Japon Sanatına Dokunan Türk Kültür Elçisi: Selin Özdemir

1- Merhaba Selin, seni her ne kadar Japon sanat tarihi üzerine yaptığın akademik araştırmalar ile tanısak da bize kendini yakından tanıtabilir misin?

-Merhabalar sevgili Japon Sineması ekibi. Bir Japon sinema severi olarak platformunuzu ilgiyle takip ediyorum. Öncelikle ekip arkadaşlarınıza ayrı ayrı teşekkür ederiyorum bu ince röportaj teklifiniz için. 10.000km mesafeden de röportaj yapilabiliyormuşu göstermiş olacağız galiba.
Kendimden bahsedeyim; 1984 yılında Sakarya`da göçmen bir ailenin ortanca kızı olarak doğdum. Lise eğitimine kadar Sakarya`da devam ettim. Lise dönemimde resim Hocamın teşvikleriyle resim bölümüne hazirlanmayi düşünmeye başladım ve lise bittikten sonra yaz tatilinde bir aylığına bir resim kursuna yazıldım. Sınavlara girdim ve tabi ki olmadı. Herşey gibi oda emek istiyor. Ertesi yıl yine aynı hatayı yapıp çok kısa süreli bir kurs alıp tekrar denedim ve yine olmadı 😉 Ertesi yıl 6 aylık bir kurşun ardından 2005 yılında Marmara Üniversitesi Resim Eğitimi Bölümünü kazandım. Azmin zaferi 😉 Sanat ve sanat tarihi alanına bu şekilde giriş yapmış oldum. Üniversiteden sonra yine Marmara Üniversite`sinde yüksek lisansı kazandım. Yüksek lisans yaparken sözleşmeli olarak aynı bölümde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladım. Resmi olarak akademik hayata ilk ayak basmam bu şekilde oldu. 2yıl orada çalıştım fakat günümüzde de koşullar değişmemiş olsa da kadro problemi gerçeği hayatıma başka bir yön vermem gerektiğini yüzüme vurdu diyebilirim. Sonrasında kendime Japonya`da bir yol çizmeye karar verip 2013 yılında Japonya`ya geldim. Iki yıl japonca dil okulunun ardından Tohoku Üniversitesi Uzak Doğu-Japon Sanat Tarihi bölümüne doktora öğrencisi olarak kabul aldım. Doktora sınavları derken halen egitmimi aynı bölümde devam ettiriyorum.

2- Japonya’da yaşamak nasıl bir duygu? Hayatıma bunları bunları kazandırdı dediğin şeyler var mı?

-Japonya`da yaşamak deyimini tek bir duygu ifadesiyle açıklamak zor aslında. Güzellikleriyle birlikte zorlukları var. Japonya hayatıma çok şey kazandırdı. Öncelikle çalışma disiplinini burada öğrendim diyebilirim. Nasıl yani, Türkiye`de yüksek lisans yapmış ve çalışma deneyimi olan birisinin çalışma disiplini yokmuydu diyeceksiniz. Malesef Türkiye eğitim sisteminin en acı gerçeği. Araştırma nasıl yapılır, tez yazmak bir yana tez yazmak için nasıl hazırlanılır burada öğrendim diyebilirim. Ve bu süreçte gereken sabrı burada kazandım. Japonya`dan önce ben ve Japonya`dan sonra ben diye hayatımı ikiye ayirabilirim sanıyorum. Iyi bir akademisyen-araştırmacı olabilmek için gayret ediyorum.

3- Bir öğrenci için Japonya yaşanılacak bir yer mi? Öğrenciye ne gibi kolaylıklar veya zorluklar sağlıyor?

-Aslında Japonya yaşanabilecek en güzel ülkelerden birisi fakat maddiyat gibi büyük bir sorun var. Eğer maddi imkânınız varsa rahat bir öğrencilik geçirebilirsiniz. Bunun yanında eğer buraya burssuz gelmiş olsanız bile part-time çalışma imkânları mevcut. Tabi geciminizi bu şekilde sağlamış olsanız bile okul masrafları vs zorlayabilir. Japonya çok pahalı bir ülke.

4- Tohoku Üniversitesinde araştırmalarını Facebook ve şahsi blog hesabındaki çalışmalarını platform olarak severek takip ediyoruz. Bize çalışma alanından biraz bahseder misin?

