Çizgilere Hayat Veren Bir Efsane : Inoue Takehiko

Kült manga serilerinin altına imza atmış olan Inoue Takehiko 1967 yılında Kagoshima’da dünyaya geldi. İlgi alanları küçük yaşlarda belli olur ya hep, Takehiko da çocukluğunda çizim yapmaya meraklıydı. Lise yıllarında ilgi alanı biraz daha genişleyerek spora kaymaya başladı. Basketbola olan ilgisi, hayatına ve belki de manga serilerine yeni bir yön verecekti.

Japonlara basketbolu sevdiren mangaka da derler kendisine. Lise yıllarında basketbol takımına katılması ve bu spora olan tutkusu ünlü manga serisi Slam Dunkın yaratılmasına zemin hazırladı.Elbette pat diye bir manga çizmeye karar verip sonrasında hemen üne kavuşmadı Inoue Takehiko.

İlk başlarda City Hunter isimli manga serisinde Tsukasa Hojo’nun asistanıydı. Daha sonra 1988 yılında kariyerinin ilk başlangıcını Purple Kaede isimli one-shot mangayla yaptı. Manganın teması elbette tutkulu olduğu basketboldu. Bu mangayla Slam Dunk serisinin sinyallerini vermeye başladığını söyleyebiliriz. Daha sonrasında kurgusu Kazuhiko Watanabe’ye ait Chamelon Jail isimli aksiyon polisiye komedi türlerindeki manganın çizerliğini yaptı. Ardından onu zirveye taşıyan serisi Slam Dunk ellerinde hayat buldu. Shohoku Lisesi öğrencisi Sakuragi isimli öğrencinin hoşlandığı kızı etkilemek için basketbol takımına girip, daha sonrasında yeteneğini keşfetmesini konu alan bu seri 1990-96 yılları arasında haftalık manga dergisi olan ShounenJump’da yerini aldı. Parantez açmak istiyorum, çizimleriyle yer yer gülmekten kırıldığım ve maçların resmedilişine hayran kaldığım bir seridir kendisi. Zaten Takehiko tüm o vücut hatlarını, hareketleri detaylandırabilmek için epey bir basketbol maçını en ince ayrıntısına kadar incelemiş izlerken.

Bahsettiğim özellikler serinin neden başarı yakaladığını anlatmaya yetiyor sanırım. 120 milyondan fazla kopya satan manga Shogakukan Manga Ödülleri’nde shounen seri dalında ödül aldı, daha sonrasında ise 2007 yılında Japonların en sevdiği manga seçildi. Serinin 101 bölümlük anime uyarlaması da mevcut.

Kariyerine BuzzerBeaterisimli yeni bir mangayla devam etti. Şaşırmayacağınız üzere teması yine basketboldu. Ancak Slam Dunk’ın gölgesinde kaldığından mıdır bilinmez, aynı başarıyı elde edemedi. Bu seri de 13 bölüm olmak üzere animeye uyarlandı.

1998 yılında ise manga dünyasına ismini kazımış bir diğer seri Vagabondu yarattı. Yok hayır, teması basketbol değildi bu sefer. Spor mangalarında görmeye alıştığımız mangaka, bu sefer bir samuray hikâyesi ile karşımıza çıkmıştı. Hikâyenin orjinali EijiYoshikawa’nın Musashi isimli kitabına dayanır. Editörünün kitabı okumasını önermesinin üzerineInoue,MiyamotoMusashi adındaki bu samuraya manga sayfalarında hayat verme kararı alır. 98 yılında çizmeye başladığı bu seri 2000 yılında Kodansha Manga Ödülleri, 2002 yılında ise OsamuTezuka Kültür Ödülleri’ni kazanarak büyük bir başarı elde eder.

Inoue bir çokmangakanın aksine çizimlerini fırçayla yapar. “Yaptığım şey ne bir peri masalı, ne de fantastik bir kurgu. Çizdiğim karakterler hayali bile olsa onları bir belgeselin içindeymişler gibi çizerim.” diyerek mangaları nasıl çizdiğini ve iyi bir manganın nasıl olması gerektiğini anlatır.

Vagabond serisi devam ederken REAL isimli yeni mangayı çizmeye koyulur. Teması ise tekerlekli sandalye basketboludur. Vagabond ve Real  devam etmekte olan  serilerdir.

Aynı zamanda LostOdyssey adlı Xbox oyunu için karakter tasarımı yapmıştır.

Mangalarıyla ses getirmiş bu mangakayı, özellikle Vagabond ve Slam Dunk serilerini seveceğinizi düşünüyorum.

*Bu yazı Japon Sineması E-dergisinin 20.sayısında yayınlanmıştır.




Translate »