Japon Sinemasının Canavarcası I Kaiju Filmleri

Kaiju “canavar” filmlerinin ne olduğunu anlatmaya tek kelime yeter: Godzilla! Evet konu bitti, dağılabiliriz…

Şaka bir yana gerçekten de Godzilla, Kaiju canavarlarının en ünlü üyesi olsa gerek. Japonya’da son filminin ardından cenaze töreni bile düzenlenen canavar çok seviliyor.  Bunun neden böyle olduğunu belirtip konuyu Japon kültürüne bağlamak istiyorum. Böylece Japon kafasını anlayabiliriz belki.

Amerika’da 1998 ve 2014 yıllarında olmak üzere iki tane Godzilla filmi çekildi. İlk Godzilla filmi, dış görünüşü de değişmiş tamamen Amerikanlaşmış, parçalamaktan başka bir şey bilmeyen bir canavardı. Film tam bir rezaletti. Fiyaskoydu. Unutulmaya layıktı ve unutuldu gitti.

2014 yılında çevrilen ise bambaşkaydı. Godzilla yakıp yıktı ama sonra şehri de kurtardı!  Film son derece başarılı bir yapım oldu. (Tabi bana göre. Çünkü IMDB puanı 6.4) Bu film, Japon kültürüne daha yakındı. Sanırım Japonlar’ın neden Godzilla için cenaze töreni düzenlediği anlaşılmıştır. Godzilla, insanlara yardım eder!

Neyse konumuz Godzilla değil. Kaiju filmleri. Kaiju garip canavar demek. Özel efektlerin kullanıldığı film ve dizileri ifade eden tokusatsu’nun bir alt türü. Mecha dediğimiz robotlu filmler de tokusatsu kategorisine giriyor. Ona da geleceğiz.

Kaiju’nun en meşhur örnekleri Mothra, King Ghidorah, Mechagodzilla, Rodan, Gamera, Gyaos, Daimajin ve Gappa’dır. Bu türün en önemli özelliği, canavarlarının büyük şehirlere ve askeri üslere saldırmalardır.

Kaiju canavarlarının, geleneksel Japon kültüründe bir karşılığı yok. Kökeni yine bir Kaiju filmine, 1954 yapımı siyah beyaz Gojira’ya bağlı. (Yani bizim değimimizle Godzilla) Toho Stüdyolarında bir yapımcı olan Tomoyuki Tanaka, son projesi çıkmaza girince yeni bir proje geliştirmek ister. Amerika’da çekilen King Kong ve The Beast from 20,000 Fathoms filmlerini izler ve devasa yaratıklara hayran kalır. Böylece Godzilla serisi doğar. Yani bu dev canavarların çıkış noktası yine Amerika’dır!  Aynı yıl, yine Amerikalıların yaptığı nükleer silah denemesinde ortaya çıkan atıklar yüzünden Daigo Fukuryū Maru adlı geminin çalışanları zehirlenir ve trajik bir şekilde hayatlarını kaybederler. Tomoyuki Tanaka, dev canavarlarının uyanışını nükleere bağlar. Bu şekilde Japonya üzerindeki korkuyu filme aktarmayı başarır. Japonya’ın en başarılı film serilerinden biri de doğmuş olur.

Peki, 1954 yılında Godzilla nasıl oluşturuldu? Amerikalılar’ın aynı tarihlerde yaptıkları filmlerde canavarları stop motion tekniği ile hareket ettirdiklerini görüyoruz. Godzilla özel efekt yöneticisi Eiji Tsubaraya ise daha farklı bir teknik izler. Aslında olay basittir. Bir aktör özel kostümü giyer ve şehir dekorunu param parça eder! Kısa ve net! Yalnız kostüm biraz sert olduğu için (Yeşilçam canavarları gibi pelüşten yapılma değil. Plastik ya da lateks malzemeden yapılmış) aktörün kareketlerini kısıtlıyor ve yavaş hareket etmesine neden oluyordu. Bu nedenle film genellikle hızlandırılarak gösterilmekteydi. Bu tür kostümlü canlandırmalar neredeyse tüm kaiju filmlerinde kullanılmıştır. Aynı şekilde canavar kuklaları da kullanılmıştır.

Gelelim bu türün en önemli örneklerine. Bu karakterlerin çeşitli filmlerde tekrar tekrar karşımıza çıktığını da belirtelim.

Godzilla: King of the monsters (Gojira) 1954

Aslında Godzilla bir film serisi. Bugüne dek ikisi Amerika’da olmak üzere 20 filmi çekildi. İlk filmin adı Godzilla: King of the monsters’dır. Siyah beyazdır ve yönetmeni Ishiro Honda’dır.

Nükleer testler sonucu denizde uyanan dev Godzilla, dehşet saçmaya başlar. Gemileri batırır, adaları yerle bir eder. Ancak bununla da yetinmez ve Tokyo’ya doğru yola çıkar.

Mothra (Mosura)-1961

Ishirô Honda’nın yönettiği film yine Toho Stüdüyolarının yaptığı, özel efekt yönetmenliğini de Eiji Tsuburaya’nın üstlendiği bir yapımdır.

Herşeyden önce söylememiz gereken, Mothra’nın dişi olduğu. Mothra dev bir larvadır ve bir adada yaşayanlar ona tapmaktadırlar. Larva başkalaşım geçirip dev bir güveye dönüşür ve yumurtasını çalanlara dehşet saçmaya başlar.

Ghidorah, the Three-Headed Monster (San Daikaijū: Chikyū Saidai no Kessen) – 1964

King Ghidorah, üç başlı bir ejderha görünümündedir. Yönetmen Ishirō Honda ve özel efekt uzmanı Eiji Tsuburaya, bu filmde de bir araya gelirler.

Filmde Godzilla da vardır. Godzilla serisinin 5. Filmidir.

Godzilla vs. Mechagodzilla (Gojira Tai Mekagojira) 1974

Bu filmde Mechagodzilla ile tanışıyoruz. Bu defa yönetmen Jun Fukuda, özel efekt uzmanı ise Teruyoshi Nakano.

Uzaylılar dünyayı işgal etmek ister. Godzilla da onlara karşı durur. Ancak uzaylılar metalden yapılma bir Godzillayı, godzillanın karşısına çıkaracakladır.

Bu karakter daha sonra 1993 Godzilla vs. Mechagodzilla II ve 2002 yılında Godzilla Against Mechagodzilla filmlerinde de görünür.

Rodan (Sora no Daikaijū Radon) – 1956

Yönetmen Ishirō Honda. Toho stüdyolarının ilk renkli Kaiju filmi. Stüdyonun ikinci canavar filmidir. Rodan, uçarken oluşturduğu rüzgar ile yıkım getiren bir paleontdur. Filmde değişik bir aşk hikayesi de vardır.

Gamera: The Giant Monster (Daikaijū Gamera) 1965

Yönetmeni Noriaki Yuasa’dır.  Soğuk savaşın en sert devam ettiği yıllarda, doğu ve batı arasında nükleer bir çatışma çıkar. Nükleer patlama antik canavar Gamera’nın uyanmasına neden olur.

Gamera vs. Gyaos 1967

Filmin yönetmeni Noriaki Yuasa. Yarasaya benzeyen canavar Gyaos’un ilk göründüğü filmdir. Volkandan çıkan dev canavar, Japonya’ya dehşet saçmak istemektedir. Onu durduracak tek şey ise Gamera’dır.

Daimajin 1966

Filmi Kimiyoshi Yasuda yönetmiştir. Dev bir taş heykel küçük bir kasabanın sakinlerini bir diktatörün yağmalamalarından korumak için canlanır.

Gappa: The Triphibian Monster (Daikyojū Gappa) 1967

Yönetmenliğini Haruyasu Noguchi’nin yaptığı filmde teknolojinin dokunmadığı bir adada bir tehlike yatmaktadır. Açgözlü bir girişimci bir grup bilim adamını adaya gönderir. Amacı adayı dünyanın en büyük eğlence parkı yapmaktır. Bilim adamları buldukları bir bebek dinozoru beraberlerinde Tokyo’ya götürürler ve dehşet başlar.

Yazıya başlarken kaiju’nun, özel efektlerin kullanıldığı tokusatsu’nun bir alt türü olduğunu söylemiştik. Dev robotlar da tokusatsu kategorisinde. Dev robotlar ve kaiju canavarlarının birleştiği filmler bence oldukça büyüleyici olabiliyorlar. Bu nedenle her ne kadar Amerika Birleşik Devletleri yapımı olsa da Pasific Rim adlı filmden bahsetmeden edemedim.  Film, tüm sıradışılığı ile tam da canavar + robot ihtiyacımızı karşılamış oldu. Belirttiğim gibi, Japon izleyicisi dev robot (mecha) ve cananar (kaiju) türü film, hatta TV dizilerine uzun yıllardır alışık olsa da batılı izleyici için bunlar pek alışılmış şeyler değil. Açıkça söylemek gerekirse batılılar gurubuna ülkemiz insanını da katıyorum. Her ne kadar Asya kökenli olup kendimizi Japonya başta olmak üzere Asya milletlerine yakın görsek de kültürlerini anlamak bizim için güç olabiliyor. Bizzat tecrübe ile sabittir.

Ben kendi adıma, Pasific Rim’in ikincisini ya da bir benzerini heyecanla bekliyorum.  Sırası gelmişken söyleyeyim: Atlantic Rim isimli bir film var. Bu film, Pasific Rim’in devamı değil. Sadece benzer isimle çekilmiş düşük bütçeli bir film. Eskilerin B filmlerini bilirsiniz. Bu da B film benzeri ve mockbuster denilen bir dizi filmden biri. Eğer mockbuster meraklısı değilseniz tavsiye etmiyorum.

Sözün özü: Kaiju filmleri es geçmemek ve imkan buldukça izlemek gerek. Bu, sadece film teknolojisinin ulaştığı noktayı görmek adına bile güzel bir yolculuk olabilir.

*Bu yazı Japon Sinema E-Dergisinin 17.sayısında yayınlanmıştır. Dergideki diğer yazıları okumak için tıklayınız.




Translate »