-Teşekkür ediyorum her zaman desteğiniz için. Alanım öncelikli olarak Japon Budist Sanat tarihi. Bu alanda sanat-kadın-din teması içerisinde Antik dönem (Asuka-Nara Dönemi) sanatı içerisinde kadınların bağışladığı sanat eserlerini, özellikle budist heykellerini araştırıyorum.

5- Japonyada’ki üniversitelerin yabancı öğrencilere yaklaşımları nasıl? Eğitimler ve araştırmalar için yeterli destek öğrencilere veriliyor mu?

-Şimdi şöyle, söyleyeceklerim sadece benim görüşlerim ve bulunduğum çevrede gördüklerimden bahsediyorum genelleme yapmak yanlış olur. Öncelikle Japonya`da yabancı öğrenci oldukça fazla. Ve buradaki üniversitelerin bir çoğunun yabancı öğrencilere yaklaşımı aslında geldiği ülkeye göre değişiyor diyebilirim. Eğer gelişmiş bir ülkeden geliyorsanız size davranışları biraz daha farklı oluyor. Eğer küçük bir ülkeden geliyorsanız burada saygı kazanmak size bağlı.
Üniversiteyi bitirip burada master/doktora yapmak istiyorsanız, genelde bir önceki mezuniyetinizin güvenilirliği yine geldiğiniz ülkeye bağlı. Mesela kendimden örnek vereyim; şuan ki danışman Hocamla ilk görüşmeye gittiğimde bana doktora değilde yüksek lisanstan başlarsam daha iyi olacağını söyledi. Ben yüksek lisansımı zaten bitirdigimi, burada doktora yapmak istediğimi ısrarla söyledikten sonra ikna edebildim.
Maddi desteğe gelince, eğitim ve araştırmalar için maddi destek her türlü sağlanıyor. Tabi bu sizin akademik başarı durumunuza göre değişiyor. Eğer ülkenizden burslu olarak gelmediyseniz burada yabancı öğrencilere yönelik burslar var. Eğitiminizi sürdürebilecek burs bulabilirsiniz. Ama tabi ki burs alamama durumunu da göz önünde bulundurmak gerekir.

6- Japonya’da akademik araştırma yapmak ve lisans eğitimi almak isteyen öğrencilere ne tür olanaklar sağlanıyor? Akademik araştırmalar için ( gerek Türk gerek Japon hükümetinden olsun) burs-fon imkanı veriliyor mu? Veriliyorsa bunlar hangileri ve nasıl yararlanılabiliyor? Okuyucularımızla paylaşır mısın?

–Lisans ve lisans üstü eğitime göre verilen destek değişiyor. Türkiye`den gelen öğrencilerin öncelikli başvurduğu MEXT Japon Hükümeti bursu var. Ayrıntıları internetten kendi web sitesinden okuyabilirler. Ben Mext ile gelmedigim için çok ayrıntılı bilgi veremeyeceğim. Japonya içi burslar için ise genelde üniversiteden kabul aldıktan/sınavı kazandıktan sonra başvuru yapılıyor. Yabancı öğrencilere burs veren bir çok kurum/kuruluş var. İsim veremeyeceğim çünkü yine burslar üniversiteye, bölüme göre değişiyor. Mesela bir mühendislik okuyan öğrenci ile sosyal bilimler okuyan öğrencinin başvuru yapabildiği burslar farklı. Bu burslara başvuru da yine danışman Hocanızın referansı ile oluyor. Burs başvuru formu ile birlikte referans mektubu ile başvurunuzu yapıyorunuz ve genelde mülakat yapıyorlar. Mülakat belirleyici oluyor. Ve eğer japonca biliyorsanız diğer yabancı öğrencilerden bir adım öndesiniz demektir.

7- Japonya’daki üniversitelere giriş sınavı ve mülakatları hakkında bilgi verebilir misin?

