Hirokazu Koreeda’nın Manbiki Kazoku ve Cannes Başarısı

Hirokazu Koreeda son dönem Japon sinemasının belki en tanınan yönetmendir. 90’lı yılların ortasında sinema kariyerine başladığından beri Koreeda Japon Akademi Ödülü yanısıra Avrupa ve Amerika’nın çeşitli festivallerde eleştirmenler ve seyircilerin sevgisini kazanmıştır. Koreeda’nın filmleri Türkiye’de de gerçekleşen film festivallerinin gösterilerinde istisnasız olarak her sene yer alıyor.

Koreeda, daha 2004’te Dare mo shiranai (Nobody knows) filminin gösterisinde Japonya’nın hem toplumsal ve özellikle aile sorunlarına dikkat çekmesi hem çocuklarla yaptığı inanılmaz çalışmasıyla Cannes eleştirmenlerinin dikkatlerini çekmişti. Bu sene de yine sosyal sorunlarına değinen yeni filmi Manbiki Kazoku (Shoplifters) ile Cannes’te en önemli ödülü Altın Palmiye’yi kazanması sürpriz olmadı. Aynı zamanda Koreeda 21 yıl sonra Altın Palmiye ödülünü kazanan ilk Japon yönetmeni oldu (1997 yılında Shohei Imamura The Eel filmiyle Altın Palmiye kazanmıştı).

Koreeda, tarzı ve ustalığıyla çoğu zaman Japon sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri Yasujiro Ozu ile karşılıştırılır. Film için seçtiği konularda da Ozu’ya çok benziyor: insan, aile, toplumun yaşadığı değişimler. Manbiki Kazoku da birçok filmlerinde olduğunu gibi bu filmde de aile değerleri, baba-oğul iletişimi ve Japon marjinal kesimin yaşamını ekrana taşıyor.

Film, geçinmekte zorluk geçen bir ailenin hikayesidir. Ailenin babası Osamu (Lily Franky) ve annesi Nobuyo (Sakura Ando)’nun çalışıp kazandıkları ve büyükannesinin (Kirin Kiki) emeklilik maaşının yemeğe bile zor yettiğinden Osamu küçük oğlu Shota (Jyo Kairi) ile marketlerde hırsızlık yaparak ailesinin ayakta tutmaya çalışıyor. Büyük kızları Aki (Mayu Matsuoka) da şehrin “kırmızı ışıklar” sokağında striptiz dans ederek ailesine destek oluyor. Bir gün baba ve oğul marketten yiyecek çaldıktan sonra eve dönerken soğukta donmuş küçük bir kız buluyorlar. İsmi Yuri olduğunu öğrenilen kıza acıyıp eve götürmeye karar veriyorlar. Ancak zaten ciddi maddi sıkıntıları çeken ailenin annesi Nobuyo kızın onlarla kalmasına karşı çıkıyor. Yine de buna rağmen Yuri’yi karakola götürmek yerine aileye kabul ediyorlar. Yuri zamanla ailenin “mesleğini” iyice öğrenip Osamu ve oğlu Shota’ya yardım etmeye başlıyor ve Shibata ailesinin “resmi” bir üyesi kabul ediliyor. Yuri ve Shibata’lar mutlu bir aile hayatını yaşıyorlar ta ki Yuri’nin kaybolması haberlere çıkana ve ailenin başına büyük bir dert olana kadar.




Translate »