Japon Edebiyatının Kesinlikle Okunması Gereken 10 Öykü Kitabı

10- Lafcadio Hearn – Kvaidan ve Tuhaf Şeylere Dair Öyküler

Can Yayınları / 170 Syf. / Çev: Zeynep Avcı

Elli dört yıllık kısa yaşamını 1904 senesinde Japonya’da noktalayan Lafcadio Hearn ya da diğer ismiyle Koizumi Yakumo tarihin gördüğü ilk Batılı Japonya uzmanıdır. 1890 senesinde Japonya’ya giden Hearn, hayatını orada devam ettirmiş; bir Japon kadınıyla evlenmiş ve hatta Japon ismi almıştır. Hearn’ın Japonya’ya dair yazmış olduğu her satır, bin yılı aşkın bir süredir kendi içine kapalı yaşayıp giden Japonya’yı Batının gözleri önüne sermiştir. Kaleme aldığı birçok tarihi ve edebi metin bulunmaktadır. Can Yayınları tarafından yayımlanan “Kvaidan” ise Japon efsanelerine konu olmuş, sözlü geleneğin bir parçası olan korku öykülerinin derlemesidir. Sinemasından da aşina olduğumuz korkuyla barışık ve bitişik bir kültürü var Japonya’nın ve sanıldığı gibi, bu son yıllarda gelişmiş popüler bir akım değil. Bu derlemedeki öyküler bizi kadim Japonya’nın ürpertici öykülerine doğru yola çıkarıyor.

 

9- Yuichi Seirai – Nagazaki

Dedalus Yayınları / 312 Syf. / Çev: Devrim Çetin Güven

Seirai’nin Dedalus Yayınları tarafından, geçtiğimiz yılın ilk aylarında basılan “Nagazaki” isimli öykü derlemesi, Japonya’nın toplumsal travmalarından beslenmiş, oldukça etkileyici altı öykü bulunduruyor içerisinde. Hem yüzyıllar önce Hıristiyanlara Nagazaki de yapılmış zulümler, hem de ABD’nin II.Dünya Savaşı sırasında atmış olduğu atom bombası; sivil hayatlar üzerinden nasıl onarılamaz bir zarar vermiş bunu gözler önüne sermiş yazar. Devrim Çetin Güven’in Japonca aslından çevirdiği bu öyküleri okudukça, bizden kilometrelerce uzakta, çok eski zamanda yaşanmış korkunç olayların günümüze olan etkisini açık bir şekilde görüp, etkin bir duygudaşlık geliştirmememiz elden bile değil.

 

8- Naoya Shiga – Modern Japon Edebiyatının Doğuşu ve Shiga Öyküleri

Boğaiçi Üniversitesi Yayınları / 332 Syf. / Çev: Oğuz Baykara

Döneminin en tartışmalı edebi isimlerinden biri olan Shiga, arkasında büyük bir roman, sayısız da öykü bırakmıştır. Kendisinden önce var olan Japon natüralizmine tepki olarak yazmış, kendi dilini ve stilini yaratarak Shirakaba ekolünün babalarından biri olmuştur. Bu kitap ülkemizdeki önemli Japon edebiyatı emekçilerinden olan Oğuz Baykara tarafından kaleme alınmış modern Japon edebiyatının doğuşunu anlatan bölümüne ek olarak, Shiga’nın öykülerinden bir seçme sunan, yine Baykara’nın çevirdiği bölümle başlı başına arşivlik bir çalışmadır. Akutagawa’yı da derinden etkileyen bir isim olan Shiga’nın öykülerinde dolaysız bir anlatımın, derli toplu ifadenin ve içeriğin farklı açılardan izlenmesinin tatmin edici sonucu bize Japon öyküsünün babalarından birinin kaleminden kendini göstermektedir.

 

7- Kenci Miyazawa – Japonya’dan Öyküler

Nesin Yayınları / 160 Syf.

Nesin Yayınevi’nin çocuklar için 2010 senesinde yayımladığı bu öykü kitabında, derlemeci Miyazawa’nın Japon kültüründen damıttığı, biçimde sade ama içerikte derin öyküler bulunmaktadır. Miyazawa, 1933’te hayatını kaybettiğinde arkasında Japon toplumunun sözlü tarihinden derlediği birçok öykü bıraktı. Bunlar Japonya’nın arketiplerini taşıyan, ülkenin felsefesini yansıtan, zaman zaman da didaktik tınlayan öyküler olarak dikkat çekmelerinin yanında yalnız çocuklar için değil, yetişkin okuyucu için de anlam ifade edebilecek nitelikte olup, farklı bir okuma zevki sunmaktadırlar.