–Tabi.. Öncelikli olarak lisans giriş sınavlarından bahsedeyim. Yabancı öğrencilere yönelik merkezi bir sınav oluyor. EJU; Nihon Ryugaku Shiken/Examination for Japanese University Admission for International Students. Sınav sonucuna göre başvuru yapabileceğiniz üniversitelere bakıyorsunuz ve üniversiteye direk başvuru yapıyorsunuz. Ardından yine mülakat süreci oluyor. Ve sonuçlar, kazandıysanız kayıt süreci başlıyor. Üniversiteye giriş ücreti ve harç ücretleri için bazı üniversitelerin muhafiyet başvuru sistemleri var. Bazıları yüzde yüzünü karşılarken bazısı yarısını karşılıyor bazıları ise sadece takside bölüyor. Devlet üniversitelerinden bahsediyorum tabi, özel üniversitelerde böyle bir durum bildiğim kadarıyla yok.
Yüksek lisans ve doktora başvuruları ise biraz daha farklı. Yüksek lisans ve doktora için direkt olarak Hoca ile iletişime geçmeniz gerekiyor. Hocaya niyet mektubunuzu gönderip cevaba göre hareket etmek gerekiyor. Cevap gelmeme ihtimali de malesef var. cevap gelmezse yapacak birşey yok başka bir Hoca ile iletişime geçmek gerekiyor. Cevap geldiyse Hoca büyük ihtimal görüşmeye cagiracaktir. Ya da ya da yurtdışında iseniz sanıyorum artık internet üzerinden görüntülü görüşmeler yapmayı kabul eden Hocalarda mevcut. Ve şimdiye kadar hangi alande çalıştığınızı ve şimdiden sonra ne çalışmak istediğinizi soracaktır. Buna göre eğer kabul alabilirseniz sonuç olarak iki seçeneğiniz oluyor. Birincisi Araştırma öğrencisi olarak belli bir süre (6aylik, 1yillik sürelerle) okulda bulunmanızı isteyebilir veya direk sınava girersiniz. Dediğim gibi bunları Hoca belirliyor.

8- Akademik ve sosyal yaşamına Japonya’da devam eden bir araştırmacı olarak sana göre Japon üniversitelerini, Türk üniversitelerinden ayıran başlıca özellikler var mı? Dikkatini çeken unsurlar varsa bizimle paylaşabilir misin?

–Türkiye ile Japonya üniversiteleri arasındaki farklar daha öğrenci işlerinde başlıyor diyebilirim 🙂 Çok çok kibarlar. Okulun mevcut durumu da diğer büyük farklardan birisi. Araştırma yapacak kişiye araştırmasını devam ettirebilmesi için her türlü imkan sağlanmış durumda. Mesela okul durumundan bahsedeyim. Buradaki üniversitelerin bildiğim kadarıyla hepsinde özellikle yüksek lisans/doktora öğrencileri için labaratuarlari/ çalışma odaları var, sosyal bilimler de dahil. Alanınızla ilgili okumak istediğiniz her kitap genelde bölümlerin labaratuarlarinda mevcut. Çalışma odaları haricinde tüm öğrencilerin birlikte vakit geçirebileceği içinde buzdolabından mikrodalga fırına kadar bulunan odalar mevcut. Öğle arasında herkes burada evinden getirdiği bento denen bizdeki beslenme çantası gibi 🙂 yemeklerini burada yiyebiliyor. Yıl başında, sakuralar açtığında ve yılın belirli dönemlerinde burda Hocaların da katılımı ile kutlamalar yapılıyor. Hocaların çoğu çok alçakgönüllü öğrencilerle birlikte onlarda burada vakit geçiriyor. Ve yine labaratiara döneceğim, her öğrencinin (yüksek lisans/doktora) ayrı çalışma masaları mevcut. Türkiye`de böyle bir sisteme geçilebilmesi için yüzyıllar gerek sanırım. Japonya ile ilgili maddi probleminizi hallettikten sonra akademik hayat çok güzel.

9- Son olarak Japonya’da akademik kariyerine devam etmek isteyen arkadaşlara tavsiyeleriniz var mı?

–Bana kendi sitemden de çok sayıda bu şekilde sorular geliyor. Öncelikli olarak dil sorununu halletmek gerekiyor. Her üniversite ingilizce çalışmayı kabul etmiyor. Özellikle sosyal bilimler alanında çalışmak istiyorsanız Japonca istiyorlar. Ve Japoncanızı ispat etmek için JLPT`den en az N2 almanız gerek. Bunu hallettikten sonra her şey daha kolay ilerliyor. İkinci adım olarak ise burada ne çalışmak istediğinizi iyi bilmeniz gerekiyor. Daışmanınızla ortak çalışma alanı belirlemeniz için yakın konularda çalışıyor olmak avantaj olacaktır. Zaten farklı çalışma alanlarındaki öğrencileri genelde kabul etmiyorlar. Ve sabır çok önemli. İnsan isteyince her şeyi başarıyor. Umarım gelmek isteyen herkes başaracaktır 🙂

Japonya’da akademik yaşantı ve öğrencilik üzerine sohbetinden dolayı Selin Özdemir arkadaşımıza teşekkür ederiz.



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »