Japon Edebiyatının Kesinlikle Okunması Gereken 12 Başyapıtı

12. ÖLÜM OYUNU – Koushun Takami

Koushun Takami Ölüm Oyunu

Yazar Koushun Takami’nin 1999 senesinde kaleme aldığı, şimdilik tek kitabı olan, ‘Ölüm Oyunu (Battle Royale)’ çıktığı sene hem Japonya’da hem de dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Hatta gençler arasında oldukça popüler olan kitap, Japon Hükümeti tarafından pek hoş karşılanmamış, bu da esere duyulan merakı arttırmıştı. Devlet politikası gereğince, bir adaya hapsedilen liseli gençlerin, tek kişi kalana kadar birbirlerini öldürmeye zorlanmasının öyküsü olan kitap; arkadaşlık, aşk, vefa, güven gibi konuları derinlikli bir şekilde işlerken bir yandan da kapitalizmin inşa ettiği zalim sistemi sert bil dille eleştiriyor. Sonrasında pek başarılı bulunmayan bir sinema uyarlaması da yapılan bu distopya romanı, aynı zamanda günümüzde gençlerin çok sevdiği ‘Açlık Oyunları’na ilham olmuştur.

Ölüm Oyunu (Battle Royale) – Koushun Takami – Pegasus Yayınları – 624 Syf.

Çevirmen: Müge Kocaman Özçelik

11. YASTIKNAMEŞei Şonagon

Sei Shonagon Yastıkname

Japon Edebiyatının bin yıllık klasiklerinden, en önemli kültür hazinelerinden biri olan ‘Yastıkname’, Kitap Çevirmenleri Girişimi’nin 83 kişilik çevirmen topluğunun özenli çalışmasıyla Türkçeye çevrilmişti. Sarayda İmparatoriçe’nin nedimeliğini yapan nedimelerden biri olan Şei Şonagon, hep başucunda tuttuğu defterine tanık olduğu ve gözlemlediği her şeyi yazmış. Yazdıklarına kadınsı imzasını da atmayı başaran Şonagon, yüzyıllar sonra okuyucuya edebiyat, kültür ve tarih kokan bir yolculuk bahşediyor. Bir devrin ruhuna konuk ediyor bizi. Japon Edebiyatının başyapıtlarından biri olan kitap, klasik Japon Edebiyatıyla tanışmak için birebir.

Yastıkname – Şei Şonagon – Metis Yayınları – 372 Syf.

Çevirmen: Kitap Çevirmenleri Girişimi (83 Çevirmen)

10. GÖNÜL (KOKORO) – Natsume Soseki

Natsume Soseki Gönül

Meiji Döneminin (1868-1912) en büyük romancısı olan Natsume Soseki, Japon yazınının modernleşme serüveninde en ön saflarda yerini alan romancılarından biri. Türkiye-Japonya dostluk çalışmaları kapsamında Türkçeye çevrilen eser, yaklaşık yüzyıl öncesinin Japonya’sında yazılmış ve yazıldığı dönemde geçen bir hikayeyi anlatır. O zamanın Tokyosunda bir üniversite talebesi olan “Ben”, bir tatil yerinde tanıştığı ve kendisine hep “Hocam” dediği esrarengiz kişiyle önce samimi olacak, sonra da Hocasının yüreğine gömdüğü büyük sırrına bizler için tercüman olacaktır. “Ben” sayesinde gönlünün kapılarını açan “Hoca”, bize aşk ve dostluk arasındaki savaşının galibini gösterecektir. Modern dönemde eser veren yazarların hep kendine örnek aldığı ve büyük saygı duyduğu Soseki’nin bu romanı, 20.yy Japon romancılığını daha iyi anlamak için en önemli ilk duraklardan biri.

Gönül (Kokoro) – Natsume Soseki – Paraf Yayınları – 344 Syf.

Çevirmen: Bilal Ünal

9. RAŞOMON VE DİĞER ÖYKÜLER – Ryunosuke Akutagava

Ryunosuke Akutagava Rashomon

1927 senesinde henüz yazarlık serüveninin on ikinci senesinde iken intihar ederek yaşamına son veren Akutagava, Japonya’nın en önemli hikaye yazarıdır. Her sene ismine ithafen verilen ‘Akutagava Edebiyat Ödülleri’de bulunan önemli öykücü, ülkemizde seçme hikayelerinden oluşan bu kitapla tanınmıştır. Yazarın her döneminden hikayelerinin yer aldığı kitap, Akira Kurusowa’nın uluslararası başarı kazandığı filme de konusunu vermiş olan, Raşomon öyküsü ile isimlendirilmiş. Ryunosuke Akutagava, halen Japonya’da kısa ve uzun metraj filmlerde, animelerde öykülerinden yararlanılan, bitmek bilmez bir ilham kaynağıdır.

Raşomon ve Diğer Öyküler – Ryunosuke Akutagava – Boğaziçi Yayınları – 240 Syf.

Çevirmen: Oğuz Baykara

8. KİŞİSEL BİR SORUN – Kenzaburo Oe

Kenzaburo Oe Kişisel Bir Sorun

1994 Nobel Edebiyat Ödülü’nü Japonya’ya getiren Kenzaburo Oe’nin 1964’de kaleme aldığı ve başyapıtı olarak gösterilen ‘Kişisel Bir Sorun’ engelli çocuk sahibi olan bir babanın içine düştüğü buhranları konu alıyor. Kendisi de 1963’de engelli bir çocuk sahibi olan Kenzaburo Oe, bu konudaki tüm tecrübesini ve duyguları kitabına yedirmiş. Karakterin içine düştüğü utanç ve korku durumları zamanla çocuğunu bir düşman olarak görmesine sebep oluyor. Bu karakterle, bir yandan da büyük şehirlerin, yalnızlaşan ve sorumluluklarının üstesinden gelemeyen, kaçış psikolojisinde olan insanlarının örneğini veriyor.

Kişisel Bir Sorun – Kenzaburo Oe – Can Yayınları – 232 Syf.

Çevirmen: Hüseyin Can Erkin

7. KARLAR ÜLKESİ – Yasunari Kavabata

Kavabata Yasunari Karlar Ülkesi

20.yy’ın en önemli yazarlarından biri olarak gösterilen Kavabata, 1968 senesinde Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldükten üç sene sonra kaldığı odada gaz kaynağını açarak intihar etmişti. 1935 senesinde başladığı, 1947 senesinde bitirdiği ‘Karlar Ülkesi’ birçok eleştirmen tarafından en iyi eseri olarak gösterilmekte. Japonya’nın geleneksel değerlerini eserlerine kendi özgün stiliyle, lirik bir şekilde aktaran yazar, aynı zamanda kapkaç duygusal ilişkileri ayrıntılı şekilde anlatır. Karlar Ülkesi’nde de diğer eserlerinde olduğu gibi hiçbir şey direkt ifade edilmez. Her şey satırların arasına saklanmış, gizlenmiş gibidir. Naif, duru, duygusal bir eser okumak isteyenler için ‘Karlar Ülkesi’ eşi benzeri bulunmayan bir hazine.

Karlar Ülkesi – Yasunari Kavabata – Doğan Kitap Yayınları – 128 Syf.

Çevirmen: Selma Öğünç

6. İNSANLIĞIMI YİTİRİRKEN – Osamu Dazai

Osamu Dazai İnsanlığımı Yitirirken

Hayatı boyunca içinden çıkamadığı duygusal buhranlarla savaşan Osamu Dazai, Japon Edebiyatının en karanlık yüzlerinden biri. ‘İnsanlığımı Yitirirken’de, otobiyografik öğeler taşıyan, yazarın en büyük intihar girişiminin anlatımı. Dazai’nin 1948 senesinde kaleme aldığı bu kitap, onun öz yaşam öyküsü olduğu gibi, karanlık ve felsefi içeriğiyle de Japon Edebiyatının en önemli eserlerinden biri. Zaten eseri yazmasının akabinde Osamu Dazai, intihar ederek hayata veda etmiştir. ‘İnsanlığımı Yitirirken’ onun ölümle olan dostluğunun ürünüdür.

İnsanlığımı Yitirirken – Osamu Dazai – Japon Yayınları – 128 Syf.

Çevirmen: Hüseyin Can Erkin

5. EMANET DOLABI BEBEKLERİ – Ryu Murakami

Emanet Dolabı Bebekleri Ryu Murakami

Tüm dünyada daha çok ‘Şeffaf Mavi’ ve ‘Gecenin Dibi’ romanları ile tanınan yazarın, 1980 senesinde yazdığı ‘Emanet Dolabı Bebekleri’ en iyi kitaplarından biri.” Doğduklarında bir tren garında, bitişik emanet dolaplarına terk edilen iki erkek çocuk. Gençliklerini bir yetimhanede ve yarı ıssız bir adada koruyucu “anneleri” olan kadınları bulup yok etmek üzere şehrin yolunu tutarlar. Toxitown diye bilinen, kaçık tiplerin ve dolandırıcıların mesken tuttuğu bölge ikisini de kendine çeker: Biri, bu egzotik düşkünler âleminin starı, biseksüel bir rock şarkıcısı olur; diğeri, beslediği timsah için dairesini tropik bir bataklığa dönüştüren fotomodel sevgilisiyle birlikte intikam peşinde koşmaya devam eden bir sırıkla atlamacı.”  Anarşizm’in olağanüstü bir şekilde anlatıldığı kitabında Ryu Murakami, yine sözünü sakınmadan, bildiği en sert şekilde anlatıyor hikayesini.

Emanet Dolabı Bebekleri – Ryu Murakami – Doğan Kitap Yayınları – 488 Syf.

Çevirmen: Hüseyin Can Erkin

4. NAZLI KAR – Jun’ichiro Tanizaki

Nazlı Kar

Tanizaki, Japon romancılığının en özgün seslerinden biri ve başyapıtı olarak görülen “Nazlı Kar” onun en uzun romanı olmakla birlikte Japon Edebiyatının da en önemli eserlerinden biridir. Makioka ailesinin kızları üzerinden Japon modernleşmesini anlattığı bu dev eser yakın zamanda Esin Esen tarafından Türkçeye kazandırılmıştı. Japonya’nın Edebiyatına gerçek ve önemli bir adım atmak için en doğru tercih bu kitap olacaktır.

Nazlı Kar – Jun’ichiro Tanizaki – Can Yayınları – 840 Syf.

Çevirmen: Esin Esen

3. ZEMBEREKKUŞU’NUN GÜNCESİ – Haruki Murakami

Zemberekkuşu'nun Güncesi Haruki Murakami

Haruki Murakami, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir ilgiyle okunan bir yazar. Japonya’nın geleneksel dilinden uzak, evrensel bir dilde eserlerini yazan yazarın başyapıtı ne kadar ‘1Q84’ olarak görülse de aslında onu en iyi özetleyen, imgelerle dolu dilini en güzel şekilde taşıyan eseri ‘Zemberekkuşu’nun Güncesi’. Her kitabında farklı bir  yana yaslanan yazarın bütün yazınlarının izini sürebileceğiniz bir kitap bu. Dünyada da Murakami kitapları içerisinde, üzerine en çok konuşulmuş, kitap ve makale yazılmış kitap olma özelliğine sahip. Haruki Murakami’nin sihirli diliyle tanışmak için en iyi başlangıç tartışmasız ‘Zemberekkuşu’nun Güncesi’.

Zemberekkuşu’nun Güncesi – Haruki Murakami – Doğan Kitap Yayınları – 744 Syf.

Çevirmen: Nihal Önol

2. KUMLARIN KADINI – Kobo Abe

Kumların Kadını Kobo Abe

Kobo Abe, Japon postmodern edebiyatının en sağlam ismi. Onu en çok ‘Kutu Adam’ kitabıyla tanıyoruz. Fakat yazarın ‘Kumların Kadını’ kitabı, daha az popüler olmasına rağmen; en iyi eseri olarak gösteriliyor. Sinemaya da aktarılan bu küçük ama engin kitap, insanın gerekliliklerini sorgulayan, şehir insanının içinde olduğu çıkmaz sokağı gözler önüne seren bir hikayeye sahip. Çok sade bir öyküyle, az ama kuvvetli metaforlarla Kobo Abe bu kitapta yazarlık gövde gösterisi yapıyor. Son sayfasına kadar merak duygusunun asla kaybedilmediği modern bir klasik.

Kumların Kadını – Kobo Abe – Turkuaz/Merkez Kitap Yayınları – 186 Syf

Çevirmen: Hüseyin Can Erkin

1. DENİZİ YİTİREN DENİZCİ – Yukio Mişima

Denizi Yitiren Denizci Yukio Mişima

Büyük yazar Yukio Mişima yalnız Japonya’nın değil, tüm dünyanın görmüş olduğu en kendine has, hayranlık uyandıran yazarlardan bir tanesi. Bu listeye girebilecek birçok eseri mevcut. Özellikle ‘Bereket Denizi Dörtlemesi’ tartışmasız bir edebiyat şöleni. Çok üretken bir yazar olan Mişima’nın özellikle ‘Denizi Yitiren Denizci’ kitabını listeye almamızın sebebi, kısa ve sadelikle, okuyucunun karnına nasıl yumruk atılabildiğinin en iyi örneği olması. Korkusuzca tabulara saldıran ve şiddetten bir dil çıkaran yazar, bu eserinde kötülüğün insan ırkındaki köklerine iniyor ve tüm edebiyat tarihinin en etkileyici sonlarından bir tanesini yazıp, seyircisini çaresizce ortada bırakıyor. Edebiyatın okuyucuyla seviştiği bir kitap.

Denizi Yitiren Denizci – Yukio Mişima – Can Yayınları – 156 Syf.

Çevirmen: Seçkin Selvi