İzlenmesi Gereken Japon Filmleri

AKİRA KUROSAWA – RASHÔMON (1950)

Akira Kurosawa’nın erken dönem başyapıtlarından biri olan Rashomon, Japon sinemasını tekrardan küllerinden doğmasını sağlayan filmdir. Filmde ormanda tesadüf eseri bir adamın kanlar içerisindeki cesedi fark edilir. Adamın, olayın başka bir faili olan karısı da tecavüze uğramıştır. Bu olayın şahidi olan yalnızca üç kişi vardır… Bunlardan biri bir gezgindir, diğeri bir oduncudur, sonuncusu ise bir hayduttur. Artık geriye her birinin hikayesini ayrı ayrı dinlemek kalmıştır. Ancak tüm bu hikayeler birbiriyle çelişmekte ve olaya dair bulanık olmayan bilgiler verememektedirler. Aralarından birisi kesin olarak gerçeği anlatmamaktadır; ancak bu hangisidir?

YASUJİRO OZU: TOKYO STORY (1953)

Yasujiro Ozu’nun Noriko üçlemesinin son filmi ve Japon sinemasının önemli filmlerinden biri olan Tokyo Hikayesi, Japon aile yapısında yaşanan değişimlerden yola çıkarak toplum içinde kaybolmaya yüz tutmuş değerlerin bir tablosunu çizmektedir. Film, Onomichi’nin bir taşra kasabasında yaşayan yaşlı Hirayamaların yaşamını gerçeğe yakın bir biçimde işleyen ve ağır adımlarla ilerleyen bir anlatı ile üzerine kuruludur. Ailedeki kültürel değişimi, evin en küçük bireyinden en büyük bireyine kadar yaşlı Hirayamalara karşı davranışları üzerinden değişen Japon aile davranışlarını yansıtmaktadır.

HİROSHİ TESHİGAHARA: WOMAN IN THE DUNES (1964)

Bir böcekbilimcinin , gizemli bir kadının kumlarla çevrili evine hapsolmasını anlatan film gerçek ile düşün iç içe geçmesini gözler önüne seriyor. Japon sinemasının ödüllü filmlerinden olan Woman in the Dunes sizleri bekliyor.

AKİRA KUROSAWA: YEDİ SAMURAY (1954)

16. yüzyıl Japonya’sında düzenli bir şekilde silahlı haydutlar olan eşkıya samurayların saldırısına uğrayan ve ürünleri yağmalanan fakir bir köyün ahalisi bir rōninden (efendisiz samuray) yardım ister. O da kendisi gibi işsiz olan 6 samuray ile birlikte silah bile satın alamayacak kadar fakir olan bu köylülere karın tokluğuna kendilerini savunmasını öğretirler ve hep birlikte haydutlarla kıyasıya bir savaşa girerler.

KENJİ MİZOGUCHİ: SANSHO THE BAILIIF (1954)

Merhamet duygusu olmayan biri artık insan değil demektir. Orta Çağ Japonya’sında özgürlüklükçü politikaları yüzünden sürgüne gönderilen vali Taira, oğlu Zushio’ya böyle söyler. Zushio, annesi Tamaki ve kız kardeşi Anju’yla beraber ailesinin topraklarından kaçar. Bir rahibenin ele verdiği Zushio ve Anju, zalim Sansho’nun yönettiği çok büyük bir esir kampına gönderilirler. Anneleri de kaçırılarak uzakta ki bir adaya götürülüp fuhuşa itilir. Böylece, sinema adına yapılmış en dokunaklı ve felsefi yolculuklardan biri başlar.

SHOHEİ İMAMURA: BLACK RAIN (1989) 

Hiroşima’ya Atom bombasının atılmasının ardından insanların yaşadığı trajediyi; yeğenini evlendirmeye çalışan bir dayının yaşadıkları üzerinden anlatan film Masuji Ibusa’nın romanından uyarlanmıştır.

MASAKİ KOBAYASHI: HARAKIRI / SEPPUKU (1962)

Japon kültürünün farklı geleneklerinden biri olan harakiriyi odağına alan film, yansıttığı feodalik toplum profili üzerinden gurur, onur, asalet, ölüm ve yaşam kavramları üzerine önemli şeyler söylüyor. Japon sinemasının en önemli yapıtlarından sayılan filmin yönetmen koltuğunda korku ve gerilim türüne Kaidan gibi gizli bir başyapıt armağan eden esrarengiz yönetmen Masaki Kobayashi bulunuyor.

 

AKİRA KUROSAWA: YOJIMBO (1961)

Yetenekli bir samuray iki gangster tarafından yönetilen ve bu şekilde ikiye bölünmüş bir kasabaya gelir. Sanjuro Kuwabatake adındaki samuray kasabada sürekli korkuya sebep olan bu suç patronlarına karşı bir oyun oynamaya karar verir. Amacı kasabayı özgürlüğüne kavuşturmaktır.



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »