ama filmin asıl olayı hikayesindeki potporik tutum. Evet evet tam da böyle. Kabaca ne şehirli ne köylü kafası olan Kimi no na Wa her iki yaşamın da eksilerini ve artılarını izleyicisine sunarken ön planda muhteşem bir kurguyu da sunuyor. Ayrıca Miyazaki yapımlarından alışık olduğumuz kız karakterlerimizin gelişim süreci hikayenin mihenk taşlarından birisi. Öte yandan filmin özellikle başında Takahata’dan alışık olduğumuz Japonya’nın kültürel geçmişine tutunan bir yapısı da söz konusu. Hal böyle olunca filmin başarılı olması kaçınılmaz oluyor elbette.

Velhasıl vakit kaybetmeden izleyiniz, izlettiriniz efendim. Uzun zamandır bu kadar keyif aldığım bir film olmamıştı benim.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


  • Tsunade

    Şu film bir bana hitap etmedi sanırım :/ Tamam güzel bir film ama olay yaratacak kadar şaheser bir yapım olduğunu düşünmüyorum :/

    • Tamara

      aslında filmi beğenmeyen ve sizin gibi abartı olduğunu düşünen de çok 🙂 ne var ki ben cidden çok beğendim ve çizimleri, müzikleri, hikayesiyle 2016’nın en iyi filmlerinden birisi bence 🙂

      • Tsunade

        Zaten film güzel 🙂 Özellikle de animasyon olarak ama konu olarak ben çok etkilenmedim. Senaryo tahmin edilebilir bir senaryoydu ve aralarında ki aşk çok da büyük ve etkileyici değildi diye düşünüyorum :/

Translate »