İnsanlığın Diğer Yüzü | Ajin

ajin-2

2016 Kış sezonu animesi olan AjinAjin: Demi-Human olarak da bilinen bir seri. 13 bölüm olarak yayınlanan ilk sezonunun ardında, 2016 Sonbahar’ında ikinci sezonunun da geleceğini bildiğimiz serimizi kısaca tanıyalım, değerlendirelim.

Korku, gerilim, gizem, süper güçler ve seinen türlerinden olan Ajin, 2012 yılında yayınlanmaya başlamış aynı isimli mangadan uyarlama bir anime. Yapımcısı ise Polygon Pictures gibi farklı animasyon çizgisi olan bir stüdyo. Bu arada Polygon Pictures’in daha önce Sidonia no Kishi‘yi yaptığını ve önümüzdeki yıl -benim de merakla beklediğim- Blame! Tanmatsu Ikou Toshi‘i yayınlamak için hazırlandığını da buraya not olarak düşeyim.

ajin-characters

Serinin tanıtım fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere, yukarıda da belirtmek istediğim gibi Ajin alışılmışın dışında bir animasyon ile hazırlanmış. Zaten Polygon Pictures bu alanda işleri ile bilinen bir stüdyo. CGI animasyon ve cel-shading tekniği ile hazırlanan Ajin görsel anlamda herkese çekici gelmeyebilir. Zira zaman zaman yüksek kontraslı sahneler başarılı olduğu kadar, doğallığını da kaybedebiliyor. Zaten kullanılan tekniği de hakkını vererek yapmak zordur. Ajin bu konuda çığır açmamış ama çıtanın altında da kalmamış.

Serimizin yönetmenlik koltuğunu Polygon Pictures’in diğer işlerinde de yönetmenlik yapmış -ekibinde bulunmuş- iki isim paylaşıyor; Hiroaki Andou ve Hiroyuki Seshita, Müziklerin arkasındaki deha ise Yugo Kanno. Ki kendisi Psycho-Pass‘ın mühteşem müzikleriyle gönlümde taht kurmuş bir isimdir. Burada da çok iyi bir iş çıkarmış, hatta başıma bir şey gelmeyecekse müziklerin animenin genel havasından daha başarılı olduğunu bile söyleyebilirim.

ajin-4

Ajin’in seiyuu kadrosu ise oldukça dikkat çekici. Asıl karakterimiz Kei Nagai‘yi Mamoru Miyona seslendirmiş. Death Note‘da Light‘ı, Durarara!!‘da Kida‘yı ve Steins;Gate‘de Okabe‘yi seslendiren Miyona’nın referanslarında daha sayamayacağım bir çok isim bulunuyor. Kei’nin arkadaşı olan Kaito‘yu seslendiren seiyuu Yoshimasa Hosoya. Benim dikkatimi Chihayafuru‘da Arata ile çekmiş olsa da, sizin dikkatinizi son dönemdeki işleriyle çekmiş olabilir. Zira Hosoya’yı 2016 kış dönemi animesi olan Hai to Gensou no Grimgar‘da Haruhiro olarak dinlemiş olabilirsiniz. Bahar dönemi animelerinden olan ve hala yayınlanmaya devam eden Bungou Stray Dogs‘da Kunikida olarak ya da Joker Game‘de Odagiri olarak ve ya Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge‘de Oota olarak da dinliyor olabilirsiniz. Evet kendisi bu sezon baya popüler bir seiyuu. Bir diğer önemli karakterlerden olan Tosaki‘yi ise Takahiro Sakurai sesiyle hayat vermiş. Oldukça aktif çalışan ve referanslarında bir çok başarılı isi olan Sakurai’yi ise Psycho-Pass‘de Makishima ya da D.Gray-man‘de Kanda olarak tanıyor olmanız kuvvetle muhtemel.

Hikayede günümüz Japonya’sındayız. Fakat 17 yıl önce dünyada ilk kez Ajin denilen ölümsüz varlıklar keşfedilmiş. Dünya devletleri Ajin’lerin peşinde ve üzerlerinde -insanlık adına- korkunç deneyler yapıyorlar. Ajin’ler ise yarı insan olmalarına rağmen tamamen insan dışı muamele gören yaratık sınıfındalar. Normal insanlardan fiziksel olarak bir farkları olmayan Ajin’lerin ölümsüz olmak dışında başka özellikleri de var tabi. Devletler ise bu özelliklerin peşinde biraz da…

ajin-5

Animenin arkaplanında “Ajin’ler insan mı değil mi? Üzerlerinde insanlık dışı deney yapılması ne kadar doğru?” tartışmaları yapılırken, asıl karakterimiz olan Kei’ye odaklanıyoruz ilk etapta. Sınıf arkadaşlarından oldukça farklı (empati yoksunu diyebiliriz burada) olan ama normal davranmaya çalışan Kei bir trafik kazası sonucu Ajin olduğunu öğrenir, hem de sınıf arkadaşları ve birçok vatandaşın önünde… Dehşete kapılan Kei bir yandan yeni özelliğiyle ne yapacağını düşünürken diğer yandan da insanlardan ve ödül avcılarından kaçmak zorunda kalır.

Anime Kei odaklı başlıyor ama öyle devam etmiyor. Hatta bir ara Ajin-İnsan karşılaşması öyle ön plana geliyorki Kei’yi unutuyoruz bile. Ama seriye karakter girişleri, gelişimleri ve hikayenin farklı bir boyuta evrilmesi gayet güzel kotarılmış. Serinin korku ve gerilim altyapısını da unutmayalım. Bunu izleyicisine geçilmekte de pek zorlanmıyor Ajin. Ama animenin en büyük artısı, seinen oluşu. Diğer seinenlerden farkı ise insanlığı temelden “kötü” demesi. Yani insanlığın etik değerlerine sıklıkla değiniyoruz. Bazen Kei’nin kendini sorgulayışıyla kişilik gelişimimizi, bazen Ajin’lerin varlığıyla, ucundan kıyısından toplumsal doğrularımızı, ama genellikle de bilimsel deneylerdeki etik çerçeveyi oldukça fazla zorluyoruz. Serinin eksik diyebileceğim yanı ise, hikayenin çok kısa sürede oldukça farklı bir noktaya evrilmesi. Az zamanda çok şey anlatıyor gibi. Fakat sürükleyiciliği de bir o kadar başarılı. İkinci sezonunu merakle beklediğim bir yapım Ajin. Zira seri ilk sezonda öyle bir final yaptı ki, sanki “her şey daha yeni başlıyor” demek ister gibiydi…

ajin-6

Şunu da belirtmeliyim ki Ajin’in mangası oldukça fazla beğenilse de animeleşmesi baya uzun sürmüş. Nedeni ise Kei’nin Japonya’da pek de sevilen bir karakter olmaması. Animeyi izledikten sonra Kei’den nefret etme olasılığınız oldukça fazla. Fakat açık sözlülüğüne ve rahatlığına hayran olma olasılığınız da var. Kei, bir çok ana karakter gibi kahraman, ya da anti-kahraman değil. Ancak izledikten sonra ne olduğuna karar verebileceğiniz bir yapıda.

Bu arada Ajin’in sıklıkla Tokyo Ghoul ile kıyaslandığını ya da benzetildiğini duymuş olabilirsiniz. Evet, ben de ilk bölümlerde iki animenin oldukça fazla ortak noktada birleştiğini söyleyebilirim. Fakat yukarıda da söylediğim gibi hikayenin evrildiği şey Tokyo Ghoul’dan oldukça farklı. O yüzden bu benzerliğin pek bir önemi yok anime için.

O zaman buyurun ilk sezon tanıtım fragmanı;

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız www.birdizihaber.com adresinde yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »