Japonya’nın Saklı Cenneti I Mor Salkım Tüneli

fujimatsuri,

Japonlar denince ülkemizde şüphesiz herkesin aklına gelen ilk kelime ‘teknoloji’dir. Öte yandan Japonlar gelişmiş şehirleri kadar doğaya olan bağlılıkları ile de isimlerini dünyaya duyurmuşlardır. İşte dünyanın her köşesinden ziyaretçileri olan bir Japon bahçesi: Mor Salkım Tüneli.

Japonya ve bahar dendiğinde ilk akla gelen festival ‘Sakura’ olsa da Japonların bahara düşkünlüğü elbette ki bununla sınırlı değil. Japonların, Sakura kadar ünlü olmamasına rağmen her bahar dünyanın pek çok köşesinden kendisine ziyaretçi bulan bir diğer geleneği ise ‘Salkım bahçeleri’. Japonya’nın birden fazla şehrinde karşılaşabileceğiniz bahçeler başta mor salkım olmak üzere pek çok renkten çiçeğin oluşturduğu inanılmaz manzarayı takipçileri ile buluşturuyor. En çok bilinen Kitakyushu şehrindeki Kawachi Fuji bahçeleri ise salkım çiçeklerinde oluşan tünelleri ile katılımcılarına unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.

fujimatsuriÇiçek festivali gibi festival; Fuji Matsuri

Fuji Matsuri, Türkçe bilinen adı ile Fuji çiçek festivali. Çiçekleri kutsayan bu festivalin bir diğer önemli merkezi ise Tokyo’nun doğusunda bulunan Kameido Tenjin’de ki muhteşem salkım bahçeleri. Tokyonun doğusunda bulunan bu küçük yerleşke dükkânları ve Japon kültürünü yansıtan diğer ögeleri ile birlikte salkım bahçelerinin yanında Japon kültürünün de güzel bir yansıması niteliğinde. 100’den fazla salkım ağacını barındıran Kameido Tenjin festivalin tadını çıkarmak için seçilebilecek en doğru adreslerden biri. Pırıl pırıl bir bahar gününde Kuzey Kameido istasyonundan 15 dakikalık yolculuğunuzun ardından sizi karşılayacak ilk şey Torii olarak bilinen Japonya’da Şinto tapınaklarının kutsal alanına giren giriş kapısı olacak. Alana girdiğiniz de ise sevimli kırmızı köprüsü henüz açmış yüzlerce çiçeği ve harika havası ile Kameido Tenjin, size gerçekten kutsal bir mekâna girdiğinizi hissettirecek.

fujimatsuri

Kameido kelime anlamı ile Kame (Kaplumbağa) ido (tatlı su) anlamına geliyor.  1600’lü yıllar boyunca kum depolamak için kullanılan ada önceleri kaplumbağa şeklindeymiş. Daha sonrasında bu alana taşınan insanlar içebilecekleri tatlı suyu ancak bu kaplumbağa şeklinde ki adadan sağlayabileceklerini keşfetmişler.  İşin ilginç yanı ada da çok fazla kaplumbağanın yaşıyor olması. Güneşin tadını çıkaran kaplumbağalar çiçekler kadar dikkat çekiyorlar.

Edo’ döneminde ortaya çıkan bir resim sanatı olan Ukiyo-e ustası Utagawa Hiroshige’nin hayatı üzerine kurulan bir gelenek üzerine adada devam ettirilen bir ritüel de var elbette. “Edo’nun Yüz Güzel Manzarası” olarak bilinen bu gelenek temelde çiçek festivalinin çizimlerinin ‘Ema’ olarak adlandırılan bulunduğu ahşap baskıların arkasına dileklerin asılması şeklinde gerçekleşiyor.

Her yıl binlerce ziyaretçiye kapılarını açan bu bahçeleri ziyaret etmek için en uygun zaman ise Nisan sonu veya Mayıs başları. 2016 yılı için geç kalınmış bir rota olsa da önümüzde ki yıllar içerisinde Japonya’nın muhakkak görülmesi gereken yerlerinden biri olduğu şüphesiz.

*Bu yazı Japon Sinema Dergisinin 6. sayısında yayınlanmıştır. Dergideki diğer yazıları okumak için tıklayınız.




Translate »