 

 

 

6- Ihara Saikaku – Samuraylar Arasında Aşk

Okuyan Us Yayınları / 100 Syf. / Çev: Fatih Özgüven

Tokugawa Dönemi (1603-1867) Japon tarihinde savaşların son bulduğu, samurayların iktidar olarak merkezi yönetimi oluşturdukları uzun bir tarihsel dönem. Bu dönemde bütün yapılarda olduğu gibi edebiyatta da bazı değişikler yaşanıyor. 17.yy’ın ikinci yarısı boyunca eser veren Saikaku’nun eserleri de bunları en iyi izleyebileceğimiz yapıtlar. İçerisinde 13 tane öykü bulunan “Samuraylar Arasında Aşk” dönemin ruhunu yansıtacak özellikte, edebi olmaktan çok belgeci bir yaklaşımla kaleme alınmış; dönemin resmine bizi bir adım daha yaklaştıran önemli bir metin. Artık ‘tarihsel’ olarak kabul edilen bu öykülerde, Saikaku halen tartışma konusu olan samurayların arasındaki eşcinsel aşkı kendine konu edinmiş. Kendi içine kapalı, aşkın her türlüsünü savaşçılarına yasaklayan bir sistemde, erkeklerin kendilerine kendilerince bir sevgi yolu açtıklarını görüyoruz. Tüm dünyada tanık olduğumuz, ataerkil sistemin baskıladığı yerde doğan, isyanla karışık bir cinsel özgürlüğü samuraylar çağı üzerinden okumak, bu kitapla mümkün oluyor. 2004 yılında Okuyan Us Yayınları tarafından basılan “Samuraylar Arasında Aşk” hikâye kitabına, Murathan Mungan’ın yazdığı eşsiz önsöz de kitaba kütüphanemizde bir yer açmak başka bir önemli sebep.

 

5- Haruki Murakami – Kadınsız Erkekler

Doğan Kitap / 224 Syf. / Çev: Ali Volkan Erdemir

Japon Edebiyatının son yıllarda ki öncüsü olarak kabul edilen ve tüm dünyada büyük bir ilgiyle okunan Haruki Murakami, romanlarıyla ülkemizde de oldukça tanılınan bir isim. Ancak yazarın öykü çalışmaları da var. “Kadınsız Erkekler” henüz Türkçe okuyabildiğimiz tek öykü kitabı. İçerisindeki tüm öykülerde, Murakami edebiyatından alışık olduğumuz özgün motifleri bulabileceğimiz gibi, yazarın roman gibi büyük bir anlatının karşısında, hikâye gibi kısa süreli bir formu nasıl işlediğini görmek heyecan verici ve sonuç kesinlikle lezzetli. Hatırı sayılır bir okur grubunun da gözdesi haline gelen bu öykü derlemesi Murakami’ye daha dolaysız yaklaşabilmek için kesinlikle okumanız gereken bir kitap.

 

 

4- Ryunosuke Akutagawa – Raşomon ve Diğer Öyküleri

Boğaziçi Üniversitesi Yayınları / 240 Syf. / Çev: Oğuz Baykara

Öykü türünün Japon topraklarındaki babası diyebileceğimiz, türün gelişimi ve yaygınlaşması için en büyük rolü oynamış, tarihe adını altın harflerle yazdırmış bir yazar Akutagawa. Kısa yaşamında ciltlerce kitaba sığmayacak sayıda öykü yazmış, çok fazla diğer edebi türlerle uğraşmamıştır. Öykülerinde zen budizminden, kendi hayatına; sıradan gözlemlerden, insanın bitmek bilmez ruhsal çatışmalarına; Japonya tarihinden, Hristiyan doktirinlerine kadar sayısız temayı işlemiştir. Kendisinden sonra gelen yazar adaylarına yol yordam olan yazar aynı zamanda Japon sinemasının en temel hikâye kaynaklarından bir tanesi olmuştur. En bilinen örneği kuşkusuz Akira Kurusowa’nın uluslararası başarı kazanmasını sağlayan Raşomon’dır. Nasıl ki Maupassant ve Çehov gibi öykücüleri, Batı yazınını daha iyi anlayabilmek adına özümsüyor ve analiz ediyorsak; Akutagawa’yı da benzer bir gayeyle Japon edebiyatı adına ele almalıyız. Oğuz Baykara’nın çevirisini yaptığı bu öykü derlemesi de bunun için elmas değerinde bir kaynak. Aynı zamanda kitapta Akutagawa hakkında bilgilendirici bir bölüm ve hikayelerinin içeriğine dair kısa ayrıntılamalar da bulunmaktadır.

