Gezegenler Arası Evrensel Bir Yarış; Redline

2009 yılında izlediğimiz bir film olan Redline The Animatrix’de yönetmenlik yapmış bir isim olan Koike Takeshi‘nin işi. Yazar koltuğunu ise Bishoujo Senshi Sailor Moon S serisinden tanıdığımız Enokido Youji ve Ghost in the Shell: Stand Alone Complex serisinin bir çok bölümünde yazarlık yapmış olan Sakurai Yoshiki paylaşıyor. Madhouse stüdyosunun işi olan anime farklı çizim tekniği ile de dikkat çekmişti. Canlı renkleri ve standardın dışında çizim formları ile yüz binden fazla orijinal çizimden oluşmuş olan animenin yapımı da yedi yıldan fazla sürmüştür. Hal böyle olunda izleyicide beklenti yükseliyor elbette. Ne var ki anime bu beklentiyi karşılamak anlamında kotasını rahatlıkla dolduruyor. O zaman kısaca konusuna bakalım;

Araba yarışlarının uzayda yapıldığını düşünün… Ama bu yarışı 5 yılda bir yapıldığını ve her şeyin serbest olduğunu… İşte tam da böyle bir ortamı var Redline’ın. Bilim kurgu ve cyberpunk öğeleri barındırırken diğer yandan da aksiyonu had safhada tutuyor. Öyle ki yarış sahnelerinde tabiri caizse hop oturup hop kalkıyorsunuz. Öte yandan Redline konu olarak çok karmaşık değil, karakterleri anlamak ve çözmek kolay. Final hakkında da fikir yürütebiliyorsunuz. Yani senaryoya baktığınızda çok da tatmin olmayabilirsiniz. Ne var ki yan karakterlerdeki başarısı hikayesinin arasına sıkıştırdığı politik öğeleri ve elbette klasik ama başarılı karakterleri ile bu eksiğini çok güzel kapatıyor.

5 yılda bir yapılan Redline’a katılmak için, 5 yıl içerisinde yapılan yellowline, blueline gibi yarışlardan birinci olarak çıkmak gerekiyor. Jp’nin hikayesine ise yellowline yarışında dahil oluyoruz. Yakın arkadaşı Frisbee ile katıldığı yarıştan bir şekilde (spoiler vermek istemiyorum) Redline’a katılma bileti kazanıyor Jp. Fakat yarışmanın yapılacağı gezegen siyasi olarak riskli bir bölge. İşin politik çıkmazı da burada başlıyor. Demir yumruk yönetimi, askerler ve araba yarışı derken ortaya savaş ve yarış karışımı bir anime çıkıyor. Doğal olarak izleyicinin nefesi de bir dakika sabit kalmıyor, tansiyon genellikle yüksek ilerliyor.

Kahramanlarımıza derinden baktığımızda ise; Jp ve Frisbee karakterlerinin birbirlerine bağlılıkları hayranlık uyandıracak türden. Ara ara flashbacklerde gördüğümüz geçmişden sahneler ise bu dostluğun temellerini net bir şekilde anlatıyor. Sırf bu ikilinin geçmişini izleyebileceğim bir spin-off olmasını isterdim açıkçası. Jp yakışıklı ve karizmatik bir karakter. Animedeki bir çok farklı türdeki canlının aksine “ben burdayım” diyor ve ilgiyi ilk dakikadan itibaren üzerine çekiyor. Animenin kadın karakteri ise başlarda kendisini belli etmese de onun da geçmişten sahneleri ile “ciddiyetini” anlıyoruz. Sonoshee güçlü kadın karakterlere güzel bir örnek oluşturuyor.

Araba yarışı temalı filmleri sevenlerin kesinlikle ilgisini çekecek olan bu film ilginç çizimleri, farklı tasarımları ve karakterlerindeki dikat çekiciliği ile türleri arasında bir adım öne çıkıyor aslında. Velhasıl izleyiniz efendim. Oldukça heyecanlı ve eğlenceli dakikalar sizi bekliyor.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.