Çiçek Şehrinin Söğüt Kadınları: Geyşalar

maiko-japonsimasi

Geyşalar çeşitli sanatsal gösterilerle konuklarını eğlendiren ve en iyi şekilde ağırlamaya çalışan geleneksel kadın eğlendiricilerdir. Genellikle müşterileri erkektir. Ancak bu noktada şunu belirtmek gerekir ki geyşa kadınları sıradan hayat kadınları değillerdir. Kelimenin köküne baktığımızda “gei” sanat anlamına, “sha” ise kişi anlamına gelir. Bu doğrultuda da geyşalar için profesyonel “performans sanatçıları” demek daha doğru olur.  Geyşaların bir diğer ismi Geiko’dur; bu isim Japonya’nın Kyoto da dahil batı eyaletlerinde kullanılır.

Mesleğinde henüz yeni olan çırak Geyşalar Maiko (dansçı çocuk) veya hangyoku (yarı mücevher) veya  o-shaku olarak isimlendilir. Beyaz makyajı, özenle hazırlanmış kimonosu ve maiko saçı geyşa dendiğinde akıla gelen ilk imgeleri oluşturur.

Bir kadın geyşa topluluğuna katıldığında maiko olarak başlamak zorunda değildir; yapması gereken şey tam bir geyşa olarak kariyerine başlayabilmek için fırsat yakalamaktır. Her iki koşulda da geyşa veya maiko, sahneye çıkmadan önce bir yıl eğitim almak zorundadır. 21 yaş geyşa olmak için harcanan süre göz önüne alındığında, maiko olmak için geç bir yaş olarak görülür.  Ortalama olarak, maiko olarak başlamanın yaşı Tokyo’da 18 iken Kyoto’da 15’tir.  Ancak tarihine baktığımızda geyşaların sık sık erken yaşlarda eğitime başlamış olduğunu görüyoruz. O dönem Geyşaların erken shikomi (eğitim) ve minarai (izleyerek öğrenme) süreci, modern zamandaki süreçten daha uzun zaman alıyordu.

Günümüzde geyşaların hala gerçeklikten ayrı bir dünya olduğu söylenir. Öyle ki, Geyşaların dünyası “karyūkai” başka bir deyişle “çiçek ve söğüt dünyası” olarak adlandırılır. Geyşalar zekaları, güçleri ve zerafetlerinden dolayı “söğüt”lerdir; üst sınıf fahişeleri oiranlar ise rengarenk oldukları ve oiranın kelime anlamı “ilk çiçek lider” olduğu için “çiçekler” olarak adlandırılmışlardır.

geisha-japonsinemasi

Geyşa’nın Tarihi

Japon tarihinin ilk dönemlerinde de saburuko (servis kızları) adı verilen kadın eğlendiriciler de mevcuttu. Saburuko kadınları 600’lerdeki mücadelelerde aileleri yer değiştiren ve çoğunlukla etrafta gezinen kişilerdi. Bunlardan bazıları para karşılığı cinsel hizmetler sunarken, bir kısmı da, daha iyi eğitimli olanlar, yüksek sınıf toplantılarında hizmet sunuyordu. İmparatorluk sarayı  Heian-kyō (Kyoto)’ya taşındıktan sonra oluşan durumlar Geyşa kültürünün doğmasını sağladı ve kent güzellik düşkünü elitlerin yeri haline gelmeye başladı. Böylece shirabyoushi dansçıları gibi yetenekli kadın sanatçılar gelişmeye ve başarılı olmaya başladı.

Geleneksel Japonya, erkeklerin eşlerine sadık olmasının zorunlu olmadığı belirterek, cinsel keyfi kabullendi. İdeal bir eş mütevazı bir anne ve evinin yöneticisiydi. Bu noktada erkekler cinsel keyif ve romantizm için eşlerine değil fahilşelere gidiyorlardı. 16.yüzyılda inşa edilen “yūkaku” adı verilen “zevk evleri” mutlak idare tarafından oluşturularak, dışarıdaki kanunsuz “yūjo” (kadınla eğlenme) durumuna son verildi ve ruhsatlı hale getirildi. En yüksek yūjo sınıfı geyşalardan önceki nesil olan “tayuu”lardı. Aktrisliğin ve fahişeliğin bir kombinasyonu olan Tayuular, sahnede erotik danslar ve skeçler sergilerlerdi. Onların “kabuku” adı verilen “çılgın ve rezil olma” anlamına gelen bu yeni sanatları ve “kabuki” adı verilen dansları, geleneksel japon tiyatrosu Kabuki’nin başlangıcı sayılır.

matchamagazine-japonsinemasi-geisha

18.yüzyıla girerken keyif evleri youkakkular zamanla cinsellikten daha fazlasını teklif eden “Çekici Eğlence Merkezleri” haline gelmiştir. Bölgelerinin en başarılısı olan fahişeler müşterilerini dansla, müzik çalarak ve şarkı söyleyerek eğlendirmeye başlamışlardır.  Zamanla her biri yeni bir uzmanlık alanı edinerek özelleşti ve “saf eğlence” anlayışı ortaya çıktı. 18.yüzyıla yakın ortaya çıkan bu anlayışla birlikte keyif evlerinin ilk eğlendiricileri geyşalar oldu. İlk geyşalar erkekti, en popüler ve yetenekli fahişeleri görmek isteyen müşterileri eğlendirirlerdi. Kadın geyşaların habercisi/öcüsü ise genç “odoriko”lar yani para ile dans için tutulan iffetli dansçı kızlardı. 1680’lerde odorikoların popüler talepçileri yüksek samuray sınıflarıydı, evlerinde bu hizmeti kiralarlardı. Ancak 18.yüzyılın başlarında bu durum  fuhuşa dönmeye başladı. Bu durumun içinden odorikolardan bir tanesi geyşa ismini benimsedi (erkek geyşalardan sonra). 1750’lerde kendini ilk kadın geyşa olarak isimlendiren, şarkıcı ve shamisen çalan Kikuya adında Fukagawa’dan biriydi ve zamanla başarısını arttırarak o bölgede kadın geyşa kültürünün gelişmesine katkı sağlamıştır. 1760 ve 70’lerde bir çok kişi sadece eğlendirici olarak (fahişe değil) genellikle erkek geyşalarla birlikte aynı yerde çalışmaya başladı.

Keyif evlerinde çalışan geyşaların cinsel hizmet vermesi Oiranların işini koruyabilmesi açısından kesin bir şekilde yasaklandı. Fahişelerin varlığı erkeklerin cinsel ihityaçları gözetilerek ruhsatlandıktan sonra, geyşalar için bilgili kadın refakatçiler ve sanatçılar gibi ayrı bir mevki oluştu. 1980’de geyşalar bir kadın işgali haline geldi ve Oiranların toplum içindeki popüleritesinin azalmasına neden oldu. Geyşa tarzı toplumda bir moda akımı gibi kadınlar tarafından taklit edilmeye başlandı.Geyşalar arasında birçok farklı sınıflandırma ve rütbeler mevcuttu.

2.Dünya Savaşı geyşa sanatlarına düşüş getirdi, savaşın sonuçlarından dolayı birçok kadın fabrika ve başka yerlerde çalışmak durumunda kaldı. Ayrıca geyşa ismi bazı fahişeler kendilerini Amerikan askerlerine geyşa olarak tanıttığı için de isim statüsünü bu zaman süresinde kaybetti. 1944’lerde geyşa dünyası, çay evleri, barlar ve geyşa evleri olmak üzere zorla kapatıldı ve kadınlar fabrikalarda çalışmaya zorlandı. 1 yıl sonra ise tekrar açılmalarına izin verildi. Ancak çok az kadın geyşa alanına geri dönerek, batı etkisini reddedip bu tarz eğlence ve yaşam ile geleneksel olanı yaşatmayı tercih etmiştir. Japonya savaşı kaybettikten sonra geyşalar dağıldı ve meslek karmakarışık hale geldi. İşgal sırasında yeniden bir araya gelen oluşum, savaş sonrası ekonomik patlamayla birlikte değişti. Modern Japonya’da kızlar sözleşmeli hizmet ile satılmaz. Günümüzde ise geyşanın cinsel yaşamı, onun kişisel meselesidir.

geyşa-japonsinemasi

Bir Geyşa’nın Eğitimi ve Toplumdaki Yeri

Geleneksel olarak geyşalar eğitimlerine genç yaşlarda başlarlar. Bazı kızlar çocuk gibi geyşa evleri(okiya)ne  bağlılardır. Bazı geyşalar kız çocuklarını kendileri gibi geyşa olarak yetiştirir ve gelecek için varis veya mirasçı olarak tayin eder.

Maiko, çırak olarak sözleşme ile okiyaya bağlı kılınır. Okiya yiyeceğinden içeceğine, kimonosuna, obisine kadar maikonun birçok ihtiyacını karşılar. Eğitimleri çok pahalı olduğu için maikolar sözleşmeye bağlı olarak kazandıkları ile bu eğitimlerinin parasını geri öderler. Bu borç geri ödemesi maiko tam bir geyşa olduğunda da devam devam edebilir; ne zamanki borcu biter o zaman taşınmakta ve istediğini yapmakta özgürdür.

Bir geyşa adayı resmi eğitimi izleyerek öğrenme anlamına gelen “minarai” ile başlar. O-chaya (çay evi) adı verilen geleneksel Japon evlerindeki bir tören(ozashiki)de aday, geyşa ile birlikte misafirlerle etkileşim halinde olur. Bu etkileşim ve görerek öğrenme ile birlikte genç kız, iş anlayışını ve potansiyel müşterileri aramayı öğrenir. O-chaya, normal çay evlerinden farklıdır. Genelde geleneksel Japon ahşap evlerinden oluşurlar ve içerisinde her konuk veya konuklar için geleneksel tahta kapılı ve yerleri tatami kaplı odalar veya geleneksel Japon stili bahçeler bulunur. O-chaya baş kadınlarına “okami” adı verilir. Başlayan eğitiminin son aşamalarına doğru, yaklaşık 6 ay sonra kızlar “maiko”(dansçı kız) diye çağrılır. Maikolar çırak geyşalardır ve geyşa olma aşamaları 5 yıla kadar sürebilir.  Maiko üst düey maikolardan ve akıl hocası geikolardan ders alır. Onee-san ve imouto-san (senior/junior, tam olarak “abla/kız kardeş”) ilişkisi oldukça önemlidir. Bir kızın üstü olan onee-san, ona Hanmachi’de çalışma hakkında her şeyi öğretir. Ayrıca, uygun bir yolla çay servis etmeyi, dans etmeyi, shamisen çalmayı, gündelik konuşmayı ve daha fazlasını da öğretir.

Maiko eğitiminin üç ana unsuru vardır: Birincisi, resmi sanat eğitimidir. Bu eğitim her hanmachi bölgesinde bulunan özel geyşa okullarında verilir. İkincisi eğlence eğitimidir. Bu eğitim çeşitli çay evleri ve  partilerinde  Maiko’nun onee-sanı gözlemlemesi ile gerçekleşir. Üçüncüsü sosyal beceridir. Hanmachi bölgesinde sokakta edinilen eğitimdir. Resmi selamlama, hediyeler ve ziyaretler Japon sosyal yapısının anahtar parçalarıdır. Bu durum maiko için de geçerlidir. Bir geyşa olarak hayatta kalabilmek için destek ağı oluşturmak çok önemlidir.

Maiko-japonsinemasi

Maikolar Japon turizminin harika manzaları olarak nitelendirilir ve tam bir geyşadan daha farklı görünürler. Maikonun kimonosunun kırmızı kenarlı yakası enseyi vurgulamak için boyundan gevşek askılı bir şekilde durur. Maikoların yakası kırmızı, geyşaların ki ise beyazdır.Yüzdeki makyajın aynısı ensede de yer alır.  Ensenin vurgulanmasındaki amaç en çekici bölge olması ve buraya yapılan “üç ayak” şekli ile parmaklıklar ardında kalmış bir kadın görünümü verilmek istenir. Yüze yapılan solgun makyajın geleneksel amacı konuğuna karşı duygularını gizlemektir.  Kimonosu parlak ve renklidir, obisi ise ayak bileklerine kadar uzanır. “Okobo” adı verilen 10cm yaklaşık yüksekliğindeki geleneksel tahta ayakkabıları giyer ve küçük adımlar atarlar. Maikoların çıraklık derecelerine göre 5 farklı saç stili vardır: “Nihongami” saç stili maiko ile en yakından ilişkili olandır. Kanzashi ve saç süsleme bantları kullanılarak yapılan bu saç için maikolar her hafta kuaförde saatlerini harcar ve bozulmaması için delikli yastıklarda yatarlar. 20-21 yaşlarında maikolar “erikae” adı verilen yaka değiştirme töreni ile tam bir geyşa olurlar. Yaka değişiminin gerçekleşebilmesi için Maikonun genç kızlıktan kadınlığa adım atmış olması gereklidir. Bu nedenle de “mizuage”  adı verilen açık arttırma yolu ile maikonun bekarlığı en yüksek fiyatı verene satılıyordu. Maikoların buna itiraz etmemesinin sebebi mizuage ile tam bir geyşa olmaları ve eve olan borçlarını bitirebilmiş olmalarıdır. (Günümüzde mizuage uygulaması yoktur.)

Bir Geisha’nın en büyük amacı konuklarını rahatlatmak olduğundan (fiziksel anlamda değil), konuklarının işleri, hobileri, ilgi alanları kısaca neredeyse hemen hemen her konuda bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Geyşaların müşterileriyle cinsel münasebeti yasaktı. Geyşalar mesleklerini ömür boyu sürdürebilir. Mesleği bırakan geyşalar genellikle, bar ya da restoran işletmek gibi eski işleriyle bağlantılı işler yaparlar. Müşterileriyle evlenip işi bırakan geyşalara da rastlanır.

Kyoto’da 5 tane geyşa bölgesi yer alır ve bu bölgeler Hanmachi (çiçek şehirler) olarak bilinir. Bunlar arasında Gion Kōbu, Ponto-chō ve Kamishichiken en yüksek statüye sahip olanlarıdır. Buralar çok pahalı olmakla birlikte güçlü iş adamları ve politikacıların uğrak yerleridir. Diğer iki Geiko bölgesi olarak Gion Higashi ve Miyagawa-chō yüksek prestijleri olsa da daha düşük rütbede görülür. Kyoto bölgesinde yer alan geyşalar “geiko” olarak bilinir. Onun dışında Tokyo’nun en bilinen hanmachileri Shimbashi, Asakusa ve Kagurazaka’dır.

 *Bu yazı Japon Sinema Dergisinin 6. sayısında yayınlanmıştır. Dergideki diğer yazıları okumak için tıklayınız.



Yıldızlı gecelerin peşinde bir Van Gogh aşığı...


Translate »