Kabuki Tiyatrosu

kabuki tiyatrosu 1

Kabuki Tiyatrosu parlak makyajı, harikulade kostümleri ve dekorları ile Japonya’nın dini öğeler barındırmayan klasik tiyatrosudur. Bu tiyatro oyunlarında aktörler, kılıçla dövüşür, dans eder ve hatta izleyicilerin üzerinden sahneye doğru uçarlar.

17. yüzyılın başlarında doğmuştur. Bu oyunun ilk temellerini aralarına güldürücü skeçler eklenen dans ve pandomim temsilleri oluşturuyordu.

Kabuki isminin kökeninde, tuhaf davranışlarda bulunmak ve tuhaf görünmek anlamındaki kabuku fiili vardır. Kabuki’nin ilk defa erken Edo Dönemi’nde, Izumo no Okuni isimli bir kadın tarafından yapılan abartılı bir dansla (kabuki odori) başladığı söylenir. Tapınakta doğan ve doğal olarak dinî unsurlar içeren Kabuki oyunları, zamanla din etkisinden kurtuldu ve tahrik edici dansların, hareketlerin, konuşmaların sergilendiği oyunlar hâline geldi. Kadınların Kabuki performansları, daha sonra kamu ahlakına zararlı oldukları gerekçesiyle otoriteler tarafından yasaklanmış ve on’nagata (kadın rollerinde uzmanlaşan erkek performansçılar) ortaya çıkmıştır. Kabukinin ortaya çıkışı bir kadın ile olsa dahi zaman için toplumun egemen yapısı gereği (erkek egemen Japonya) sanat el değişmiş ve kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır. Kadınlara getirilen sahne yasağı nedeniyle kadın rollerinde, kılık değiştirerek sahneye çıkan erkekler kullanılmışsa da erotik sahnelerde iki erkeğin birbirine yakınlaşması ahlâk dışı sayıldığı için oyunlar 1652 yılında yasaklanmıştır.

Kabuki, dinî nitelikten uzaklaştıkça sahne diyaloglarına ve aksiyona önem verilmiş, işin içine drama da katılarak içerik bir diğer Japon halk tiyatrosu türü olan Noh’a oldukça benzetilmiştir. Fakat Kabuki geliştikçe, sahne ve perde yapısında değişiklikler oluşmuş, teknik bakımdan Noh ile oyunlarından kendini sıyırmıştır.

Kabuki her şeyden önce müzik, jest, mimik ve oyunculuğun dengesini kusursuz şekilde yakalayan ender bir sanattır. Öyle ki gösterinin bütün unsurları eşit derecede etkiye sahiptir. Gösteri sırasında müzik oyunculuğun önüne çıkmazken oyunculukta dekorun önüne geçmez. Hepsi bir bütündür ve bir bütünün amacına ulaşması için bütün halinde hareket eder. Böylelikle izleyicide dikkati bütünlüğe ve gösterinin kendisine çeker.

20. yüzyılın başında bu etkiyi fark eden birçok sanatçı kabukinin bu mükemmel duruşunu kendi kuramlarına ve eserlerine yansıtmaya başladılar. Bunlardan sinemada önemli yeri olan Eisenstein kabukiye olan hayranlığını kendi film kuramında kullandı. Filmdeki öğelerin bir bütün olarak hareket etmesi gerektiği fikrini buradan edindi. Onun eserlerinden Potemkin Zırhlısı (1925) bu anlamda güzel bir örnektir.

Tokyo’da sergilenen Kabuki için en iyi mekan Ginza’da bulunan Kabukiza‘dır. Burada Kabuki oyunları yıl boyunca sahnelenmektedir. Shimbashi Embujo da Ginza’da yer alırken ayrıca, İmparatorluk Sarayı’nın yanındaki Japonya Ulusal Tiyatrosu da bazen turne yapan topluluklara ev sahipliği yapmaktadır.



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »