Japonya’nın Alice Harikalar Diyarı: Ruhların Kaçışı

Japonya’nın Alice Harikalar Diyarı: Ruhların Kaçışı

Dikkat, Ruhların Kaçışı animasyon filmini içeren bu yazı spoiler içermektedir!

Chihiro, kasabasından babasının iş değişikliği sebebiyle taşınmış on yaşında küçük bir kızdır. Yeni taşındığı kasabada ise karşılarına ilginç bir yapı çıkar. Her ne kadar bu yapının içine girmek istemese de anne ve babasının peşinden gitmek zorunda kalır. Önceleri terk edilmiş görünen bu yapı geceleri büyük bir canlılık kazanır. Bu yapı ruhların bir tür dinlenme ve temizlenme yeridir.

Chihiro sihirli yiyecekleri görüp açgözlülük yaparak yiyen ve domuza dönüşen anne babasını kurtarabilmek için genç nehir tanrısı Haku’nun yardımı ile oradan kurtulmaya çalışır. Chihiro bu kasabadan ve ailesini domuz olmaktan kurtarmak ister. Bu sırada Haku’yu daha önceden tanıdığının da farkına varacaktır. Haku ismini ve gideceği yeri unutmuştur. Chihiro’ya yardım ederek banyo evinde işe girmesini sağlar. Ruhlar buraya arınmaya, temizlenmeye gelmektedir ve kendisi buradaki tek insandır.

Japonya’nın Alice Harikalar Diyarı: Ruhların Kaçışı

Yönetmenin Oscar kazanmış bu filmi vizyona girdiği tarihte tüm dünyada iyi bir gişe başarısı elde etmiştir.

Animenin üç temel anlatı türü olan mahşer, festival ve ağıt (lirik) anlatı türlerinin tümünün kullanıldığı bir filmdir. Kişisel bir mahşeri anlatırken aynı zamanda duygusal sahnelerle lirik anlatı türünün örneklerini görürüz.

Ruhların Kaçışı filminde Haku insanların doldurarak ölmesine neden olduğu bir nehrin ruhudur. Gidecek yeri yoktur. Gidecek yeri olmayan Haku, Yubaba’nın büyülerini öğrenebilmek için onun her dediğini yapmış, kötü işlere bulaşmıştır. Bu bağlamda Haku endüstrileşmenin kurbanı olan, kendi benliğini kaybetmiş ve hayatta kalmak için sermayeye sahip olmaya çalışan bir insanı sembolize etmektedir.

Japonya’nın Alice Harikalar Diyarı: Ruhların Kaçışı

Ruhların Kaçışı filminde unutma yoluyla ismin kaybedilmesi, filmin temel anlatı aracıdır.

Miyazaki, post modern dünyada kimliğimizi kaybetme olasılığına karşı bizi uyarmak için bir isme sahip olmanın önemini vurgulamıştır. Yine yaşlı nehir tanrısı insanların atıklarıyla öyle kirletilmiştir ki temizlenirken içinden çıkanlar otelin hamamını çöplüğe çevirir.

Şinto inanışı, yaşamı bir bütün olarak görür. Bu bütünlük hem doğayı, hem de insanları içerir ve her ikisini de yaratıcı ve yaşam verici olarak görür. Öte yandan Şinto inanışında, kami deneyimi yaşamak için saf ve güleç bir kalbe / zihne (kokoro) sahip olmak gerekir ve bu, çok kolay ulaşılabilecek bir duygu ya da zihin durumu değildir. Bu nedenle de, Şinto’nun en temel ritüeli arınmadır.

Arınma, bir Şinto rahibi tarafından gerçekleştirilebilir ve kegare’yi, yani kirliliği ortadan kaldırmayı amaçlar. Söz konusu kirlilik, günlük hayatın etkisiyle ortaya çıkmıştır ve arınma insan ruhunun, yani tavırların ve güdülerin temizlenmesi sürecini içerir

Japonya’nın Alice Harikalar Diyarı: Ruhların Kaçışı

Filmde pek çok ruh, tazeliklerine dönmek, yıkanmak için Banyo Evi’ne gider. Özellikle, önce kokuşmuş bir ruh sanılan Nehir Ruhu’nun Banyo Evi’ne girdiği sahnede bu durum çok çarpıcıdır. Ruh, çamurlar içerisinde, oldukça kirli ve kötü kokulu olarak hamama girer. Ancak Chihiro, arındıran suların altında onun gerçek doğasını, içerisindeki kami’yi görmeye başlar.

Chihiro’nun öncelikle Nehir Ruhu’na batmış bir diken olarak gördüğü şeyin, daha sonra bir bisikletin başı olduğu ortaya çıkar ve o bisikletle birlikte, gündelik hayatın diğer parçaları, onu kirleten diğer şeyler de içerisinden çıktıkça, ruh temizlenmeye başlar.

Daha sonra ise Nehir Ruhu, saf ve temiz, beyaz ve güçlü bir ejderha görünümü ile uzaklaşır. Nehir Ruhu’nun içerisinden çıkanlar gündelik modern hayatın parçaları olarak yorumlanabilir. Şinto da, gündelik hayat içerisinde kirlendiğimizden söz eder.

Japonya’nın Alice Harikalar Diyarı: Ruhların Kaçışı

Chihiro, Miyazaki’in her filminde karşımıza çıkan güçlü kadın karakterlerden biridir.

“… ruhsal anlamda bağımsız, ama sorumsuz olmayan bir kişiliktir.” Chihiro, çevresine uyum sağlayabilen bir kişiliği ve kendini kabul ettirebilme yeteneğine sahiptir.

Bu nedenle de, ruhlar aleminde ayakta kalmayı başarabilmiştir. Başka bir deyişle Chihiro, Japon mitolojisindeki tanrıların ve ruhların yansıması olan bu çeşitli yaratıklar dünyasında, bu dünyanın temellerini kavrayarak ve buraya uyum sağlayarak ayakta kalır.

Japon aile yapısı yönünden bakıldığı zaman ise 10 yaşındaki bir kız çocuğunun annesi ve babasını kurtarmak için giriştiği macera ve fedakârlıklar aile bağlarının ve vazgeçilmezliğinin bir kanıtıdır.

Bir diğer önemli unsur anne ve babanın domuza dönüştürülme olayıdır. Ailenin başına gelen olaylar merakları yüzünden ve daha sonrasında girdikleri ortamda kendini kaybeden anne ve babanın yemeklere saldırmasıdır. Japon kültürü her zaman ölçülü ve nazik olmak üzerine kurulu olduğunu düşünürsek domuza çevrilmiş olmak onlara verilen bir tür cezadır.

Aile yolunu ararken ormanda küçük bir türbe görür. Geleneksel olarak Japon insanları yol kenarındaki türbelerin yolcuları koruduğuna inanır ve yolculuk ederken bu türbelere saygılarını sunarlar. Ancak Chihiro’nun ailesi yol kenarındaki türbeyi görünce durup saygılarını sunmazlar. Cezalandırıldıklarını düşünmemiz için bir sebep daha sunar Miyazaki.

Filmin başında mızmız ve çaresiz küçük bir kız olan Chihiro, hamamda yaşadıklarından sonra daha güçlü bir kız haline gelir. Haku‟nun gerçek adını hatırlayarak ona özgürlüğünü kazandıran Chihiro, anne ve babasını da kurtararak insanların dünyasına dönmeyi başarır.




Translate »