İzlerken Tokyo’nun Manzarasına Aşık Olacağınız 10 Film

1. Cherry Blossom, Doris Dörrie (2008)

Cherry Blossom

Yasujirō Ozu ünlü Tokyo Story filmine bir saygı duruşu niteliğinde olan bir diğer film olan Doris Dörrie’nin Cherry Blossom’u, Batı ve Japon kültürlerinin farklı tutumlarının yan yana gelmesiyle ilerleyen bir hikâyeyi konu alıyor. İlk bölümü Almanya’da çekilen filmin ikinci kısmı ise Tokyo’da geçiyor. Film, sakuralar altında Japon gölge dansının kiraz yaprakları ile ahengine tanık olmak isteyenler için ideal. Eşi ölümcül hastalığa yakalanan Rudi’nin hikâyesini konu alan film, Fuji Dağı’na nazır, kiraz çiçeği sezonun açılışını ve son anlarını dolu dolu yaşamaya çalışan bir aşkın sessizliğini bizlerle buluşturuyor.

2. Tokyo Olympiad, Kon Ichikawa (1964)

Tokyo Olympiad

Listenin en eski filmi olan Tokyo Olympiad (1964) Kon Ichikawa’nın II. Dünya Savaşı yenilgisi ve oluşan ıssızlığın ülkenin dört bir yanına yayıldığı dönemde 1964’de Tokyo’da düzenlenen yaz olimpiyatlarını kamerasıyla bizlere aktarıyor. Savaş sonrası yaralarını sarmaya ve modernleşme hareketlerine hız veren Japon hükümetinin yeniden dirilişini ve vazgeçmeyen Japon insanın ruhunu Tokyo’nun gözünden belgeci bir üslup ile izleyiciye sunuyor.

3. Tokyo Pop, Fran Rubel Kuzui (1988)

Eleştirmenler tarafından beğenileri toplayan Fran Rubel Kuzui’nin Tokyo Pop filmi, 1980’ler Tokyo’sunun ilginç görünümlerini sizlere sunuyor. Dönemin küreselleşme ile ortaya çıkan kültür erozyonunu ayrıntılı bir şekilde anlatırken diğer bir taraftan uğultulu ve kalabalık bir metropole dönüşen Tokyo’nun değişim sürecini bizlere aktarıyor. Amerikalı müzik grubunun üyesi olan genç bir kız ile başarılı Japon pop sanatçısı bir çocuğun arasındaki aşkı konu alan film müziklerle bizleri bir aşk yolculuğuna çıkarıyor.

4. Bounce KO Gals, Masato Harada (1997)

Bounce KO Gals

Yönetmenlik koltuğunda Masato Harada’nın oturduğu Bounce KO Gals, Tokyo’nun gece hayatının kasvetli ve renkli yanlarını izleyiciye aktaran çekişme dolu bir film. Tokyo’nun Harajuku ve Shibuya semtlerindeki hayatı mercek altına alan film işsizlik, öğrenci hayatı, geceleri eskort olarak çalışanlara ve Batı kültürü özentisi Japonlara mercek tutan çok katmanlı bir film olarak karşımıza çıkıyor. Film, ilgin fetişler ülkesi olan Japonya’nın farklı cinsel arzu nesnelerine mercek tutarken Tokyo’nun Shibuya semtinde yaşayan üç kızın hayatlarını belgesel gözüyle izleyiciye aktarırken onların hayatlarındaki çıkış arayışlarına tanık oluyoruz.

5. Train Man, Shosuke Murakami (2005)

Train Man

İzleyiciyi Tokyo’nun Akihabara semtinin hizmetçi kafeleri, manga/video oyun mağazaları ve elektronik dünyası ile buluşturan Shosuke Murakami’nin Train Man filmi, otakuların yaşamına da mercek tutuyor. Japonya’nın altkültürüne mercek tutan film, hayatı çıkmaza bir adamın aşık olmasıyla değişmeye başlayan hayatına ışık tutuyor. Japonya’daki modernleşme sonrası insanların ruhsal çöküntülerinden kaçışları bağlamında hikikomori, otaku, ayyaş ve inek olma gibi terimlere karakterler üzerinden bakan film sosyolojik inceleme örneği teşkil ediyor.

