Geleneksel Noh Tiyatrosu

Geleneksel Noh Tiyatorsu

Bilinene en eski tiyatro oyunu olan Noh, geleneksek Çin sanatından ve geleneksel Japon halk oyunlarından yaptığı alıntılarla 14. yüzyılda önem kazanmıştır. Büyük tapınak ve ibadet yerlerince desteklenen oyunlar daha çok dini tören havasında geçmiştir. Ünlü yazar Kamanni ve oğlu Zeami’nin yaptıkları değişikliklerle günümüzdeki halini alan oyun, Shogun Ashikaga’nın desteğini de alarak yüksek sosyal sınıf tarafından desteklenmiştir. Aristokrat kesimi, Budizmi işlerken, Kabuki güncel konuları ve Shinto felsefesini de ele alan Noh tiyatrosu, günümüzde halen daha sahnelenmektedir.

Japonya’nın en eski tiyatro geleneği olan Noh, soylu sınıfın geleneksel tiyatrosu olup gerçeklik karşıtıdır. Türe özgü zengin bir anlatım dili ve maske dağarı bulunmaktadır. Birçok imgeyi bünyesinde barındıran Noh tiyatorsu, son derece stilize, müzikli anlatıma dayalı bir gelenek olmakla birlikte çok katı kurallara göre düzenlenmektedir. Noh oyunları genellikle savaşçıların ya da aşıkların hayaletlerinin hayatlarının geçtiği yerlere dönüşü hakkındadır. Oyuncunun yüzü maske altında saklı olup bireysel duygu ve ifadelere yer verilmez. Oyun böylelikle gündelik bir ritüel olmaktan ziyade daha çok dinsel bir hava kazanır. Kabuki tiyatrosunda olduğu gibi Noh tiyatrosunda da kadınların oynamasına izin verilmez.

Oyunda tek bir adım atmak yolculuk, elin yukarı kalkması üzüntü, baş ve yüzün doğrulması sevinç, ellerin birbirine bağlanması kaygıyı ifade etmektedir. Bunların yanında Kimono’nun dürülmesi giysi sahibinin öldüğünü, giysinin sağ kolunun yırtılması ise sahibinin dövüşe, savaşa hazır olduğunu anlatır. Giyim kuşam amaçtan ve zamandan bağımsız olarak giyilen kimono her zaman elde tutulan bir yelpaze ile tamamlanır. Noh tiyatrosunun güçlü imgelerinden biri olan bu yelpaze (ogi) sanatçının elinde önemli bir anlatı aracına dönüşür. Bozkurt Güvenç’in aktarımıyla ogi, sanatçının elinde açılır katlanır yelpaze, Ay’ı, batan Güneşi rüzgardan savrulan güz yapraklarını, kar tanesinin uçuşunu, kuşu, kelebeği, gelmiş bir mektubu, mektuptaki iyi ya da kötü haberleri bile anlatabilir. Yelpaze, yazarın elindeki fırça, savaşçının elindeki kılıç; Budacı keşişin elinde sevgi ve bilgelik simgesi olur.

Noh oyunları müzikli, manzum dramlar olup iki perdeden oluşmaktadırlar. Bu dramlarda milli efsanelerin ve Buda öğretisinin etkisi vardır. Oyunlarda iki aktör ve onları izleyen refakatçileri yer alır. Birinci perde de başrol oyuncusu genellikle shite adı verilen metamorfozu temsil eder. Metaformozu temsil eden oyuncu mutlaka maske kullanır. Öyle ki No oyunları sayesinde Japonya’da maske sanatının gelişmesine yol açmıştır.

Noh tiyatrosunun anlatım dili oldukça imgesel olması sebebiyle dilini bilmeyen kişinin oyunu anlaması mümkün değildir. Simgeleri bilenler için bile oyunu izlemenin oldukça zor bir etkinliktir. Bu sebepten dolayı kabuki ve bunraku tiyatroları halk tarafından daha fazla izlenmiş ve sevilmiştir.



20 Mart 1991 ‘de Yomra ‘da doğdu. 2010’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden Haziran 2014’de mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sinema bölümünde Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışmaları: Afrika ve Osmanlı Belgeseli projesinde yapımcı asistanlığı, Marmara Medya Merkezi Tasarım Birimi Öğrenci Koordinatörlüğü, İGİAD Gençlik Kurulu Koordinatörlüğü, Avrupa Rüyası Projesi sanat yönetmenliği yapmıştır.


Translate »