İyiden Daha İyiye; Sürekli Gelişim Felsefesi | Kaizen

Bir hayaliniz var ama gerçekleştirmek gözünüzde mi büyüyor? Ya da çok çalıştığınızı düşünüyor fakat verim alamıyor musunuz?  Kaizen felsefesi sorunlarınızın çözümü olabilir.

Başlıca amacı  ‘’sürekli iyi yönde değişim’’ olan Kaizen, bir Japon felsefesidir ve toplumun çalışma sisteminin uzun yıllardır en önemli parçasını oluşturur. Felsefe sürekli ama küçük değişimlerle yapılan bir işi geliştirmeye dayanır. Özellikle ikinci dünya savaşından sonra büyüyen,  Japonya ekonomisi Kaizen felsefesiyle birlikte iyi yönde gelişmeye devam etmiştir.
Kaizen ilk olarak işletmelerin büyümesine yardımcı olmak için geliştirilse de, günlük hayatın içinde uygulanmak için de oldukça uygundur.

Felsefenin özünde büyük yatırımlar ya da büyük adımlar yoktur. Kaizen bu yönüyle sonuca değil sürece odaklanır ve gerçekleştirecek her şey için ‘’her gün ufak ama etkili bir şey yapın’’ der.

Şimdi gelin küçük adımlarla işleyen bu felsefenin nasıl ilerlediğine ve önemli noktalarına birlikte bakalım.
Kaizen eşzamanlı olarak bazı temel disiplinlerle bir arada çalışır. Bunlar; bir amaç belirleyereksüreci başlatmak,verimi ölçerek sürekli iyileştirmeler yapmak, yaptıklarınızı karşılaştırmak, aynı işte yenilik yaratmak,  ortaya çıkan ürünü ya da bir süreci tamamlanmış hale getirmek, tekrar etmek ve en başa dönerek tüm adımları tekrar uygulamaktan oluşur.

Kaizen felsefesinde sürekliliğin önemi
Kaizen felsefesinin başka bir boyutu da insanın üretkenliğinive yeteneklerini sürekli aktif halde kullanmasıyla verimliliğini arttırmasıdır. Felsefede bir varış noktası yoktur.  Daima iyileştirme söz konusudur. Kaizen’in önemli yapı taşlarından olansüreklilik kişinin motivasyonunda büyük rol oynar.  Kişinin kendine büyük hedefler biçmesi onların uygulanabilirliğini azaltırken, sürekli ama küçük roller yapılan işi güçlendirir. Burada süreklilikle ilerleyen zincir metodundan da bahsedebiliriz. Her gün bir halka eklersek 1 hafta ya da 1 ay sonunda bu halkaların zinciri tamamlayıp bir bütün olduğunu görürüz. Zinciri bozmamak için her gün kendi başına küçük ama önemi büyük halkaları eklemeye devam ederiz. Böylelikle amaçladığımız işe her gün bir adım daha yaklaşarak tamamlarız. Unutmamalıyız ki,küçük ama tekrar eden eylemler birbirine yapışarak alışkanlığın temelini oluşturur.

Kaizen’i günlük yaşamımıza nasıl uyarlayabiliriz?

Kaizen felsefesini sadece iş yaşamında değil kişisel gelişim olarak kendi yaşamımıza da uyarlamanınmümkün olduğundan bahsetmiştik.Radikal kararlar verip uygulayamamaktansa,  her gün sizi istediğiniz değişikliğe götürecek küçük hedefler koyup bunları büyütmeyi denemekle başlayın. Kaizen’in günlük hayattaki işleyişi yaptığınız şey ne kadar küçük olursa olsun, dünden daha iyi olmanızla doğru orantılıdır. Yani işinizin %1’ine bile odaklansanız bu sizin yararınıza olacaktır.

Kaizen verimlilik felsefesini günlük hayatınızda organize etmek istediğiniz bütün işlere uyarlayabilirsiniz. Dil öğrenmek istiyorsanız her gün 5 dakika tekrar yapmak,  spora başlamak istiyorsanız 10 dakika yürüyüşe çıkmak gibi az ama öz Kaizen felsefesini hayatınıza geçirebilirsiniz.

Kaizen felsefesini benimseyen büyük şirketler.
Günümüzde birçok önemli marka Kaizen felsefesini temel iş ilkelerinden biri olarak benimsiyor. Ünlü araba markası Toyota ve arama motoru Google bunlardan sadece ikisi. Toyota üretim sistemi ile ilgili sürekli iyileştirme metodu üzerinde ilerler. Bir Toyota çalışanı sistemde bir hata gördüğünde sorunu gidermek için üretim hattını durdurabilir.
Google çalışanları ise aynı şekilde zamanlarının %20sini işlerinin daha iyi olması için yollar aramaya harcayıp %80ninde ise günlük işlerini yapıyorlardı.
Ünlü markaların deneyip verim aldığı bu sistem her şeyde geçerlidir. Bir süreliğine kafanızı yaptığınız işten kaldırıp, zamanınızın küçük bir kısmını sizi farklı ve ilginç bakış açılarına götürecek yeni şeyler keşfetmeye ayırabilirseniz projelerinizde ya da hayatınızda yeni bir pencere açıldığını görmeniz çok uzun sürmeyecektir.




Translate »