Gizemli Küçük Bir Arı: Michuru Oshima

Merhaba sevgili okuyucu,

Görüşmeyeli uzunca bir zaman oldu (Bu giriş hiç bana göre olmadı). Bizler en uzağımızda olan Japonya’nın müzik evreninden bu süre zarfı içerisinde kopmadık, ya siz?

Bence bir sinema ve dizi yapımına senaryo, kurgu, akış gibi teknik şeylerin yanında duygu katan, kalıcı kılan bir şey daha var; müzik. Bu gerçek yadsınamaz. Filmlerde müzik gibi dış ürünleri reddeden birçok sanat akımı ola dursun (ki severiz) müziğin o kutsal gücü daima var. Kişisel olarak benim için en iyi örneği Byôsoku 5 senchimêtoru; kapanış müziği… Koskoca filmden aklında kalan kapanış müziği mi diye soracak olursanız, evet derim yani kişisel beğeni sonuçta. Hepinizin Titanic izleyip ‘endayyiaaa…’ diye dolaştığınızı da bilmiyor değilim. Neyse karşılıklı olarak seçimlerimize saygı duyacağız, tatlı tatlı anlaşacağız.

Şimdi o zaman izninizle sevgili okuyucu bir kaç soru yöneltmek istiyorum;

Fullmetal Alchemist’i bilir misiniz?

Godzilla’yı bilir misiniz?

Ertuğrul 1890’ı bilir misiniz?

Bu sorulardan birine veya birden fazlasına evet yanıtını veren sevgili okuyucuları gönülden alkışlıyor, hediye olarak hiçbir şey göndermiyorum. Eğer hiçbirini bilmiyorsanız….ona ne yaparız onu bende bilmiyorum. Neyse sakin olalım ve konumuza geri dönelim.

Şimdi ‘Hadi ilk ikisini anladık ama Ertuğrul 1890 ne alaka canım yazar?’ diyeceksiniz. Bu üçlünün iki ortak noktası var; Japonya ve MichiruŌshima…

MichiruŌshima, işte yukarıda gördüğünüz ufak tefek hanım oluyor. Onun böyle gencecik göründüğüne bakmayın, 56 yaşında. Nagasaki doğumlu olan Michiru, sayısız soundtrack albüme imza atan yetenek abidesi bir müzisyen. Don ninatta otoko bilinen ilk soundtrack albümü, yıl 1991. Yani daha birçoğumuz doğmamışız bile, ki bu güruha bende dahilim. Yalnız şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu küçük kadının maharetleri sadece film ve anime müzikleri ile kalmamış. Dünyada bolca oynanan birçok konsol oyununda müziklerini yapmış. Bunlardan bazıları; TheLegend of Zelda: TwilightPrincess, Legaia 2: DuelSaga, Legend of Legaia, ArctheLad III… Liste uzar gider ben en iyisi daha fazla kopyala yapıştır yapmayayım. Ama şunu söylemek isterim sevgili okuyucu, animesini gördüğünüzde çıldırdığınız, oynamaktan parmaklarınızın alev aldığı, cosplayini gördüğünüzde hayretlere düştüğünüz şeylerin arka planında neler oluyor bilin. Mesela işte soundtrack. Kuru kuru oynayın bakalım o oyunları neler oluyor, boğazınıza nasıl takılıyor.

Peki beyazperdeye dönecek olursak hızlıca hangi yapımların müziğini yapmış onu görelim; LittleWitchAcademia, GojirataiMosurataiMekagojira: Tôkyô S.O.S.,GojiraTaiMekagojira, SakasamanoPatema, TsubakiSanjuro, Feng sheng, Kita No Zeronen… Ay liste çok uzun gerçekten, ben sevdiklerimi yazarak, kanaat notumu kullandım üzgünüm. Ama içlerinden biri biz Türkiyelileri çok ilgilendiriyor. O da Ertuğrul 1890. 2015 yapımı, yönetmenliğini Mitsutoshi Tanaka’nın yaptığı filmin konusu ise tabi ki Ertuğrul Zırhlısı faciasına dayanıyor. Ben yine de  şuraya iliştireyim (Beyazperde’den alıntıdır) ‘Film, iki ülkenin, Japonya-Türkiye, dostluğunu pekiştiren iki tarihi olayı anlatır. 1887 yılında Japon heyetinin İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından Osmanlı firkateyni olan Ertuğrul Japonya’ya gider. Ertuğrul Japonya’dan geri dönmek için yola çıktığında ise kayalıklara çarpar ve 681 kişiyle sulara gömülür. Firkateynden yalnızca 69 kişi sağ kalır, yaralılar sahile ulaştığında Japon köylüler tarafından misafir edilirler. İlerleyen yıllarda Türk-Japon dostluğuna atfen kazanın yaşandığı bölgeye anıt dikilir. 1985 yılında İran-Irak savaşı esnasında ise; Saddam’ın emriyle Tahran havaalanının 24 saat içinde kapatılacağı duyurur. Bunun üzerine Japonya dışında bütün ülkeler uçaklarını göndererek kendi vatandaşlarını Tahran’dan çıkarır. Bu durumu öğrenen dönemin başbakanı Turgut Özal’ın talimatıyla, Tahran’dan tanınan sürenin bitimine yakın pilot Ali Özdemir’in yönettiği Türk uçağı Tahrandaki 215 Japon yolcuyu kurtarır. ‘ Tarih tekerrürden ibarettir temalı bu filmin müziğinde de bu küçük arının parmağı var.

Son olarak Kunitachi müzik okulundan mezun aldığı ödüllere pek bir değinmek isterdim ama ne benim yazdığım bu köşenin sayfa sayısı, ne sizin vaktiniz yazmaya yeter onları buraya sevgili okuyucu. Yani Michiru Ōshima tam bir arı kıvamında, böyle hem minicik hem çalışkan. Evladım olsa bu kadar sevmem herhalde.

Lafın kısası (Sabahtan beri konuşuyorsun ne kısası) hepimizin ilgili olduğu Japon kültürüne dair, müzikal anlamda en iyi ögelerini film, anime, dizi ve oyunlara en iyi şekilde yansıtan MichiruŌshima’nın en azından kim olduğunu bilmekte yarar var. Keza o sadece bunları yapıp geçen bir kadın değil. Kendi ülkesinde öğrencilerde yetiştiren biri aynı zamanda. Az evvel değindiğim gibi ülkesinin motiflerini işlerine ekliyor olması da işin cabası. Youtube’a bu küçük arının adını yazdığınız vakit işleri çıkacaktır. Tabi ki sözlü müzik değil ama size de mutlaka bir anlam ifade edecektir, ben buna inanıyorum (Hadi göreyim sizi aslanlarım, yüzümü kara çıkarmayın)

Ben yine kafanızı şişirmenin verdiği huzur ile hoşçakalın diyorum.

Yeniden görüşürüz…

*Bu yazı SONATA dergisinin 8.sayısında yayınlanmıştır.




Translate »