 

3- Kenzaburo Oe – Kurbanı Beslemek

Can Yayınları / 224 Syf. / Çev: Ali Volkan Erdemir

Kenzaburo Oe Japonya’nın en önemli yazarı listesinin başlarında anılsa da ülkemizde henüz çok sayıda kitabını okuma şansına erişemedik. İki romanı dışında bir de bu kitabı, yani öyküleri yayımlandı. Daha önce bu kitaptaki üç öykü ayrı ayrı kitaplar olarak yayımlanmıştı, fakat sonradan Can Yayınları öyküleri Japonca aslından çevirterek hepsini bir kitapta basarak çok doğru bir karar verdi. Kitap içerisinde 3 tane uzun öykü bulunuyor. Hepsi de birbirinden derin ve nitelikli olan bu öyküler, Oe’nin insanın karmaşık duygularından yola çıkarak çok daha makro meselelere ışık tuttuğu gerçek yapıtlardır. Özellikle yazarın en başarılı öyküsü diyebileceğimiz ‘Kurbanı Beslemek’ içinde yaşadığımız çağın konjonktürü haline gelmiş yabancılaşma ve ötekileştirme kavramları üzerine gerçekçi ve dokunaklı içeriğiyle akıllardan asla çıkmamacasına kazınıyor.

 

2- Jun’ichiro Tanizaki – Sazende Şunkin

Can Yayınları / 224 Syf. / Çev: Oğuz Baykara

Tanizaki, biçim ve içerik bakımından keskin bir şekilde kontürlediği, birbirinden rahatlıkla ayrılan sanatsal dönemlerinde, her daim birbirinden farklı ama güçlü eserler vermeyi başarmış bir yazardır. Bu hikâye derlemesinde de yazarın farklı dönemlerinde yazdığı öyküler bir araya getirilmiş. İnsanın saklı kalmış taraflarında filizlenen arsız zaafları, sade bir dille ele alan Tanizaki, öykülerinde de en iyi bildiği şeyi yapmaktan vazgeçmiyor ve ortaya çok tatmin edici kendince hikâyeler koyuyor. Bütün parçalar edebi olarak oldukça tatmin edici olsa da yazar öldürücü darbeyi kitaba ismini de veren ‘Sazende Şunkin’ öyküsünde vuruyor. Bu öykü aslında yapısı gereği novella diyebileceğimiz uzunlukta bir anlatı. Hikâyenin ele alınışı itibariyle, başka bir usta Yasunari Kawabata’nın dünyasını andırıyor; ancak hikâye ilerledikçe Tanizaki’nin özgün darbeleri yavaş yavaş bizi alışkın olduğumuz Tanizaki dünyasına yerleştiriyor. Japon Edebiyatı ve öykü dediğimizde ilk akla gelen eserlerden biri olmasına şaşmamak gerek.

 

1 – Yukio Mişima –  Yaz Ortasında Ölüm

Can Yayınları / 256 Syf. / Çev: Hüseyin Can Erkin

Yukio Mişima denildiğinde, şüphesiz akıllara ilkin yazarın anıt niteliğindeki ayrıksı romanları gelir. Ancak Japonya’nın en üretken yazarlarından biri olan Mişima, öldüğünde arkasında öykü, deneme, oyun gibi türlerde de sayısız eserler bırakmıştır. ‘Yaz Ortasında Ölüm’ yazarın 1953’te yayımladığı, en bilinen öykü kitabıdır. Ülkemizde Can Yayınları tarafından 2015’de Hüseyin Can Erkin çevirisiyle yayımlanan eser, Mişima’nın usta kaleminin öykü dünyasında da nasıl benzersiz sonuçlara imza attığının açık gösterisi adeta. İçerisinde 11 tane öykü bulunan bu kitapta, Mişima’nın romanlarında ele aldığı; abartılı eylemlerden kaçınmayan karakterlerindense; daha sıradan hayatların insanlarını, gündelik detayları görünür kılarak anlattığına şahit oluyoruz. Büyük bir yazardan şahsına münhasır öyküler okumak için en doğru istikamet olduğunu göz ardı etmeden bir an evvel okuma sıranıza almanızı tavsiye ederiz.




Translate »