Eski Bir Sanat Hikayesi | Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu

Shouwa-Genroku-Rakugo-Shinjuu-0

2016 kış sezonu animesi olan Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu, 13 bölümlük ilk sezonuyla geçtiğimiz sezonun en farklı ama en dikkat çeken animelerinden birisiydi. Seveninin çok sevdiği, ama sevmeyeninin de aynı derecede sevmediği/sevemediği bir yapım olan Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu’yu tanıtmak istedim bu hafta. Zira anime aslında birçok yönüyle dikkat edilmesi gereken bir yapım.

Hemen belirteyim; Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu dram, tarih ve josei türünde bir anime. Üstelik alt metinlerinde de Japonya’nın II. dünya savaşı sonra üzerine çöken “yenilik mi yoksa kültürüne tutunmak mı?” ikilemi gibi ağır ve sosyolojik konular var. Hatta Rakugo gibi muhtemelen hiç duymadığınız, izlerken de sıkılabileceğiniz Japon kültürü öğeleri var. Karakterlerin kişilikleri de bir o kadar çarpık. Yani onları da sevmeme olasılığınız yüksek. Fakat bu tür konular ilginizi çekiyorsa ya da yeni deneyimlere açıksanız aradığınız şeyi buldunuz;

Shouwa-Genroku-Rakugo-Shinjuu-4-871x420

Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu ya da ingilizce ismiyle Showa and Genroku Era Lover’s Suicide Through Rakugo, Haruko Kumota’nın 2010’da yayınlanmaya başlanan aynı isimli mangasından uyarlama bir seri. Üstelik manga, 38. Kodansha Manga Ödülleri’nde “En İyi Genel Manga Ödülü” sahibi olduğu gibi bir de 17. Japonya Medya Sanatları Festivali Ödülleri’nin manga alanında “Mükemmellik Ödülü” almış. Animenin yapımcı stüdyosu ise Rurouni Kenshin, Jigoku Shoujo, Junjou Romantica, Maria-sama ga Miteru, Hetalia ve Fate/stay night gibi serileri bizlerle buluşturmuş olan Studio Deen. Yönetmeni olan Omata Shinichiyi ise daha önce bazı animelerde hikaye yazarlığı ve bölüm yönetmenliği yaptığını görsek de, en dikkat çeken işi olarak Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu’yu gösterebilirim.

Seiyuu kadrosuna bakmadan önce bir karakterin birkaç ismi olduğunu belirtmeliyim. Seride asıl hikayelerini izlediğimiz iki karakterimiz bazı rütbeler alıyorlar ve isimleri değişiyor. Kadroyu yazarken diğer isimlerini de yazdım; asıl karakterlerimizden olan Yakumo “Kikuhiko, Bon” Yuurakutei’yi Akira Ishida seslendiriyor. Daha önce Mobile Suit Gundam Seed’de Arthrun’u, Neon Genesis Evangelion’da Kaworu’yu, Naruto’da Gaara’yı ve Fairy Tail’de Zeref gibi karakterleri canlandırmış olan Ishida’nın referanslarında sayamayacağım kadar çok işi var. Diğer bir ana karakter olan Sukeroku “Hatsutaro, Shin” Yuurakutei’yi Kouichi Yamadera seslendiriyor. Ki kendisi daha önce Ghost in the Shell de Tgusa’yı, Lupin III’de Kouichi’yi ve Cowboy Bebop’da Spike’ı seslendirmiş birisi. Animenin en dikkat çeken seiyuusu ise, Miyokichi’yi seslendiren Megumi Hayashibara. Zira onun da Detective Conan’da Ai gibi, Neon Genesis Evangelion’da Rei gibi, Paprika’da Atsuko gibi ve Cowboy Bebop‘da Fey gibi akıllarda yer etmiş seslendirmeleri var. Üstelik animenin açılış şarkısı olan “Usurai Shinjuu” şarkısını da o söylüyor. Caz tınıları taşıyan bu açılış parçası ise serinin en ilginç ve en başarılı bölümlerinden birisi diyebilirim. Bir jenerik ancak bu kadar uyumlu olabilirdi serisine…

11453022121-p-1024x576

Hikayemiz 45 dakikalık ilk bölümünde, hapishanedeyken Yakumo’nun rakugo’sunu izleyen ve hapisten çıkınca da Yakumo’yu bulup rakugo yapmak istediğini söyleyen, çırağı olmak için her şeyi yapacağını belirten Yotarou’nun amacına ulaşıp, Yakumo’nun çırağı olmasıyla başlıyor. 1970’lerde başlayan bu hikaye ikinci bölümüyle birlikte Yakumo’nun geçmişine gidiyor ve aslında asıl hikaye burada başlıyor.

Bu arada rakugo’yu biraz açıklamam gerekirse; kısaca Japonya’ya özgü geleneksel bir hikaye anlatma sanatı diyebilirim. Japonya’nın tarihi dokularından birisi olan rakugo’yu bizdeki ‘meddahlık’a benzetebiliriz. Rakugo yapan kişiler, oturdukları yerden tek başlarına sahnede çeşitli hikayeler anlatırlar ve ellerindeki yelpaze ya da mendilleri kullanarak farklı kılıklara girip birçok karakteri seslendirirler. Yani bir nevi tek kişilik dev kadrodur raguko.

Evet, hikaye ikinci bölümden itibaren Yakumo’nun gençliğine gidiyor. İlk kez rakugo yapmak için geldiği ustasının evine gidiyoruz. Ama tek öğrenci Yakumo değil ve onunla birlikte, “daha yaramaz” duran Sukeroku da ustanın evinde kalıp onun öğrencisi oluyor. Yıllar içinde beraber büyüyen bu iki karakteri izliyoruz. Her ikisinin de kendisine özgü rakugo teknikleri olan karakterlerimizin kişilik gelişimleri de bir o kadar ilginç aslında. Hem karakterleriyle hem de rakugo’larıyla birbirinden oldukça farklı olan Yakumo ve Sukeroku’nun hikayeleri bazı yerlerde ayrılsa da mutlaka birçok yerde kesişiyor. Bir nevi “bromance” diyeceğimiz Yakumo ve Sukeroku’nun hikayesi aslında, temelde hep yan yana gidiyor. En iyi dost, hatta kardeş ama aynı zamanda düşman ve rakip olabilen bu iki karakterimizin rakugo’larını geliştirme yöntemleri de oldukça farklı. Geleneksel ve yenilikçi olarak gördüğümüz rakugo’lar ise aslında temelde Japon halkının hayatından başka bir şey değil.

Shouwa-Genroku-Rakugo-Shinjuu-2-1024x353

Savaşın insanlar üzerindeki etkilerini rakugo temasında gördüğümüz Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu, sosyolojik açıdan da incelenmesi gereken bir anime. Tıpkı Japon halkı gibi, geleneksellik ve yenilikçilik arasında kalmış rakugo’ların yanı sıra, dönemin kadın-erkek ilişkileri üzerine de birkaç kelam ediyor yapım. Karakterlerin ahlaki açıdan farklılıkları ise başlı başına incelenmesi gereken bir konu. Tam bir josei örneği olan Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu karakterlerinin iç dünyalarını izleyicisine o kadar başarılı anlatıyor ki, tüm eksikliklerine, yanlışlıklarına ve kötü taraflarına rağmen her karakterin “yeri ayrı” oluyor. En azından bende öyle oldu. Her karakter “falsolu” ama bir o kadar da gerçek.

Animenin çizimleri de gayet güzel. Çok daha iyileri olmakla birlikte özellikle kadın çizimlerini göze çok güzel hitap edecek şekilde yapmış Stüdyo Deen. 70’ler ve öncesi oldukça başarılı bir şekilde yansıtılmış ve müzikler de dönemin ruhuna uygun. Açılış jeneriğinin ne kadar mükemmel olduğundan yukarıda bahsetmiştim ama bir kez daha belirtemi; Mü-kem-mel!

Bu yazı ortak çalışma yaptığımız www.birdizihaber.com adresinde yayınlanmıştır.



bazen hayatımın kalanını sadece anime/dizi/film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.