6. Tokyo Godfathers, Satoshi Kon (2003)

Tokyo Godfathers

Japon filmlerinden bahsederken anime filmlerden bahsetmemek olmaz. Tokyo’yu en güzel yansıtan anime filmlerden Satoshi Kon’un Tokyo Godfathers filmi, Noel temalı dokunaklı filmler arasında özel bir yere sahip. Kıt kanaat yaşayan bir çiftin Noel arifesinde çöplerin içinde buldukları bebeğin annesini ararken Tokyo’nun ışıltılı sokakları arasında çıkılan arayış yolculuğu sizleri bekliyor. Tokyo’nun arka sokaklarında yaşayan alkolik, evsiz, transeksüel gibi insanlara mercek tutan film parlak caddelere bu karakterler gözünden bakma fırsatını izleyiciye sunan ender anime filmlerden birisi olmasından önem arz ediyor.

7. Adrift in Tokyo, Satoshi Miki (2007)

Adrift in Tokyo

Tokyo’nun farklı banliyöleri boyunca sizleri yolculuğa çıkaran Satoshi Miki’nin Adrift in Tokyo filmi, Tokyo’nun arka sokaklarını merak edenler için mükemmel bir seçim. Yoshinaga Fujita’nın aynı isimdeki kitabına dayanan film, hiçbir şeyleri olmayan iki kişinin hayatlarında çıkış arama uğraşlarını resmederken diğer taraftan sizleri Japon mizahi ve kültürel öğeleri ile buluşturuyor. Annesi ve babası tarafından çocuk yaşta terk edilen Takemura’nın hayatını erkenden kazanma çabalarının hikâyesi eşliğinde Tokyo sokaklarını geziyoruz.

8. Tokyo Sonata, Kiyoshi Kurosawa (2008)

Tokyo Sonata

Kiyoshi Kurosawa’nın Yasujiro Ozu’nun Tokyo Story filmine saygı duruşu niteliğindeki filmi, sizleri işsizlikten toplumsal-ailesel statüsünü kaybetme korkusu yaşayan bir babanın Tokyo’nun birbirinden farklı bölgelerindeki iş arayışını konu alıyor. Babanın iş arayışı boyunca Tokyo’nun plazalarından arka sokaklarına kadar birçok bölgesini yönetmenin kamerasıyla gezme fırsatı bulacaksınız. Filmde Japon aile yapısı ‘ie’ kavramını gözlemlerken 2. Dünya Savaşı sonrası batılılaşma ve modernizm etkilerinin aile ve toplum üzerindeki değişimlerini yönetmenin belgeci bakış açısından izleyici ile buluşturuyor.

9. Like Someone in Love, Abbas Kiarostami (2012)

Like Someone in Love 1

İranlı usta yönetmen Abbas Kiarostami’nin son filmi sizleri Tokyo’nun merkezinde sizleri yolculuğa çıkarıyor. Uzun çekimler ile sizleri Tokyo’nun birçok yönüne ışık tutan film, Tokyo’da yaşamın sıradan unsurlarını gerçekçi bir anlatımla ele alıyor. Eğitimi için gerekli parayı sağlamak için okul dışında fahişelik yapan Akiko adındaki genç bir üniversite öğrencisinin Takashi adında profesör olan bir müşteri ile tanışmasıyla değişmeye başlayan hayatına mercek tutan film, Tokyo’nun arka sokaklarına ve gece hayatına ışık tutuyor.

10. Tokyo!, Michel Gondry (2008)

Tokyo!

Üç yönetmenin ortak olarak el aldığı Tokyo! filmi, gerçeküstü olarak üç farklı hikâyeyi izleyici ile buluşturuyor. Japonya’ya ve Tokyo’ya otantik bir bakış sunan film, kente dair şaşırtıcı ve gerçeküstü görüntüleri izleyici ile buluşturuyor. Üç kısa filmin bir araya gelmesiyle oluşan filmin yönetmenliklerini Joon Ho Bong, Leos Carax ve Michel Gondry yapıyor. Tokyo’nun birbirinden farklı mekanlarında gelişen üç hikâye, hayatı darmadağın olmuş bir genç kızın hayatını konu alırken Cinayet Günlüğü, Yaratık, Köprüüstü Aşıkları, Kötü Kan ve Rüya Bilmecesi, Sil Baştan bölümlerinden oluşan düşsel bir film olarak izleyici ile buluşuyor.



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »