Japonya’yı Japonya Yapan 4 Mistik Özelliği

Japon sanatçı Shimura Tatsumi’nin eserlerinden biri.

Japonya dünyanın  en ilginç ülkelerinden biri şüphesiz ki. Kendine has kültürü, denizaşırı ülkelere yayılmış icatları ile  çoğu zaman bizi  hayrete düşürüyor bu ülke…  Haliyle Japonya’ya karşı ilgi ve merak seviyemizi her zaman en üst seviyede tutuyoruz tutmasına ama…
Peki Japonya’nın tüm bu mistik ve ilginç  halleri nereden geliyor merak ettiniz mi hiç?

İşte karşınızda Japonya’nın  karakteristik 4 özelliği:
1.Geisha

Geyşalar Japonya’nın  abartılı geleneksel  güzellik sembolüne dayanan bir alt kültürüdür.   Geyşalar büyük ölçüde Japon sahne sanatları eğitimi almış kişilerdir.  Ayrıca bir  Geyşa’nın hoş görünüşlü ve eğlenceli olması gerekmektedir. Çoğu Geyşa gerçek karakterlerdir.
Geyşa kavramı Edo dönemi’nin (1600- 1868)  ortalarında ortaya çıkmıştır.
geyşalık ilk erkeklerden oluşmuş bir toplulukken, daha sonra bu gruplara kadınların da katılmaya başlamasıyla yıllar içinde değişip sadece kadınların yaptığı bir meslek haline gelmiştir.  İyi bir geyşa olmak için güzellik ve gençlikten  daha önemli olan, güzel sanatlara ve müziğe olan yetenek, güzel bir dil ve müşteriyi iyi ağırlama gibi özelliklerdir
Japonya’da sadece Geyşalara hayran olan bir kesim vardır. Bu kesimin büyük bir kısmını kadınlar oluşturmaktadır.  Japon kadınlar geyşaları ideal güzellik modeli olarak görmekte ve hayran olmaktadırlar.

  1. Japon Mitolojisi.

Japonya’da efsaneler kulaktan kulağa yayılarak defalarca anlatılır. Bir efsanenin 10 dan fazla farklı haliyle anlatıldığını duyarsanız şaşırmamanız gerekir. Japonya’da mitler bu şekilde işler… 1000 yıllık ve  her seferinde farklı bir şekilde tekrarlanan  efsanelerden bahsediyoruz.  İşte bu efsanelerden biri de Kappa canavarları.

Kappalar, Japon folklorunda Yokai adı verilen doğaüstü canavarlar sınıfına girmektedir, vampiri andıran şehvet düşkünü yaratıklar olarak bilinirler.  İnsanlardan çok daha zekidirler.  İnsanlara yolsuzluk yapmayı kappaların öğrettiğine inanılır. Kappalar nehirlerde yaşarlar ve kelime anlamı olarak ‘’river child’’ (nehir çocuğu) anlamına gelmektedir.
Ayrıca Şinto inancına göre  Kappalara  nehir  tanrısı gözüyle bakılırmış. Tokyo’nun Asakusa  semtindeki  Sogenji Budist tapınağında,  geleneğe göre, bir Kappa’nın mumyalanmış haldeki kolu, tapınak  salonunun içinde korunmaktadır.

3. Kaiseki
Kaiseki birbirinden farklı ama aynı zamanda birbirleriyle çeşitli yönlerden  uyum içerisindeki tatların  ayrı ayrı hazırlanarak sunulduğu özel bir yemek sanatıdır.
Kaiseki de önemli olan yiyeceklerin tadının, dokusunun, renginin bir uyum içerisinde olmasıdır. Yemekler özel kaplarda, çiçekler ve mevsim bitkileriyle süslenerek özenle sunumu yapılır.

Orijinal kaiseki menüsünün içinde bir kase miso çorbası ve ek olarak 3 farklı yemek bulunuyordu. Şimdi bunun yerine  kaiseki Japon mutfağında ‘’setto’’ denilen set menüden oluşmaktadır. Bu set, meze, sashimi, kaynatılmış, buğulanmış ve ızgara yemek çeşitlerini içermektedir.

  1. Otaku

Otaku Japonya’nın en bilinen kavramlarından biridir. Fakat halkın içine karışıp bu kelimenin anlamını sorarsanız çoğu zaman size ‘’bilinemez’’ bir şey olduğunu söyleyebilirler.  Otakular sadece fenomen bir kavramdan ibaret değildir.  Çok fazla çeşitte konuya otaku olan topluluklar vardir.
Otakular başta Japonya olmak üzere dünyada da yaygın olarak yanlış anlaşılmıştır.
Otaku imgesi Batı medyasında  normal Japon kültürünü temsil eden bir kavram olarak verilmektedir. Bu da Japonyanın imajı açısındna bir sorun oluşturmamaktadır.

Japonya’da sadece  küçük bir kesim otakulara aşinadır. Japon medyası otakuları tehlikeli ve garip topluluklar şeklinde tanıtır. Otakuların yaptıkları hareketler medyada ‘’otaku suçu’’ olarak yer alır.

**Bu yazının içeriğinde Japan Talk sitesindeki kaynaklardan yararlanılmıştır.




Translate »