Kusurların Güzelliği I Wabi Sabi

wabi-sabi-1

Aklınızdaki bütün güzellik kavramlarını unutun.İzlere odaklanın. Zamanın, nesnelerin bıraktığı izlere mesela. İşte tam da bu izlerde anlayabilirsiniz wabi sabi felsefesini.Güzellik için kusursuzluğa, mükemmel kavramına ihityacımız yok bu felsefede.

Kökenleri Çin’e dayanan bu felsefi inanç 12. yüzyılda Japonya’ya gelmiştir. Şiir dilinde sade, maddeye değil maneviyata değer veren, alçakgönüllü ve doğayla uyumlu anlamına gelen“wabi”ile eskimiş, solmuş, zamanın izlerini taşıyan anlamına gelen “sabi”kelimelerinin birlikteliğiyle oluşan bu kavram kısaca kusurların güzelliği anlamına gelmektedir. Bu felsefenin doğuş hikayesi ise şöyledir:

wabi-sabi

Sen no Rikyu çay yapma sanatını öğrenmek isteyince Çay Ustası Takeno Joo’nun ziyaretine gider. Joo, Rikyu’yu öğrencisi olarak kabul edip edemeyeceğini anlamak için küçük bir test yapmaya karar verir ve Rikyu’dan bahçeye bakım yapmasını ister. Rikyu hemen hevesle işe koyulur. Toprağı harika görününceye kadar tırmıklar ve düzeltir. İşi bitince ne yaptığına şöyle bir bakan Rikyu tatmin olmaz ve kiraz ağacına doğru ilerler. Ağacı silkeleyip, birkaç kiraz çiçeğinin rastgele toprağın üzerine dökülmesini sağlar. Rikyu’nun son müdahalesinden çok hoşnut olan Joo böylece onu okuluna kabul eder. (Alıntıdır)

Wabi

Terimler genellikle ayrı kullanılır fakat estetik bir ilke olarak wabi sabi şeklinde bir arada kullanılırlar. Wabi genellikle üzücü bir yalnızlığı akıllara getirir ve bilinçli bir şekilde toplumdan uzaklaşmayı çağrıştırır. Aslında Wabi’nin kelime anlamı yoksulluktur. Maddiyattan bağımsız bir yoksulluk. Sadelikten hoşnutluk yani.

Sabi

Estetik değerlerin ifadesidir sabi. Evrensel değişimi sorgular. Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? Gibi sorulara cevap arar. Sabi, gösterişsizin, kabanın, kusurlunun hatta çürüğün içinde var olan ölçülü bir güzellik, herşeyin geçiciliğinin içinde bulunan melankolik güzelin estetik bir duyarlılığıdır.

Wabi Sabi tasarım ilkeleri birden fazla kategoriye ayrılır. İlkeleri farklı yollarla cisimleştirirler. Tür, form, doku, güzellik, renk, sadelik, boşluk, denge, gösterişsizlik.

wabisabi-tasarimlari-2

Tür: Yapay malzemeler kullanılmaz. Doğal görüntünün bozulmamasına özen gösterilir. Tahta, metal, kağıt gibi malzemeler  kullanılır.

Form: Asimetrik ve düzensiz form nesnenin doğallığını yansıtan karakteristik bir özelliktir.

Doku: Pürüzlü ve değişken.

Güzellik: Detayda gizlidir. Klasik güzellik anlayışın bu felsefede yeri yoktur.

Renk: Renkler dağıtılmış ve azaltılmıştır.

Sadelik:  Nesne doğal hali ile sunulur.

Boşluk: Mekanın idareli kullanılmasını temsil eder.

Denge: Doğal dünya içinde fiziksel bir denge vardır.

Araştırmalarına sıklıkla başvurduğumuz Leonard Koren, wabi-sabinin tasarım ilkelerini açıklığa kavuşturmaktan öte, çağdaş modernizmin minimalizmi ve wabi-sabi ilkelerini birbirinden ayırır.

MODERNİZMWABİ-SABİ
kamusalözel
akılcısezgisel
mutlakgöreceli
prototipikduruma özgü
modülerdeğişken
ilerlemecidöngüsel
doğanın kontrolüdoğa ile harmoni
teknolojidoğa
makinelere adaptasyondoğaya adaptasyon
simetrikorganik
kareseleğimli
insan yapımıdoğal
kaliteli, cilalı, düzgünbasit, pürüzlü, dokunsal
bakımgeçişlilik
duyuların indirgenmesi /zapt edilmesiduyuların genişletilmesi
açıklıkmuğlaklık
fonksiyonellik, işe yararlılıkdoğallık
maddeselgayri-maddi
bütün hava şartlarımevsimsel
açık, parlakkaranlık, loş

*Bu yazı Japon Sinema E-Dergisinin 9. Sayısında yayınlanmıştır. Dergideki diğer yazıları okumak için tıklayınız.