Fransız Devrimine Giden Yol | Versailles no Bara

Bu tanıtım yazımda sizlere oldukça eski bir animeden bahsetmek istiyorum. Özellikle tarihe ilgisi olanları cezbedecek, öte yandan farklı karakterleri ile anime dünyasında önemli bir yeri olan yapımı tanıtacağım; Versailles no Bara yani Rose of Versailles. Türkiye’de ise “Oscar” olarak Trt’de (şimdiki Trt’yi düşününce inanması zor geliyor) sonra da Kanal 6’da yayınlanmış.

1979-1980 yılları arasında yayınlanan anime toplamda 40 bölümden oluşuyor. 1972-1973 yılları arasında 10 ciltten oluşan bir mangadan uyarma olan animenin künye ve yapım detaylarına aşağıda yer vereceğim. Fakat önce konusundan ve karakterlerinden bahsetmek istiyorum.

Fransa’dayız. 1755 yılında, hikayenin asıl kahramanı Oscar’ın doğumuyla başlıyor anime. Kraliyet Muhafızları Başkomutanı General de Jarjayes doğum için heyecanlıdır çünkü görevini devam ettirecek bir erkek çocuk istemektedir. Ne var ki doğan çocuk kızdır, fakat bu onu durdurmaz. Bir erkek gibi yetiştirilen Oscar’ın görevi, Avusturya Prensesi Marie Antoinette’nin 16. Luis ile evlenmesi için saraya gelmesi ile başlar. Oscar, Antoinette’nin özel korumasıdır. Aynı yaşlarda olan bu iki karakterin yolları uzunca bir süre aynı olsa da yıllar içinde yer yer ayrılacak yer yer birleşecektir. Antoinette’nin saraya gelişiyle başlayan Oscar’ın hayatının fonundaki hikaye ise Fransız Devrimine kadar devam edecektir. İzleyici ise geçen zamanda sadece Oscar’ın değil birçok karakterin değişimine ve gelişimine şahit olmakla kalmayacak, Antoinette’nin yaşamına yakından bakacak, gerçek hikayelere ve karakterlere dayanan bir hikayeyi yani Fransız Devrimine giden 33 yılı da izleyecektir.

Evet hikaye kısaca böyle ama 40 bölüm boyunca gelişen olaylar oldukça başarılı bir şekilde anlatılıyor. Zira aslında Oscar diye bir karakter tarihte yok. Böyle hayali bir karakteri gerçek hikaye içinde anlatmak ise oldukça zor olsagerek. Tarihsel olayları mümkün mertebe gerçeğe yakın olarak izliyor, Oscar’ın tutumunu bu olaylar çerçevesinde nasıl değiştiğini görüyoruz. Arkaplanda gelişen Fransız Devrimi ile birlikte animeye ilginç yan karakterler giriyor. Ve gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki yapım yan karakterlerin altını çok güzel dolduruyor. Her bir karakterin hikaye gelişiminde önemli bir yeri var ve boş karakter yok diyebilirim.

Oscar sadece animede değil, anime dünyası için de önemli bir karakter. Günümüzdeki maskülen kadın karakterlerin atası olan Lady Oscar anime içinde anlatılan kimlik çatışmalarını da izleyiciye oldukça başarılı bir şekilde aktarıyor. Kadın ve erkek olmak gibi temel cinsel kimliğinin yanısıra soylu olmak gibi taşıması gereken başka kimlikleri de olan Oscar’ın gelişimi animenin en önemli noktası.

Biraz manganın çıkışından bahsetmek istiyorum zira bu yapım bence her yönüyle özel ve bilinmesi gerekiyor. Tam ismi Oscar François de Jarjayes olan karakterin yaratıcısı Riyoko Ikeda. Shoujo türünde olan bu manga aynı zamanda türünün de ilk örneklerinden. Mangasının yayınlandığı zamanlarda Ikeda önce Oscar’ı yan karakter olarak düşünmüş. Fakat okuyucu Oscar’ı çok sevmiş ve o da Oscar’ı hikayenin ortasına koymuş. Bu karaktere Oscar ismini vermesinin sebebi ise Oscar Wild’e olan hayranlığıymış. Türkçe’ye “Marie-Antoinette: Vasat Bir Karakterin Portresi” ismiyle çevrilmiş Stefan Zweig‘in bir kitabı var ki, Riyoko Ikeda mangasını bu kitap üstüne kurguladığını söylemiş. Bu arada Oscar hayali bir karakter olsa da babası Augustin Reynier de Jarjayes diğer bir çok karakter gibi gerçek bir karakter.

 Konusundan da anlaşılacağı gibi anime tarihi, dram, askeri ve romantik türde. Soundtrackleri de hikayesi ve karakterleri kadar başarılı olan animenin künyesi aşağıdaki gibidir;

Stüdyo: Tokyo Movie Shinsha. Şimdilerde pek ismini duymasak da zamanında bizlere AkiraAshita no Joe 2 ve Lupin III gibi şaheserleri vermiş bir stüdyodur.

Yönetmen: 1. ve 18. bölümler arasında Tadao Nagahama, 19. bölümden sonrasını Osamu Dezaki yapmıştır. Dezaki aynı zamanda Black JackIe Naki Ko ve Takarajima gibi (ve daha birçok) animenin yönetmeni.

Müzik: Kouji Makaino elinden çıkmış. Referans verebileceğim çok ciddi bir işi olmamış ama burada sahne müziklerini oldukça iyi bir şekilde hazırlamış. Anime ile çok iyi örtüşüyor. Hiroko Suzuki‘nin açılış (Bara wa Utsukushiku Chiru) ve kapanış (Ai no Hikari to Kage) şarkılarındaki performansı ise ayrıca takdir edilmeli.

Seiyuu kadrosuna değinmek istemiyorum zira hem kadro çok geniş hem de kadronun bu yapım dışında çok ciddi başka işleri olmamış. Stüdyonun diğer yapımlarında yer almışlar sıklıkla o kadar. Fakat animedeki başarıları kesinlikle es geçilemez. Özellikle Andre karakterini seslendiren Shigaki Taro beni derinden etkilemiştir.

Velhasıl türünün ilk örneklerinden biri olan bu animeyi izlemenizi tavsiye ederim efendim. Yer yer dramatiktir, siz peçetenizi hazırlayın derim önceden.

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız www.birdizihaber.com adresinde yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.


Translate »