Japon Mükkemmeliyetçiliğinin Vücut Bulmuş Hali I Sakamoto desu ga?

Nami-Sano

2016 bahar animelerinden, türü komedi, okul ve seinen olan Sakamoto desu ga? serisinin yapımında TBS, DAX Production ve King Records  yer alırken, yapım Studio Deen‘de hazırlanıyor. Açılış müziği Customi Z‘in Coolest parçası, kapanış müziği ise Suneohair‘in Nakushita Hibi ni Sayonara.

Yönetmenliğini birçok yapımda ustalığını konuşturmuş ve bizim Gintama, Yu-Gi-Oh, School Rumble Ni Gakki, Sora no Manimani dediğimizde direk hatırlayacağımız Takamatsu Shinji üstleniyor. Karakter tasarımlarını ise Trinity Blood, , Ranma ve Hakuoki gibi yapımlardan hatırlayacağımız Atsuko Nakajima üstleniyor.

Seri 4 cilt 27 bölümden oluşan, 2011-2015 tarihleri arasında yayınlanan  Sano Nami’nin aynı isimli mangasından uyarlamadır.

maxresdefault

Konusu ise lise birinci sınıf öğrencisi olan muhteşemlerin muhteşemi Sakamoto etrafında şekillenmektedir. Fevkaladenin fevki niteliğinde olan Sakamoto okula başlar başlamaz herkesin dikkatini çekmiştir: kızlar ona bayılmakta; erkeklerse onu kıskanmaktadır. Sınıfında manken gibi bir genç olsa da kimse Sakamoto’yu geçememektedir. Bu sebeple Sakamoto’ya türlü tuzaklar kurarlar ancak Sakamoto kolaylıkla ve zarafet içerisinde bunlardan kurtulmayı becerir. Havalı ve soğukkanlı görünüşünün ardında aynı zamanda da yardımsever bir kişiliğe de sahiptir,kendisinden yardım istenildiğinde asla geri çevirmez.  Sakamoto ne tür zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın; her seferinde özgüven atmosferi sayesinde zorlukların üstesinden gelecektir.

Sakamote-desu-ga-01-32

Serinin ilk bölümünden edindiğim kısa bir izlenim notu eklersek;

Öncelikle seri gerçekten eğlenceli. Günlük hayatta rahatsız olabileceğiniz bir kişinin (çünkü insanlar her işte iyi olan kişileri sevmez) sizi bu denli etkisi altına alması ve güldürmesi kolay bir şey değil. Karakter çizimleri ve mekan tasarımlarına zaten söyleyecek bir şey yok.

Onun dışında, bana göre Sakamoto karakteri Japonya’nın ve Japon insanının temsili gibi. Japon toplumu azmin, iradenin ve disiplinin toplumudur. Bu yönden baktığımız zaman da mükemmeliyetçi karaktere sahip olan japonlar detaylar konusunda oldukça hassas ve dikkatliler. Hatalara da genel olarak hayatlarında yer vermezler. Aslına bakarsanız bu durum eski bir samuray geleneği olan Bushido kültürünün nesilden nesile japon halkına aktarılmasıyla oluşmuş diyebiliriz. Japonlarda başarının sürekliliği her zaman ön plandadır, kısa süreli planlardan ziyade daha az riskli, uzun süreli planlar yaparlar. Zaten Japonların yaptıkları işlere, sanatlarına, kültür ögelerine baktığınız zaman hep bu mükemmeliyetçilik ve disiplin unsurlarıyla, başarının ne kadar önemli olduğuyla karşılaşırsınız. İşte bu nokta da seride de, Sakamoto karakteri tüm bunların vücut bulmuş bir haliyle karşımıza çıkıyor. Yaptığı her işi layıkıyla, en iyi şekilde ve hatasız hallediyor. Her işinde bir mükemmellik ve insanı büyüleme söz konusu.

Her hareket havalı , daha havalı, en havalı olan Sakamoto’yu henüz duymadınız mı?

 

 



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »