Huysuz Mononokean: “Fukugen na Mononokean”

Yokailerin huzur bulucusu Mononokean’ın efendisi Abeno-san ile tanışmaya, iki dünyanın kapılarını aralamaya hazır mısınız?

Fukugen na Mononokean Yaz 2016 animelerinden. Hikaye olarak dayanak noktası 2013 yılında yayına başlayan aynı isimli mangakası Kiri Wazawa olan manga. Anime serimiz totalde 13 bölümden oluşuyor. Türü komedi ve doğaüstü güçler olan animenin yönetmenliğini Akira Iwanaga üstleniyor; stüdyosu ise Pierrot Plus. Hikayemizin ana karakterlerini Haruitsuki Abeno ve Hanae Ashiya oluşturuyor. Ana karakterlere hayat verenler arasında ise Akatsuki no Yona(Son Hak), Aoharu x Kikanjuu(Masamune Matsuoka), Amagami SS(Junichi Tachibana) gibi serilerden hatırlayaacağınız   Tomoaki Maeno(Abeno-san); Ao Haru Ride(Kou Mabuchi), Arslan Senki(Silver Mask), Accel World(Haruyuki Arita) gibi serilerden hatırlayacağınız Yuki Kaji yer alıyor. Hikayemizde Ashiya lise hayatına yeni başlayan bir gençtir. Ancak bir gün bir yokainin saldırısına uğrar ve lise hayatının ilk haftasını revirde geçirmek zorunda kalır. Üzerindeki yoğun halsizlik nedeniyle okula hiç yürüyerek giremeyen Ashiya, panoda bir ilan görür. Bunun üzerine numarayı arar ve küçük bir çay odası olan Mononokean’ın efendisinden yardım ister. Bu konuda Ashiya’ya yardım eden kişi Abeno-san’dır. Abeno-san’ın verdiği hizmeti Ashiya nakit ödeyemediği için Mononokean’ın efendisinin çalışanı olarak işe başlar. Bu durumda Ashiya’nın artısı yokaileri görüyor olmasıdır. İlk etapta pek anlaşamayan ikili zamanla uyumlu bir hal almaya başlar. Dünyada sıkışıp kalan yokaileri kendi dünyalarına gönderirler. Bunu yapabilen kişi iki dünya arasında kapı açabilen Abeno-sandır. (Şöyle bir durum varki Abeno-san bu kapıyı günde iki kere açabilmektedir.) İkilinin yokailerle macerası bu şekilde başlamış olur.

Serinin karakter çizimleri oldukça başarılı. İzlerken kusursuzluğu gözlerinizi ele geçiriyor. Abeno-san’ın karizması tartışılamaz bile (:D). İlk etapta bunlar nereye kadar yokaileri gönderecek, hep aynı durum sıkmayacak mı falan diye düşünürken serinin bittiğini görüyorsunuz. Stabil ve gelişmeyen bir konusu olmasına rağmen çizim ve seslendirmelerle kendisini izletmeyi başaran bir anime olduğunu söyleyebilirim. Hikayede Ashiya karakterine baktığımızda; uysal, ürkek, merhametli ve insancıl bir tip görüyoruz. Abeno-san ise işinin vermiş olduğu ciddiyeti üzerinde taşıyan, genç yaşında efendi olmuş, asık suratlı, karizmatik ve pek göstermese de iyi ruhlu birisidir. Yokailerle ilgili vakalara baktığımızda her seferinde kötü bir yokainin çıktığını zannederek olay dizgisine başlıyoruz. Ancak dizginin sonunda yokainin aslında kötü olmadığı şu şu sebeplerden dolayı dünyaya takılı kaldığını görüyoruz. İzlerken farkedeceksiniz bazı yokailer size önceden izlemiş olduğunuz animeleri anımsatacak. Ya da sadece yokai kavramı bile hatırlamanıza yardımcı olabilir. Çok bağdaşık olmasa da benim aklıma ilk gelen anime Norogami olmuştu. Velhasıl, yokailerin vedalarında duygusallık yaşıyoruz. Onlara en çok yardımcı olan kişi ise Ashiya karakteri oluyor. İlerleyen bölümlerde Ashiya yokaileri görme yetisini kaybettiğinde, yardım ettiği tüm yokailer onun yeninden eski yeteneğini kazanabilmesi için seferber olmuştu. Abeno-san görme yetisini kaybettiğinde Ashiya’yı kovmuş olsa da yeteneğini kazanmada yokailerle birlikte çalışmıştır. Finalde elbetteki Ashiya yeteneğini geri kazanmıştır. Ve Abeno-san ile çalışmaya, yokaileri huzura kavuşturmaya devam etmiştir. Tabi yokaileri kurtardıkça veya yokailerle başı belada insanlara yardım ettikçe bu ikilinin çevresi gelişmeye başlamıştır. Haruitsuki’nin çocukluk arkadaşı dokuz kuyruklu tilki(Yahiko), yokai maskesinden kurtardıkları rahibin kızı(Zenko) ve Ashiya’nın tüm bu işlere karışmasına neden olan tüy yumağı(Moja) finalde tamamlanmış bir ekip olarak karşımıza çıkıyor.

Seri iyi güzel hoş dedik ancak noksan noktaları ve cevaplanmamış soruları oldukça fazlaydı. Mesela Abeno-san ile ilgili olarak tüm bölümlerde duyduğumuz “Bir önceki efendisini öldüren yeni efendi” söylentisi pek açıklığa kavuşmadı. Animelerde genelde bu gibi durumlarda bir flashback ile konunun aydınlanması gerekirdi ki bunu göremedik. Abeno-san ben öldürmedim dese de izleyici olarak acaba ne olmuştu şeklinde kafamızda bir soru kalmadı değil. İkincil olarak Ashiya’yı gören eski çalışan Abeno-san’a bu kişiye dikkat etmelisiniz çok tehlikeli demişti. Takip eden bölümlerde Ashiya’nın yokai dünyasında kötü bir yönünün ortaya çıktığını görüp tehlikenin bu olduğunu sandık ancak şahsın kastettiği tehlike yokailerin sevgisini toplamış olmasıymış. Bu durum o sahneyi(Ashiya’dan kötü enerjinin yayıldığı) gördükten sonra izleyici olarak beklemediğimiz bir şeydi. Madem tehlike dediği şey yokailerin sempatisiydi o zaman Ashiya’dan yayılan kötü ruh neydi? Bu konu havada kalmış oldu. Üçüncül olarak ek karakter olarak gördüğümüz Rippou (Yokai dünyasının yargıcı). Bu karakterin tam olarak ne olduğu pek açıklığa kavuşmuş değil. Abeno-san ile ilgili birçok konuda farklı duruşlarda düşüncelerde olduğunu görmemize rağmen bu karakterle ilgili bir bilgiye ve aydınlanmaya sahip olamadık maalesef. Genelde animelerde bu tip yönetici karakterlerin efektif ve ana karakterle birlikte öne çıkan bir yapıya sahip olması gerekirdi ki, bu seride durum bu değildi. Dördüncü olarak Mononokean’ın geçmişini ve hikayesini bilmiyoruz. Yokailer için bir geçiş evi olarak gözükse de neden var olduğu, nasıl var olduğu konusunda yine bir katarsis söz konusu değil. Bu da kapısı hiç açılmamış cevapsız sorulardan bir tanesi. Seri bölüm olarak uzatılmaya kalksa ne kadar uzatılırdı tahmin etmesi güç. Ancak sıraladığım sorulara cevap bulma ve ana hikayeyi yan hikayelerle destekleyerek daha da güçlendirme adına uzatılması daha mantıklı olabilirdi. Serinin stabil ve aksiyonsuz olması bir noktada ana hikayenin zayıflığından kaynaklanıyor. Konu olarak ve olay dizgisinin akışı açısında güzel bir anime olsa da yan hikayelerle desteklenmediği için birçok şey havada kalmış ve ana hikaye zayıf olmuştur. Belki ikinci bir sezon gelirse bu sorular cevaplanabilir hale gelebilir.

İzlenmeyecek bir anime değil. Dediğim gibi çizimleri ve seslendirme oldukça iyi. İzlemek adına bunlar sizi cezbedebilir. Kısa vaktinizi değerlendirmek için çerez mahiyetinde izlemenizi tavsiye edebilirim.



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »